bavul-dergi-gezenbayan-elif-tanverdi

Bavul dergi Nisan 2016 sayısında yayımlanmış ‘yol bahane’ başlıklı yazım

Saat 05:40. Otobüsün camından dışarı bakıyorum. Bütün yol heyecandan uyku tutmamış. Murat Menteş’in Ruhi Mücerret’ini okuyorum. Kitapta ölülerin dirildiği bir sahne var, tam orayı okuduğum sırada kulaklığımda Feist’in Graveyard adlı şarkısı çalmaya başlıyor. Kitabın baş kahramanlarından Civan, bir büyüyle dirilttiği nişanlısının cesedine sevgilim sen misin diyor? Bu sırada büyünün menzili yanlış hesaplanmış, sadece ölen nişanlı değil Zincirlikuyu’daki cesetlerin hepsi diriliyor. İskelet cevap veriyor: her şeyimle daima ve yalnızca seninim sevgilim. Kadife sesiyle Feist “bring them all back to life” diye şarkı söylemeye devam ediyor. Otobüsün camından her baktığımda mezar taşları, haçlar, anıtlar. Ne olduklarını anlamıyorum. Tarihi darbelerle dolu Şili de çok aydınını gömmüş toprak altına. Pinochet’in toplu mezarları geliyor aklıma. Geri kalanıysa muazzam bir manzara. Dinlediğim, okuduğum, camdan gördüğüm nasıl bu kadar örtüşüyor. Bir filmde gibiyim. Yavaş yavaş güneş doğuyor, Şili yaklaşıyor. Dünyanın en uzun ülkelerinden birine hayatımın en uzun otobüs yolculuğuyla gidiyorum.

Kıtaya ilk adımı Arjantin’de atmışım. Biletim tek yön üstelik. Bir fikrin hayalin peşinden Şili’ye gidiyorum. Hayatımda daha önce hiç gidip görmediğim bir ülkeye, yaşamaya. Kuzey yarımkürede kış vakti, ben ekvatorun güneyindeyim. Buradaki güneşten mi insanların sıcaklığından mı bilinmez sımsıcak hissediyorum. Açık bir kalple çıkınca yola insanlar da açıyor kalplerini belki. Karşıma çıkan herkes yardımcı oluyor bir şekilde, herkes hikayesini anlatıyor. Daha uzun kalmak daha çok hikaye dinlemek istiyorum ama aklım fikrim Şili’de. Orada bir iş bile buldum kendime. İki ülkeyi ayıran And dağlarını otobüsle aşmaya karar veriyorum. Uçakla gitmek daha hızlı olur ama yolları merak ediyorum. Yollarını bilirsem daha iyi tanırım diyorum. Tıpkı coğrafya dersine öğrendiğimiz gibi Şili’nin upuzun kıyılarına tüm heybetiyle paralel uzanmış And dağları. Aralarda geçit yok, tırmanıp aşmak gerek yolları.

bavul-dergi-cizenbayan-yol-bahane

Sabah olmuş artık, sınıra az kalmış. Neredeyse 20 saattir yoldayım. Dağları tırmanmaya devam ettikçe manzaralar daha da güzelleşiyor. Güzelliği iyice görebilmek için en arkadaki yerimden kalkıp en öne kadar gidiyorum. Otobüsün ikinci katında, en öndeki camdan muhteşem bir film izler gibi yolları izliyorum. Kahvaltı servisi başlamış. Ufak ufak uyanıyor insanlar. O sırada en önde orta yaşlı bir yolcu gitarını çıkarıp hayatımda duyduğum en güzel melodilerden birini çalmaya başlıyor, belli belirsiz, yumuşacık… Melek gibi sesiyle, kimseyi uyandırmamaya dikkat ederek eşlik ediyor gitarına. Bir film sahnesi daha.

Yoluma insanlar çıkıyor, kimiyle kısacık kesişiyor hayatlar, kimiyle biraz daha uzun, hikayeleri hikayeme dahil oluyor, bazılarının ismi cismi yok ama hissettirdikleri kalıyor aklımda, bazılarınınsa kalbini kalbimde taşımaya devam ediyorum. Bazıları yük oluyor, üzülerek de olsa bırakıyorum… Yola çıkmak en güzel bahane yükleri atmak için. O zaman yaşım 26, daha çocuğum. Dünyayı görmem, hayal kurmam, gitmem gerek. Filmlerde, kitaplarda okuduğu, varlığına inndığı sonsuz aşkı arayan herkes çıkıyor o yola. Bir gün karşıma çıkacak mı, tüm meselem buydu, her zaman bu oldu. Belki yollara düşüren de bu.

Sınıra yaklaştıkça içimde tatlı bir huzursuzluk, heyecan, korku. Hikayemin yeni bölümünü yazmaya işte böyle başlıyorum.

yolun başı [bavul dergi]

yolun başı [bavul dergi]

Bavul dergi Nisan 2016 sayısında yayımlanmış ‘yol bahane’ başlıklı yazım Saat 05:40. Otobüsün camından dışarı bakıyorum. Bütün yol heyecandan uyku tutmamış. Murat Menteş’in Ruhi Mücerret’ini okuyorum. Kitapta ölülerin dirildiği bir...

Processed with VSCOcam with c1 preset

bana iyi tatiller deme [yoga journal]

bana iyi tatiller deme [yoga journal]

Bavul dergi Nisan 2016 sayısında yayımlanmış ‘yol bahane’ başlıklı yazım Saat 05:40. Otobüsün camından dışarı bakıyorum. Bütün yol heyecandan uyku tutmamış. Murat Menteş’in Ruhi Mücerret’ini okuyorum. Kitapta ölülerin dirildiği bir...

elif-tanverdi-yoga-journal-bana-iyi-tatiller-deme

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir