cizenbayan-yoga-journal-turkiye-hindistan-goa

Seyahat editörlüğü yaptığım Yoga Journal Türkiye‘de Temmuz-Ağustos sayısında yayımlanmış Yoga’nın Anavatanında Yoga Tatili / Goa, Hindistan konulu yazım

yoga’nın anavatanında yoga tatili

Biraz uzaklaşmak, kafa dinlemek, yoga pratiğinde derinleşmek ya da yogayı yoganın doğduğu topraklarda deneyimlemek, deniz-kum-güneş ü.lüsüyle hasret gidermek, muhteşem baharatlar ve rengarenk kumaşlar ile büyülenmek… Motivasyonunuz hangisi olursa olsun Goa dolu dolu bir yoga tatili için harika bir seçenek.

Ben; bir süre sadece yoga yapmak, Hindistan’a ilk seyahatimi gerçekleştirmek, taze hindistan cevizi suyu ve masala çayına doymak motivasyonuyla Goa’nın yolunu tuttum. Okyanusla palmiyelerin buluştuğu uçsuz bucaksız kumsallar ise bonus oldu.

Hindistan’a gidenler, Hindistan’ı ya çok seviyor ya da hiç sevmiyorlar. Ortası yok. Dünyanın en kalabalık ikinci nüfusuna sahip ve neredeyse orta sınıfın hiç olmadığı bir gelir dağılımı, bizimkinden çok farklı bir kültür, çok farklı bir iklim bu durumun oluşmasında büyük rol oynuyor. Ben yine de, seyahat deneyimini iyi ya da kötü yapanın; insanın öncelikleri, konfor alanı, beklentileri olduğunu düşünüyorum.

Hindistan’ı çok seven, kültürüne, renklerine, çeşitliliğe ve doğasına aşık olan ya da ‘çok pisti, aç kaldık, 2 gün sonra kaçtık’ diyen her iki grubun, buluşabileceği bir ortak nokta ise: Goa. Oldukça turistik olması sebebiyle Goa’yı ‘yeni başlayanlar için Hindistan’ diye adlandırmak yanlış olmaz.

Goa’nın birçok yüzü var: Sabahlara kadar süren partilerde dans, güneşin doğuşuyla beraber yoga ya da elinizde bir hindistan cevizi ile kumsal keyifi ! Ne için giderseniz gidin, pazarlığı bol rengarenk pazarları, Portekiz esintili kolonyal mimarisi, rengarenk tapınakları ve cenneti andıran tropik bitki örtüsü, Cihangir sokaklarında takılan kedi edasıyla yol ortalarında oturan inekleri, vızır vızır motorsikletleri ile Goa’nın etkisi altına girmemek mümkün değil.

Ne zaman gidilir?

Muson iklimi etkisindeki Goa, Haziran ortasından Ekim’e kadar çılgın bir yağış alıyor. Bu dönemde okyanus kıyısında yer alan pek çok bungalow, mevsimde yeniden yapılmak üzere sökülüyor.

Mart-Mayıs ayları ise Goa’ya yaz geliyor. Çok sıcak ve nemli olduğu için pek tercih edilmese ve yapacak çok aktivite olmasa da bu dönemde konaklama fiyatları epey düşüyor. Kasım ortasından Şubat-Mart sonuna kadar Goa için en uygun zaman. Bu dönem, kara kışa mola verip deniz ve güneşle buluşmak için de ideal!

Nasıl gidilir?

İstanbul’dan uçakla Bombay ya da Delhi’ye, sonra Spicejet, Air India, IndiGo, Go Air gibi yerel bir hava yolu şirketi ile Delhi’den iki buçuk, Bombay’den ise 1 saat 15 dakikada Goa’ya ulaşmak mümkün.

Nerde kalınır?

Goa’ya yoga amacıyla gidiyorsanız normal bir otel ya da pansiyonda kalıp çevredeki yoga merkezlerinden ders alabileceğiniz gibi bir yoga retreat’te kalıp konaklama ücretine dahil olan derslerden de faydalanabilirsiniz.

Kuzey Goa’da, Mandrem Plajında, hemen okyanus kıyısında, palmiye ağaçlarıyla kaplı bir alana yayılmış, Ashiyana Yoga Retreat, Goa’yo yoga için gideceklere gözüm kapalı tavsiye edebileceğim huzurlu,  temiz, şık ve konforlu bir tesis.

Dalga sesleriyle başlayan tipik bir Ashiyana günü 2 saatlik oldukça dinamik bir yoga dersi ile devam ediyor. Her gün farklı ve fakat birbirinden iyi hocaların girdiği sabah yogasından sonra bolca tropik meyve içeren sağlıklı bir kahvaltı var. Akşamüstü 4’de başlayan, daha sakin, daha yin geçen ikinci yoga dersine kadar pek çok şey yapmak mümkün. Okyanusa girebilir, yakınlarda yer alan diğer plajları keşfedebilir, tesisin ekstra ücretle sunduğu terapiler, masajlar ve ayurvedik danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilir, scooter kiralayarak ya da taksiyle Goa’yı keşfedebilir ya da palmiyeler altında huzurla dinlenebilirsiniz.

Akşamları, sağlıklı vejeteryan seçenekleri olan açık büfede diğer yogilerle sosyalleşerek karın doyurduktan sonra şaman seremonileri, meditasyon teknikleri, film gösterimi, chanting gibi bir aktivite oluyor. Gün boyu sunulan sıcak sütlü masala çayı eşliğinde kitabınızı okurken, tatlı tatlı uykunuz geliyor ve benzer ama bambaşka bir gün için uykuya dalıyorsunuz

Her gün sabah 8 ve akşam 4’de başlayan, Ashiyana’da konaklayan herkesin katılımına açık ‘drop in’ denen 2’şer saatlik yoga dersleri her seviyeye uygun. Tesiste yer alan 3-4 shaladan birinde yapılacak ders programı her hafta resepsiyona asılıyor. Shala’lar çok doğal ve inanılmaz keyifli. Derslerde yanınızda yatan ve arada da esneyen köpekler ‘aşağıya bakan köpeği sizden öğrenecek değiliz!’ dercesine rahatlar. Hareketlerin başlangıç ya da ileri seviye varyasyonlarını yapmak yoginin kendi sorumluluğunda. Ama her seviyeden öğrenci olduğunu gözeten eğitmenler genellikle sakatlanmamaya yönelik güvenli dersler veriyorlar. Farklı ekollerden gelen hocalar var ve derslerde İngilizce konuşuluyor. Sınıfl arda ücretsiz olarak matlar var ancak eğer hijyen takıntınız varsa yanınıza kendi matınızı almanız faydalı olacaktır. Eğer matınızı taşımak istemezseniz marketlerden 20 liraya alabileceğiniz basit matlar, çok kaliteli ve dayanıklı olmasalar da tatil boyunca sizi idare eder. Küçük ter havluları da çok işe yarıyor.

Ashiyana’da yukarıda bahsettiğim bir yoga tatili yapabileceğiniz gibi 1 ila 3 haftalık detoks programlarına da katılabilirsiniz ya da hocalık eğitimi alabilirsiniz. Yoga hocaları ise kendi öğrencileri ile burada kamp düzenleyebilirler.

hindistan-goa-yoga-tatili-yoga-journal-turkiye-cizenbayan

Goa’ya gitmişken görülecek yerler

Bence Goa’da kaçırılmaması gereken en enteresan atraksiyon Cumartesi Gecesi Pazarı. Burası öyle herhangi bir pazar değil, güvenlikli giriş çıkışı olan, kocaman Saturday Night Market diye, logolu ışıklı tabelaları olan, içinde yemek alanı ve gece kulüpleri olan dev bir panayır. Çaylar, baharatlar, rengarenk kumaşlar, hediyelik eşyalar, incik boncuk, ne ararsanız var. Yemek alanında Hindistan’a özgü sokak yemeklerinin yanı sıra dünya mutfağı da var. En ilgi çekici alanlarından biri de şüphesiz insanlar bir pazar yerinde neden dans eder ki diye sorgulatan açık hava gece kulübü b.lümü. Kaçırmayın ve yanınıza bol bol nakit alın. Pazar sabah güne yoga ile başlayacaksanız son durağınız olacak bu rengarenk ve kaotik pazaryeri, ertesi gün sabah dersini gözden çıkardıysanız sabaha kadar sürecek gecenin ilk durağı olabilir. Ancak Goa’da en iyi partilerin yerli turistlerin ağırlıklı olduğu Cumartesileri değil Pazar akşamüstüleri düzenlendiğine dair bir söylenti var.

Çarşamba gündüzleri Anjuna’da gündüz gözüyle alışveriş yapabileceğiniz yine rengarenk bir Pazar daha var. Ashiyana’dan motorla 20 dakika gibi bir mesafede yer alan Anjuna’ya gelmişken, şirin bir butiği ve bahçesi olan Artjuna’da serin birşeyler içebilir, German Bakery’nin leziz tatlılarını tadabilir, Baba Au Ruhm’un palmiyeler altındaki rengarenk bohem bahçesinde, Fransız işletmecinin seçtiği chill müzikler eşliğinde keyif yapabilirsiniz.

Arjuna’da akşam yemeği için en sevilen seçenekler ise Thalassa Yunan Tavernası ve Piccolo Roma italyan restoranı.

Ben sadece yoga yapmaya gelmedim

Goa’yı keşfedeceğim diyenlerin bir günlerini Portekiz kolonyal zamanından kalma St Catherine Şapeli, Sant Francis of Assisi Katedrali ve Bom Jesus Bazilikasını yer aldığı eski Goa ve çevresini rotalarına eklemelerini tavsiye ederim.

Varılacak yer ne olursa olsun yolculuğun bile inanılmaz keyifli olduğu bir Dudsaghar Şelalesi turuna da bir tam gün mutlaka ayrılmalı Goa’ya gidilmişken. Şelalenin olduğu parkın girişinde aracınızı park ettikten sonra, 4×4’lerle aşılan 20 dakikalık bir toprak yolun sonunda çevresinde maymunların koşup zıpladığı, bir cennet simülasyonuna varılıyor. Dudsaghar’dan Goa’ya dönüş yolunda ise 900 yıllık Mahadev tapınağına uğramanızı ve Şiva’ya adaklar sunmanızı tavsiye ederim.

Mandrem plajından taksi veya scooter’la 5 dakikadaki Arambol’de kurulu tezgahlardan bol pazarlıkla alışveriş edebilir ya da turistlerin sıklıkla uğradıkları Double Dutch’ın bahçesinde keyif yapabilirsiniz.

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir