Mutlaka yapmalı: Tuna nehri kenarında yürüyüşe çıkıp grafitileri görmeli.

En sevdiğin cafe: Cafe der Provinz, Maria-Treugasse 3; sakin, sessiz ve sıcak bir ortamı var.

En sevdiğin bar: Elektrogönner, ucuz içki ve renkli insanlar!

En sevdiğin gece klübü: Bu aralar uğrak gece kulübümüz Pratersauna, güzel mimarisi ve dört değişik sahnesi sayesinde bolca iyi müzik!

Alışveriş için adreslerin: İkinci el dükkanları çok seviyorum, mesela Humana ve Caritas. En sevdiğim mağazaysa American Apparel.

Ne yemeli / içmeli: Otel Sacher’in pastası (sacher torte) denenmeli, Cafe Hawelka’da kahve içilmeli.

En sevdiğin galeri / müze: Galerie Julius Hummel’de 20. yy Avrupa sanatçılarının eserleri dönüşümlü olarak sergileniyor. Genellikle provokatif temalı sergileriyle çok ilgi çekici. En sevdiğim müze ise Mumok, yani modern sanat müzesi ve en büyük Egon Schiele koleksiyonuna sahip Leopold.

Şehrin soundtrack’i / filmi / kitabı: Viyana denince ilk alkla gelen film Before Sunrise bence. Bu aralar dinlenilesi albüm’se Quadron – Quadron.

Yılın en sevdiğin zamanı: En sevdigim mevsim sonbahar, Viyana hep bulutlu olduğundan burada her daim sonbahar zaten :)

VİYANA YAZISINA GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

viyana

viyana

Mutlaka yapmalı: Tuna nehri kenarında yürüyüşe çıkıp grafitileri görmeli. En sevdiğin cafe: Cafe der Provinz, Maria-Treugasse 3; sakin, sessiz ve sıcak bir ortamı var. En sevdiğin bar: Elektrogönner, ucuz içki...

St Anton

St Anton

Mutlaka yapmalı: Tuna nehri kenarında yürüyüşe çıkıp grafitileri görmeli. En sevdiğin cafe: Cafe der Provinz, Maria-Treugasse 3; sakin, sessiz ve sıcak bir ortamı var. En sevdiğin bar: Elektrogönner, ucuz içki...

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir