577697a6b1d7a726e7f90edd9cea2b67 Snapseed

Açıldığı günden beri Beyoğlu’nda en sevdiğim mekanlardan olan Tektekçi yazlıkçıları unutmadı ve geçtiğimiz haftasonu (2 Haziran Cumartesi günü) Alaçatı’da da bir şube açtı! Ben Amerika’da Miller Music Tour’da olduğum için katılamadım açılışa ama fotoğrafları görünce baya aklım kaldı, mekan şahane olmuşa benziyordu!

Tektekçi nereye biz oraya diyorduk ya hani, ciddiydik!

Billur, Pelin ve ben topladık bavulları, Tektekçi’nin yazlık versiyonunu ziyarete Cumartesi sabah ilk uçakla İstanbul’dan İzmir’e gittik.

Çok ala otel Ala Otel‘e bavulları bırakıp incik boncuk satan tezgahlara baka baka Damla’yla kahvaltı yapmak için Orta Kahve‘ye oturduk. Burada Serkan Şedele’ye rastlayıp akşam onu da Tektekçi’ye davet ettik. Kahvaltıdan sonra akşama kadar vakit geçirmek için plaja gidelim dedik. (Eski Kum) Fun Beach‘te güneşlenirken uzun zamandır ihtiyacım olan uykuyu uyudum. İsmi fun olsa da  Plajda Pelin‘in ikinci kitabını okurken karşılarında onu görmenin mutluluğuyla imza almaya gelen bıcır bıcır iki kızın heyecanlı sesiyle uyandım. Ne büyük mutluluk olmalı. Yemek üzerine gölgede gerçekleştirdiğimiz tavla mücadelesini Billur 5-0 kazandı. Kendisine dondurma borçlandım. Bu hezimetten sonra teselliyi Çeşme’nin buz gibi denizinde aradım. İtiraf edeyim buldum da :)

Deniz, güneş ve kum üçlemesinden hevesimizi alınca şirin otelimize dönüp akşam için hazırlanmaya başladık. Billur daha Alaçatı’ya gelmeden rezervasyon yaptırmıştı Asma Yaprağı‘na. Sebebini gidince anladık. Mutfağa girip ortadaki dev masadan yiyeceğiniz mezeleri görüp seçtiğiniz şirin, sıcak bir restoran burası ve mezeler öyle leziz ki önceden rezervasyonsuz yer bulmak pek mümkün değil. Tabaklar, bardaklar, masa örtüleri her ayrıntı o kadar titizlikle seçilmiş ve yemek deneyiminizi çok ama çok keyifli bir hale getiriyor.

Şahane yemeğin üzerine sıra geldi sebebi ziyaretimize: Alaçatıda butiklerin tezgahların olduğu ana cadde üzerinde Tektekçi tabelasını (İmren’in hemen karşısı) görüp sokağa girin, 10 metre ilerde Tektekçi’nin girişini göreceksiniz. Bu giriş geniş bir avluya açılıyor: işte 100’den fazla rengarenk shot, en az sizin kadar eğlenen enerjik çalışanlar, güzel müzik ve eğlenceli saatler geçireceğiniz yazlıkçı Tektekçi‘ye geldiniz! Hoş geldiniz!

Masamıza rengarenk onlarca shot geliyor. İsimler de birbirinden eğlenceli: Net, Sert, Flat, Kiss, Blizzard, Sting, Nemo, Kafa, Cücük, Yat, Zoi, Efil, Vanminüt, Fişenk, Kurander, Davai, Nasip, Sospiro, Oi, Çivi, Beberuhi, Dikiz, Aman, Dudu, Hit, Ska, Fiks, Halo, Barbut, Hoo bazıları. Akılda tutmak zor ama garsonlar hepsini ezbere biliyor. Menüyü açın, tatlı mı, tatlı ekşi mi, acı mı, sert mi nasıl bir shot içmek istediğinize karar verin, sonra ya garsonlara sorun ya da renklerine ve adlına bakıp iç sesinizi dinleyin. Bol bol shot deneyin! En sevdiğiniz shot’ı bulunca ismini unutamayacaksınız zaten.

Benim favorilerim bonibonlu Baileys’li Dikiz, yine Baileys ve Malibu’lu Mud ve damla sakızlı Gongo. İsmine bayıldıklarım da var elbet: Zor Kız mesela:)

Geçtiğimiz hafta müşterisini çok seven işletme Tektekçi’nin ‘en yaratıcı içerikli tweet’i atanı Alaçatı’ya tatile götüren yarışmasına ‘Biraz daha zor kız içersem hiç zor bir kız olmayacağım’ tweet’imle katılsam da kazanamıyorum ama olsun. Tektekçi personelinin kalbinde yer edinmiş olmalıyım ki sürekli Zor Kız ikram ediyorlar bana:)

IMG 4324

Alaçatı’daki şube Beyoğlu’ndakinden daha geniş, açık havada, yolunuz düşerse mutlaka uğrayın, bu eğlenceyi kaçırmayın! Ben bir daha gitmek için sabırsızlanıyorum! Beyoğlu’ndaki gibi burada da tuvaletin siyah duvarına tebeşirle yazı yazabiliyorsunuz. Komik yazıları okumak isteyenler sebebiyle tuvalet sırası oluşmuyor değil:) Biz gittiğimizde beyaz tebeşir vardı. Renkli tebeşir olsun shot’lar gibi dedim, beni dinleyip almışlar hemen! Canım Tektekçi ya!

Tektekçi’den sonra Aya Yorgi’de hayat varmış diye duyuyorum ve Kafepi Beach‘e gidiyoruz. Neredeyse sabah olacak ama barmenler bile dans ediyor öyle bir eğlence. 5’e kadar burada takıldıktan sonra geceyi Kırçiçeği’nde çorba içerek sonlandırıyoruz.

Sabah Ala Otel’in güleryüzlü çalışanları bahçede şahane bir sofra hazırlıyorlar bize. Süper bir Ege kahvaltısının ardından bu sefer de 9 Haziran Cumartesi açılan Aya Yorgi’deki Babylon‘a gidiyoruz. Aya Yorgi koyunu çok severim, denizi şahane bence. Babylon da sanırım en güzel yerini kapmış. Yeşillikler üzerinde ister minder ister çimenlerde güneşlenmeli, Birol’un şahane kokteyllerinden içmeli, güzel müzik dinlemeli huzurlu bir gün geçiriyoruz. Temposuna hayran olduğum popüler müziğin renkleri blogunun yazarı Erhan da burada tatil yapmakta.

Güneş batmaya başlayınca Alaçatı’ya dönüp Kumrucu Hikmet‘e gidiyoruz. Ben ilk defa kumru yiyorum. İtiraf edeyim bildiğin sandviç işte dediğim kumruyu tadınca kendimden utanıyorum. Çok ama çok leziz. Üzerine bir de 5-0’lık hezimetin borcu damla sakızlı dondurmalarımızı yiyince Nirvana’ya baya yaklaşıyoruz. Alaçatı Caddesi’nde incik boncuk baktıktan sonra bu süper mikro tatilin sonuna geliyoruz. Oteldekilerle ve Tektekçi’dekilerle vedalaştıktan sonra İstanbul’a dönmek üzere havaalanının yolunu tutuyoruz.

 Bu küçük Alaçatı kaçamağımızın fotoğraflarına bakmak için şöyle tıklayabilirsiniz.

GLORIA WEEKEND

GLORIA WEEKEND

Açıldığı günden beri Beyoğlu’nda en sevdiğim mekanlardan olan Tektekçi yazlıkçıları unutmadı ve geçtiğimiz haftasonu (2 Haziran Cumartesi günü) Alaçatı’da da bir şube açtı! Ben Amerika’da Miller Music Tour’da olduğum için...

2012-12-02-7592

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir