bliss

4000 metre yükseklikten kollarını açıp boşluğa süzülmek tarif edilemez bir duygu. Size bu duyguyu tarif etmeye çalışmayacağım boşuna. Çünkü sanırım anlatılmaz yaşanır lafı skydiving için söylenmiş, ben ne desem boş.

Bu hissi merak ediyorsanız okuduklarınız, izledikleriniz sizi bir yere kadar heyecanlandırabilir, en usta yazarın yazacaklarıyla bile o hissin yakınından geçmek mümkün değil, bizzat deneyimlemeniz lazım. Bu yüzden ben de bu yazıda size karar sürecimi, atlayış öncesi ve sonrası hissettiklerimi ve eğer siz de atlamak isterseniz bu işi nerede nasıl kaça yapabileceğinizi, sizi nelerin beklediğini anlatacağım.

googleearth

Uçmak, yüksekte olmak beni hep heyecanlandırmış bir eylem olmuştur. Uçağa binip bir yerlere gitme fikri bile muhteşem bir şey bence. Seyahat etmeyi bu kadar sevmemde yeni yerleri görmek kadar uçma, uçakta olma hissinin payı büyüktür. Bugüne kadar aksiyon seven bir bünye olarak yüksekten atlanan, serbest düşüş içeren ne varsa kendimce cesaret edip denedim. Bungee jumping, SCAD (30 metre sırt üstü serbest düşüş) hatta trapezden bile büyük keyif aldım. Skydiving ise hep daha zor ve uzak bir hayal gibi görünmüştü.

Peki nasıl oldu da bir anda kendimi 4000 metrede küçücük bir uçağın içinde bir Google Earth manzarasına bakarken buldum?

Herşey böyle başladı:

Geçtiğimiz hafta Ecemen whatsapp’tan uçaktan atlarken fotoğraflarını yolladı. Nasıl ya? Ben de istiyorum dedim hemen. Yıllardır istiyorum! Nerede yapılıyor? Beni de götür.

ecemen

Meselenin aslı ortaya çıktı sonra. Yıllardır paraşütle atlayan, 500’ün üzerinde atlayışı olan Hayko Cepkin, Türkiye’nin ilk atlayış merkezi olan THK Gökçen Havacılık Efes Atlayış Merkezi’nde ünlüleri bir eğitmen eşliğinde uçaktan atlattığı çılgın konseptli bir program hazırlıyormuş. (*spoiler alert* programın en ilginç bölümü atlayış anı değil, öyle söyleyeyim. Küçük paraşütçü çocuğun hikayesine bayılacaksınız. *spoiler alert*) Buraya program çekimleri için gelen Can Bonomo ve İrem Sak bu muhteşem hissi tattıktan sonra tandem atlamakla yetinmeyip, tek başlarına atlama sertifikası almak için hemen kursa yazılmışlar. Menajeri Ece de Can’ın peşinden gidip uçaktan atlamış, yani oradakilerin deyimiyle zehri almış. Zehri bize bulaştırması da çok sürmüyor haliyle.

Türkiye’de İzmir Adnan Menderes Havaalanı’ndan transferle birkaç saat mesafede böyle bir merkez olduğunu, herhangi bir eğitim gerekmeksizin bir hoca eşliğinde uçaktan atlanabileceğini, yani isteyince skydiving yapmanın bu kadar kolay olduğunu bilmiyordum. İçimi bir heyecan kapladı. Her şey çok ani oldu. Hemen ekibi oluşturduk: Ece, Hazal ve ben. Biletler alındı, kalacak yer ayarlandı. İstikbal göklerde, istikametse Selçuk.

ekip

Bu noktadan sonra olaylar şöyle gelişiyor:

İzmir Havalanından servisle Selçuk Efes Havaalanı’na geliyoruz. Önce ortamı görmemiz, biraz o moda girmemiz konusunda ısrarcı Ece. Gerçekten de hocalarla takılmak, sabah akşam burada atlayıp bu adrenalin yüklü aksiyonu hayatlarının rutini haline getiren insanlarla sohbet etmek, videolarını izlemek bizi bu fikre psikolojik olarak hazırlıyor. Her gün dünyaya çok başka bir yerden bakan bu insanların dünyası çok güzel. Etrafta koşturan çocuklar, şirin mi şirin köpekler, kursa katılan öğrenciler, rengarenk paraşütler, anlatılan hikayeler… Ortam şahane.

ortam

Henüz birkaç günlük eğitimden sonra bir hocayla değil tek başına uçaktan atlayan, paraşütü kullanıp ustaca iniş yapan Can ve İrem’in cesaretleri ve itiraf edeyim tek parça halinde olmaları bize güven veriyor. Herşey şahane. Bu akşam dinlenip yarın atlayacağız.

Selçuk İzmir’in benim için çöp şişle özdeşleşmiş şirin mi şirin bir beldesi. Yakında plajlar, koylar mevcut. Atlayış Merkezi’nde biraz vakit geçirdikten sonra Klaros plajında denize giriyoruz. Akşamsa kaldığımız Turcu Moto Club’da masada Hayko, Can, İrem, Erdem, Okan Çabalar, Simge, Ece, Hazal ve ben mezeli, çöp şişli, rakılı şahane bir muhabbet söz konusu.

motel

Atlayış merkezine çok yakın olan ve Amerikan filmlerinde katillerin saklandığı motellere benzeyen Turcu Moto Club’da her şey çok basit ve lüksten çok uzak. Ama harika bir parkurda denize gire çıka ata binmek; kum tepelerinde ATV safarisi yapmak gibi atraksiyonlara girebiliyorsunuz. Çalışanlar şahane ve söz konusu atlar hemen arka bahçede, pencereyi açıncaki manzaranız, yani doğa içindesiniz.

atlar

Ben rahatıma düşkünüm diyenler yalnızca 8 km mesafedeki Şirince’de harika şaraplar eşliğinde bir Post-Kıyamet Resort’ta da kalabilirler. Efes Harabeleri de bu bölgede olduğu için atlamaya gelecekseniz kalacak yer açısından sorun yaşayacağınızı sanmam.

Durum böyleyken böyle. Gelelim atlayış gününe…

Ertesi gün hep beraber Atlayış Merkezi’ne gidiyoruz. Bizden önce İrem ve Can kendi başlarına atlayacaklar. Onları izliyoruz. Yukarı çıktıkları uçağa bakıyorum, Aman Allahım çok yüksekte! Kalbim güp güp atıyor. Daha sonra havada birer birer açılan paraşütlerin oluşturduğu rengarenk denize bakıyoruz. Hoca elinde telsizle aşağıdan Can ve İrem’e sağ yap açıktan al topla gel gibi direktifler vererek güvenli bir iniş yapmalarına yardımcı oluyor.

Gerçekten inanılmaz bir şey. Can ve İrem tek başlarına uçaktan atlayıp paraşüt açıp yere iniyorlar. İnsan imreniyor. Şimdi size uçaktan atlamış olmam büyük bir cesaretmiş gibi geliyor olabilir ama orada tek başına atlayanların arasında tandem en basit olan şey, burada hiç de cesur değiliz yani:)

egitim

Öğlene doğru artık sıra bizde. Basit bir kahvaltıdan sonra kısa bilgilendirme filmini dikkatlice izleyip eğitmenler eşliğinde tulumumuzu giyiyoruz. Tulum giyme esnasında artık heyecandan hafif bir titreme geliyor. Kalbim inanılmaz bir hızla atıyor. Eğer atlayışınızın filme çekilmesini ve fotoğraflanmasını isterseniz sizinle birlikte size özel bir de fotoğrafçı atlıyor. Ben de fotoğrafçım ve birlikte tandem atlayacağım hocamla tanışıyorum. Hayatım onlara emanet hissiyatı var. Diplerinden ayrılmıyorum.

hazalelif

Birlikte uçağa yürüyoruz. Artık heyecan dorukta. Benimle birlikte atlayacak olan Hazal şu ana kadar sakindi ama artık onun da yüzünün rengi gitti. Hocalar “korkmazsanız olmaz, zevki orada” diyorlar. “Korkmayandan biz korkuyoruz.”

 hocayla

Atlayış sırasının tersine göre biniyoruz uçağa. Ece bize el sallıyor. Bu işi ben açtım başınıza diyen bir ifade var gülüşünde. Ve uçağımız havalanıyor. Ben, Hazal, Hayko, Hayko’nun bu haftaki konuğu Simge Fıstıkoğlu, hocalarımız ve kameramanlarımız. Herkes hocasının bacaklarının arasına oturuyor. Kameramanlarımız o başına ne geleceğini bilmez heyecan dolu ifadelerimizi çekmeye başlıyorlar bile. Uçak Efes üzerinde 4000 metre mesafeye yükselirken hocalarımız bizi kendilerine bağlıyorlar. Artık onların bir parçası oluyoruz.

 ucakta

Gerekli irtifaya ulaştığımızda küçük uçağımızın panjurdan bozma kapısı açılıyor ve sanırım en çok korktuğumuz an da o an oluyor. Cengaver misali Hayko atlıyor önce. Hop! Bir an bile duraksamadan gitti bile! Sonra ilk atlayış sırası bende.

jump

Aşağıdayken en çok korkacağım anın uçağın kapısından aşağı bakarkenki an olacağını düşünüyordum hep. Dizlerimizin üstünde kapıya doğru ilerliyoruz, önde ben arkada hocam. Aşağısı muhteşem görünüyor. Korku değil, sabırsızlıkve heyecan var. Aslında herşey bir an içinde olup bitiyor. Önce kameramanım dünya tatlısı insan Meryem Hoca uçağın kenarına tutunup atlayış anımı fotoğraflıyor kaskına bağlı fotoğraf makinası ve kamera ile. Sonra hocam hiç beklemeden havada bir takla atarak o hiç bitmesini istemediğim muhteşem yolculuğu başlatıyor.

DCIM103GOPRO

Düşüyoruz. İnanılmaz bir süratle yere düşüyoruz. Tek yapmam gereken hocam omzuma dokununca kollarımı ve bacaklarımı uygun pozisyona getirmek. Bu kadar basit.

uc

Bir bakıyorum Meryem Hoca karşıma gelmiş beni çekiyor. Adrenalin patlaması yaşıyorum, mutluluktan, zevkten öleceğim. Tarif edemeyeceğim ve bu işe merakınız varsa mutlaka deneyimlemeniz gereken düşüş hissiyatı hocamızın açtığı paraşütle sona eriyor. Vücut ağırlığına göre düşerkenki hızımız saatte 200 km civarında. Düşüşün 45 saniye olduğu söyleniyor ama bazılarına daha uzun bazılarına daha kısa gelirmiş. Bana daha kısaymış gibi geliyor.

ohannes

Paraşüt açıldıktan sonrası turistik bir gezi gibi. Manzara harika. Muammer Hocam başlıyor anlatmaya, Efes harabeleri, Yunan adaları derken yavaş yavaş süzülüyoruz. Paraşütü bana tutturuyor biraz. Benim kontrolümde sağa sola çekerek dönüşler yapıyoruz. Tarifsiz bir mutluluk. Yere indiğimdeki başarmışlık duygusu, bir daha atlama isteğini de beraberinde getiriyor. Hocama sarılıyorum sıkı sıkı. Bir de hatıra pozu veriyoruz.

 hocamla

Söylenene göre ilk atlayışta salgılanan adrenalininin de etkisiyle 1700 kalori harcanıyormuş. Gerçekten de hiçbir şey yapmadan sadece düşmüş olsam da epey yorulduğumu söyleyebilirim. Hocalarımız çadırlarımızı katlarken biz de Hazal’la bu zevki hergün tadan insanların arasına gidiyoruz. Aramıza hoşgeldiniz diyorlar. Hocalardan bir tanesi ‘Kuşların neden şarkı söylediğini sadece paraşütçüler bilir’ diyor. İlerleyen günlerde askerlik anısı anlatır gibi skydiving anlatacağım sanırım insanlara. Biri beni durdursun:)

Artık o andan itibaren uçağı terkediş ve düşüş anı her aklıma geldiğinde yüzüm gülüyor. Kendi kendime mutlu oluyorum. Eğer ilginiz varsa mutlaka ama mutlaka böyle bir şeyi deneyimlemenizi tavsiye ederim.

ucuyorum

Boynumun borcudur size biraz tandem atlayıştan bahsetmek, bu işi yapmaya karar verirseniz ne kadar ödeyeceksiniz ne yapmanız gerek gibi bilgileri de vereyim hemen.

Tandem şöyle bir şey: Skydiving yapmaya karar verdiyseniz sadece 15 dakikalık kısa bir bilgilendirme sonrası hava şartları da uygunsa, tulumunuzu giyip 4000 metre yüksekliğe çıkacak bir uçağın içinde buluyorsunuz kendinizi. Tandem atlayışta profesyonel paraşütçü hocanıza kanguru yavrusu gibi bağlanıp atlayışı onunla beraber gerçekleştiriyorsunuz. Aslında o atlıyor, siz de onunla beraber serbest düşme ve sonrasında paraşütle süzülme keyfini yaşıyorsunuz. Uçaktan şık bir taklayla atlayıp ortalama 45 saniye boyunca serbest düşerken, insan vücudunun bir makina olmaksızın alabileceği en yüksek hıza ulaşıp sonra hocanızın büyük bir ustalıkla açtığı paraşüt ile aniden hız kesip yavaş yavaş süzülmeye başlıyorsunuz. Bunun için herhangi bir eğitim gerekmiyor. Yapmanız gereken şeyler çok basit.

4000 metre yani 12000 yükseklik gözünüzü korkutmasın. Paraşütte ne kadar yüksekten atlarsanız risk o kadar azalıyormuş aslında. Havada heyecandan bayılmanız veya kusmanız gibi ekstrem durumlarda hocalar zaten bunun için eğitimli ve sizi yine de güvenli bir şekilde yere indiriyorlar. Sonra da cici mi cici bir sertifikanız oluyor.

sertifika

Tandem için maksimum 90 kilo ve 1.90 boy sınırı var malesef. Yaş sınırı yok. Ama 18 yaşından küçüklerin ebeveyn izni gerekiyor haliyle. Atlamadan önce fiziksel bir probleminiz olmadığına dair bir taahhütname imzalamanız gerekiyor. Bu taahhütnamede sizden yolcu diye bahsediliyor. Aklıma ilk gelen şey insan yolcusunu uçaktan atar mı olmuştu:)

Diyelim ki karar verdiniz. Öncelikle tebrikler. Yapmanız gereken en az bir hafta öncesinden rezervasyon yaptırmak. Hizmette sınır tanımıyorum. Rezervasyon için arayacağınız numara: 0505 545 2193. Tandem atlayış ücreti ise 400 TL. Hava durumuna göre 1-3 saat sürecek bir aktivite olarak düşünebilirsiniz. Yanınıza rahat giysiler alın. Zaten üzerine tulum giyeceksiniz. Eğer atlayış görüntüleriniz, video ve fotoğraflarınız da olsun istiyorsanız sizinle birlikte kafasında Gopro ile bir hoca daha atlıyor. Toplam verceğiniz ücret 515 TL oluyor.

Bir kere tandem atladıktan sonra ben bu işi yaparım, tek başıma atlamak istiyorum diyenler hızlandırılmış serbest düşüş eğitimine de kaydolabilirler. Minimum 10 gün ve sertifika almak için aşağı yukarı 6-7 bin liralık bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Tek başına atlayabilir mahiyetindeki bu sertifikayı aldıktan sonra tek atlayış ücreti 50 liraya düşüyor. Ayrıntılı bilgi için: www.skydiveefes.com

 

Geleceğin televizyonunu tasarla!

Geleceğin televizyonunu tasarla!

4000 metre yükseklikten kollarını açıp boşluğa süzülmek tarif edilemez bir duygu. Size bu duyguyu tarif etmeye çalışmayacağım boşuna. Çünkü sanırım anlatılmaz yaşanır lafı skydiving için söylenmiş, ben ne desem boş....

Logo

muk design

muk design

4000 metre yükseklikten kollarını açıp boşluğa süzülmek tarif edilemez bir duygu. Size bu duyguyu tarif etmeye çalışmayacağım boşuna. Çünkü sanırım anlatılmaz yaşanır lafı skydiving için söylenmiş, ben ne desem boş....

muk

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir