bone-magazine-santiago-elif-tanverdi-cizenbayan-seyahat-yazari

Mart 2015’de Bone Magazine‘de yayımlanan Yeme-içme hayatıyla Güney Amerika’nın en renkli ülkelerinden Şili’nin başkenti Santiago yazım:

Biz soğuk kış mevsimini yaşarken sıcak yaz günlerinde, herkesin şehirden kaçmasıyla en sakin zamanlarını yaşıyor Santiago. Mart ayında, bir aylık uzun tatilden sonra ise bir ‘şehre dönüş’ heyecanı başlıyor. Neredeyse her evin bahçesinden, balkonundan gelen, asado kokuları bizi yanıltmıyor. Şehir manzarasının fonu olan And Dağları’nın arkasında gökyüzünü pembenin bin bir tonuna sokarak kaybolan güneşin batışıyla hafif bir sonbahar serinliğine kavuşan uzun akşamlarıyla Mart ve Nisan ayları; leziz et ve şarapların, avokadonun en iyisinin ve yardımsever sıcak kanlı insanların şehri Santiago’yu ziyaret etmek için yılın en güzel zamanlarından biri.

Kuzey’de Peru ve Bolivya’nın komşusu, ince uzun ülke Şili’nin Arjantin’le sınırı dünyanın en yüksek sıradağları olan And Dağları boyunca çizilmiş. Dünyanın geri kalanından ise Büyük Okyanus’a uzanan upuzun bir sahil şeridiyle ayrılıyor Şili. Aynı anda hem sörf cenneti sahillere, hem de dünyanın en kurak çöllerine ev sahipliği yapan coğrafyası, Santiago ve Valparaiso’nun olduğu orta bölgelerinde kışın yüksek rakımı sebebiyle kış sporları bile yapabildiğiniz ılıman Akdeniz iklimi özellikleri gösterirken; ülkenin Antarktika’ya uzanan Güney kesimlerinde eşsiz güzellikte dağlar, göller ve Kuzey Avrupa’yı andıran coğrafik şekillerle ayrışıyor. Dünyanın iklim ve coğrafya bakımından en karma ülkelerinden biri olan Şili’de nereye giderseniz gidin Güney Amerika ve Akdeniz insanına has sıcakkanlılık, misafirperverlik ve yardımseverlikle karşılaşıyorsunuz.

santiago-yeme-icme-rehber-sili-guney-amerika

Coğrafyası dışında sosyo-ekonomik durumuyla da Güney Amerika’nın tamamından ayrı tutmak gerekiyor Şili’yi. Bölgenin ekonomik olarak en güçlü ülkesi. Bu hem Santiago şehir hayatına, hem de Peso kuruna yansıyor. Santiago’da gökdelenlerin olduğu ve Latin Amerika’nın en yüksek binasına da ev sahipliği yapan Manhattan’ı aratmayacak siluetiyle Sanhatten adlı finansal merkez ufuktaki tepesi her daim karlı And Dağları’na kafa tutuyor. Mercado Central, Plaza de Armas meydanının yer aldığı merkez Santiago bölgesinde Şili’ye has lezzetleri tatmak ve daha ‘Latin’ bir hayata şahit olmak mümkün. Şehrin ticari ve kültürel merkezi Providencia, zengin mahalleleri Las Condes ve Vitacura ve daha bohem bir hayata ev sahipliği yapan Nunoa semtleri; Cerro denen ve muhteşem manzaralar sunan tepeleri, şehrin içinde tatil havası yaratan parkları ve günden güne artan şehir içi bisiklet yollarıyla Santiago Latin dokunuşlu, samimi ve Avrupai bir hayat sunuyor.

Güney Amerika’nın en pahalı şehri olmasına rağmen Santiago’da et ve şarap fiyatları oldukça uygun. Hele kalitesine oranla ödediğiniz parayı düşününce ‘‘Santiago’ya sadece et yiyip şarap içmek için bile gidilebilir’’ gibi bir fikre kapılıyor insan. Restoranlarda yiyemeyeceğiniz etleri arkadaş evlerinde, bahçe partilerinde, asado’larda yemek mümkün. Asado, kelime anlamı olarak ‘ızgara edilmiş’ demek; Ama bu şekilde tercüme edersek koca bir kültüre haksızlık etmiş oluruz. Asado aslında Şilililerin et ve sosyalleşme odaklı barbekü kültürüne verilen ad. Bütün gece ya da akşamüstü bol muhabbet eşliğinde devam eden kalabalık asado buluşmalarında en pratik, ekonomik ve dolayısıyla popüler lezzet bizim sucuk ekmeğimize benzeyen choripan oluyor. Bir diğer popüler sunumsa bütün halinde barbeküde yavaş yavaş pişen ve içi pembe kalan et. Ahşap üzerinde kesilip küçük parçalar halinde servis edilip genellikle elle yeniyor.

İleri seviye İspanyolca biliyor olmanız Şilililerle rahatlıkla anlaşabileceğiniz anlamına gelmediği gibi Santiago’da bir restoranda yemek siparişi verirken bocalamayacağınızı da garantilemiyor. Gerek muhabbet ederken gerekse yemek siparişi verirken Şili’ye has jargonları öğrenmek şart.

Sabah kahvaltıyı kelimenin tam anlamıyla geçiştiren Şilililer, öğlenleri bol bol sandviç yiyor. İçindeki etin cinsine göre, lomito, churrasco, ave, pavo diye adlandırılan bu dev boyuttaki sandviçlerin ‘sıfatlandırma’sı ise içindeki malzemeye göre yapılıyor. En popüler seçenek olan avokado, mayonez ve domatesli sandviç yeşil, beyaz, kırmızı renklerinden ötürü Italiano diye anılıyor.

santiago-guney-amerika-rehber-bone-magazine-1

Geleneksel

Domino La Fuente de Soda

Av. Pedro de Valdivia, 28

Domino şehrin pek çok yerinde yer alan bir büfe zinciri, ancak yüzde yüz Şilili. Sandviçlerinde yanında taze sıkma meyve suları sunuyor. Santiago’ya gidince içinde döner gibi kesilmiş dana
eti, domates, mayonez ve avokado ezmesi bulunan bir churrasco italiano yemeniz şart. Yalnız Şilililerin genel olarak porsiyonlar konusunda elleri bol ve bir de mayonezi yarın yokmuş gibi tükettikleri gerçeğini unutmamanızda fayda var.

Lomit’s

Avenida Providencia, 1980

“Ben sandviçimi daha geleneksel bir ortamda ve zincir olmayan bir restoranda yemek istiyorum” diyenler Providencia’nın en köklü restoranlarından Lomit’s’in menüsüne göz atmalı. Burada sandviçinizin ekmeğini, malzemesini seçebileceğiniz gibi Fileto a lo Pobre gibi geleneksel lezzetlerin de tadına bakabilirsiniz. Kırmızı ekoseli masa örtüleriyle samimi bir ortam sunan Lomit’s’de, çevrede iş yerleri yoğunlukta olduğu için hafta içi öğle saatlerinde yer bulmak zor olabilir

Bar Liguria

Avenida Providencia, 1373

Pedro de Valdivia’da yer alan ve rezervasyon gerektiren bistrosunda geleneksel Şili mutfağını şık bir sunumla servis eden Liguria’nın Avenida Providencia’da yer alan ikonik bar ortamı bistrosunu geride bırakıyor. Her daim kalabalık olsa da iyi servis veren, iyi kokteylleri ve iyi müziği bir arada bulacağınız kendine has orijinal dekorasyonuyla tipik Şilili ve ruhu olan bir mekana gitmek isterseniz Bar Liguria’yı es geçmeyin.

Ciudad Vieja

Constitucion, 92

Santiago’nun turistik bölgelerinden Bellavista’da yer alan geleneksel ve köklü bir restoran Ciudad Vieja. Şili ve Peru arasında ‘bizim pisco’muz daha iyi’ tartışmalarına sebep olan geleneksel içki pisco ile yapılan kokteyl Pisco sour ve klasik bir Şili sandviçi için mutlaka uğranması gereken bir adres. Hem yemekleri hem mimarisi ile gerçek bir Güney Amerika deneyimi vadediyor. Biraz beklemeyi göze alırsanız üst katta köşede yer alan iki masalık balkonda oturmanız önerilir.

Galindo

Dardignac, 98

Ciudad Vieja’nın karşı köşesinde machas a la parmesana, pastel de chochlo, lomo a lo pobre gibi Şili’ye has lezzetleri tadabileceğiniz Galindo’nun mimarisi de sunduğu lezzetler kadar geleneksel. Kalabalığa rağmen hızlı ve güleryüzlü servis de restoranın bir diğer artısı.

La Piojera

Aillavillu, 1030

Santiago’ya gelmişken mutlaka denemeniz gereken lezzetlerden biri de Terremoto. İspanyolca deprem anlamına gelen Terremoto, dünyanın en çok deprem olan ülkesinden, içtiğinizde deprem etkisi yaratacak bir içki. Patenti ise şehrin en kendine has ve geleneksel lokali La Piojera’ya ait. İsmini, işçi sınıfının takıldığı bu lokale getirildiğinde sinirlenerek “Y a esta piojera me han traído?” yani “Beni getire getire bu pireli yere mi getirdiniz?” diyen başkan Palma’nın hakaretinden almış. Yarısı yapış yapış tezgaha dökülen ananas dondurmalı içkinizi yağlı ve üzerine yumurta kırılmış yani a a lo pobre (fakir usulü) patates eşiğinde içmenizi tavsiye ederiz. Aksi takdirde ayağa kalktığınızda bu çok tatlı içki gerçekten de deprem etkisi yaratabilir.

santiago-sehir-rehberi-guney-amerika-cizenbayan

Dünya Mutfağı

La Burguesia

Santa Magdalena, 99, local 3

İspanyolca burjuvazi anlamına gelen La Burguesia Santiago’nun butik hamburgercilerinden. Amerikan kültürüne ait hamburgere Şili’nin iyi eti ve yöresel malzemeleriyle Latin Amerika dokunuşunu ekleyen, hamburgerin yanında çok da
iyi patates servis eden La Burguesia’nın bahçesi yaz akşamları oldukça keyifli. Kapalı mekanı küçük olduğundan rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

The White Rabbit

Antonia Lopez de Bello, 0118

Santiago gece hayatının en hareketli bölgesi Barrio Bellavista’da yer alan The White Rabbit’e gitmeden rezervasyon yaptırmalısınız. Yemek sipariş etmeden önce The White Rabbit’in kendine has kokteyl menüsüne göz atın: İçinde Şili’ye özel bir deniz yosunu olan cochayuyo bulunan Sea Water mutlaka denenmeli. Menüde fish&chips, BBQ ribs, Steak Tartar, mac- n-cheese, crab cake, cheeseburger gibi Amerikan ağırlıklı dünya mutfağının yorumları yer alıyor. Sunumlar iştah açıcı ve yemeklerin lezzeti mekanın trendy atmosferinin altında kalmıyor. Üstelik pazar günleri brunch’ta da iddialılar. O zaman bu beyaz tavşanı takip edin.

De La Ostia

Orrego Luco, 65

De La Ostia, içeri adımınızı attığınız andan itibaren Barselona metro haritaları, FCB formalarıyla size kendinizi Barselona’da hissettiriyor. Zengin tapas menüsü, leziz sangria’sı ve en önemlisi harika ortamıyla De La Ostia iş çıkışların serin yaz akşamlarının vazgeçilmez mekanı.

Capperi!

Avenia Italia, 1463

Santiago’nun antikacıları, rengarenk eski tip evleri ve İtalyan tasarım mağazalarıyla ünlü semti Barrio Italia’daki semtin adına yakışır İtalyan restoranı Capperi’nin hem iç dekorasyonu hem de avlusu son derece keyifli. Servis ve ilgi de kayda değer.

Casaluz

Avenida Italia, 805

İspanyol mutfağı esintileri taşıyan menüsüyle Barrio Italia’da
yer alan Casaluz’un şık ve romantik atmosferinde harika bir et yiyeceğiniz garanti. İddialı etleri yanında balık ve marisco denen deniz ürünlerini de tadabileceğiniz Casaluz’un barı da oldukça cazip. Şehrin gözde restoranlarından olduğundan gitmeden rezervasyon yaptırmakta fayda var.

santiago-bone-magazine-cizenbayan-rehber-guney-amerika

Kafe

Cafe del Opera

Merced, 389

Santiago’nun tasarım butikleri ve galerileriyle ünlü semti Barrio Lastarria’da kahvaltısı, soğuk sandviç ve salataları, muffin ve kruvasanları, ama en çok da dondurmalarıyla ünlü, yüksek tavanlı ve şık bir kafe.

COFI

Av. Pedro de Valdivia, 180

Santiago’daki ‘iyi kurumsal kimlik çalışmalarından’ birine sahip çekici kafe COFI küçücük bir dükkan, ancak sağlıklı tatlıları ve iyi kahvesiyle öne çıkıyor.

Faustina

Andres Bello, 2177

Mapocho nehrine bakan Faustina, aydınlık ve ferah ortamı, freelancer’ları güldüren hızlı interneti, iyi kahvesi ve oldukça şık kurumsal kimliğiyle Santiago’nun gözde kahvecilerinden.

Tea Connection

Pedro de Valdivia, 129

Brezilya ve Arjantin’den sonra Şili’ye de sağlıklı yemek ve çay kültürünü getiren Tea Connection, yeşil ağırlıklı ferah ortamı, çayların, kokteyllerin sunumu ve hafif seçenekleriyle Santiago’nun gitmeye değer cafe’lerinden.

Wonderful Cafe

José Victorino Lastarria, 90

Hip semt Lastarria’nın hip ve Avrupai kafesi Wonderful’da sandviçler, meyve suları, kahveler, sohbet ve duvarlardaki grafik işler çok çok iyi.

IQUIQUE

IQUIQUE

Mart 2015’de Bone Magazine‘de yayımlanan Yeme-içme hayatıyla Güney Amerika’nın en renkli ülkelerinden Şili’nin başkenti Santiago yazım: Biz soğuk kış mevsimini yaşarken sıcak yaz günlerinde, herkesin şehirden kaçmasıyla en sakin zamanlarını...

IMG_3942

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir