OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ekim sonunda Red Bull Music Academy için Montreal’deydim. Hem şehre bayıldım, hem de akademiye hayran kaldım. Birbirinden ufuk açıcı lecture’lara, konser ve sergilere katıldım. Akademinin Radyo projesi olan RBMA Radio da çok yakında İstanbul’a taşınıyor. RBMA Radio’nun kurduğu pop up radyo istasyonu 11-20 Kasım arası Pera 64’ten canlı yayında olacak! Radyo programlarının yanı sıra 11-17 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da 6 etkinlik gerçekleşecek. Etkinlik ve yayın takvimini incelemek için buraya tıklayın.

rbma-radio-istanbul

Peki nedir Red Bull Music Academy ve Montreal’de ne gibi tecrübeler edindim ?

Kendi alanında çığır açan, gelecek vaat eden müzisyenleri bir araya getirmekle kalmayıp, onların yaratıcığını tetikleme, birbirleriyle işbirliği yapma ortamı sunma, usta müzisyenlerin mentorluğu, dersleri ve bazısı son teknoloji bazısı nadir bulunan, her müzisyenin kolaylıkla erişemeyeceği ekipmanlar ve elverişli alanlar sağlayarak bir araya getirme ve tabii bu müzisyenleri de dünyaya tanıtma misyonuyla yola çıkan Red Bull Music Academy, ilk kez yapıldığı 1998 senesinden beri her sene dünyanın başka bir şehrinde gerçekleşiyor. Bu çerçevede akademinin yan etkileri olarak yıl boyunca, yalnızca bulunduğu şehirde değil, tüm dünyada sayısız etkinlik gerçekleşiyor.

rbma-iskeletor-turkey

Akademi’den yolu geçenler arasında Todd Edwards (Daft Punk’ın prodüktörü), Brian Eno, Hudson Mohawke gibi isimler var. Türkiye’dense Kaan Düzarat, Ah! Kosmos, İpek Görgün RBMA mezunlarından. Red Bull Music Academy 19. edisyonuyla bu sene Kanada’nın son derece özgün, rengarenk şehri Montreal’deydi. Aralarında bu sene Türkiye’den İskeletor’un da bulunduğu, her sene Mart ayı civari son bulan başvurularla arasından seçilen katılımcıların dört hafta boyunca farklı janralarda müziğin üstatlarından dersler alıp, birbirleriyle etkileşimde bulundukları akademinin son haftasını yerinde ziyaret etme, bu ortamı deneyimleme şansı buldum. Blog dünyasına adım attığım ilk günden beri keyifle ortak çalışmalar içinde yer aldığım Red Bull’un 19 senedir bu kadar niş bir iş yapıyor oluşuna hayran kaldım. Hem Montreal’e bayıldım hem de müzikle olan ilişkim sebebiyle RBMAMTL’de ben de ilhama doydum.

jamming-room-rbma-montreal

Sokaklarına, binalarına, cafelerine, mağazalarına, insanına ve tabii bir de inanılmaz güzellikteki sokak sanatlarına bayıldığım Montreal’i Gezenbayan’da okuyabilirsiniz. Şimdi ben size ilhamdan gözlerimden kalpler çıkmasına sebep olan #RBMAMTL deneyimlerimi anlatmak istiyorum:)

rbma-montreal-recording-studio-analog-synth

Bir ay boyunca Montreal’de Win Butler (Arcade Fire), Björk, Kaytranada, Thundercat, Marco Passarani (Tiger&Woods), Lorenzo Senni, Jacques Greene, Iggy Pop, Tiga, Marshall Allen ve Danny Thompson (Sun Ra), Jimmy Jam ve Terry Lewis, The Black Madonna, Black Coffee gibi uluslararası üne sahip, alanında öncü, göz önünde ya da işin arka planında fark yaratan isimler öğrencilerle performans ve lecture’ları aracılığıyla tecrübelerini paylaştılar. Ben de Björk, Chilly Gonzales, Barnt, Lorenzo Senni, Tiga, Pauline Oliveros tUnE-yArDs, Matias Aguayo, Dopplereffekt gibi isimlere denk geldim. Montreal’e ilk vardığım gece, uçaktan indikten sadece birkaç saat sonra iki benzersiz deneyimle karşıladı RBMAMTL beni. Şehrin simgelerinden olan Olimpiyat Köyü’nde, biri olimpik havuzda biriyse planetaryumda gerçekleşen iki etkinlik: Dans Les Abysses (Uçurumda) ve Dans Les Cieux (Gökyüzünde)

dans-les-cieux dans-les-abysses

Dans Les Abysses
(DJ Stingray, Dopplereffekt, Lorenzo Senni, Joel Cahen)

10 saatlik uçuş, zaman farkı bir de Montreal’in daha Ekim ayında kemiklere işleyen soğuğu, hatta daha pisleşmemi isterseniz akan burnumu da buraya ekleyebilirim. Tüm bunlara müthiş bir tezat olarak çantamda mayo var. Çünkü bu gece hayatımda ilk kez suyun altında müzik dinleyeceğim.

red-bull-music-academy-montreal

Su havadan daha yoğun olduğu için ses suyun içinde daha yavaş hareket ediyor. Dolayısıyla normalde iki kulak arasındaki minimal delay farkı sebebiyle oluşan stereo efekti, suyun içinde daha belirgin hale geliyor. Suyun içinde hareket eden ses dalgaları kulak zarını pas geçerek kemikleri, kafa tasını ve kulağın içindeki duyma mekanizmasını da titreşime geçirdiği için suyun içinde kulağınızı kapasanız da hala sesleri net bir şekilde duymanız mümkün.

rbma-dans-les-cieux-montreal-pool-deep-listening

Bu fenomenden yola çıkarak, suyun altına özel hoparlörler yerleştirilerek derinlere indikçe seslerin zenginleştiği eşsiz bir ‘derin dinleme’ ortamı yaratılmış. Sadece ses ve müzik değil, havuzun önünde fıskiye ile bir ekran gibi kurgulanan su damlacıkları üzerine ışıkla yapılan mapping’ler de inanılmazdı. Jetlag demedim o yorgun halimle atladım havuza. Dopplereffekt’in canlı performansından sonraysa uçurumdan gökyüzüne çıktım.

Dans Les Cieux
(Pauline Oliveros, Joan La Barbara, Lucrecia Dalt, Pan Daijing, Cao, Selfir, Sign Libra, Yung Veerp and Deradoorian)

Gökyüzü dediğim aynı olimpiyat kompleksi içinde yer alan planetaryum! İtiraf ediyorum bu noktada artık çokça uykum vardı. Eektronik / organik seslerin iç içe olduğu masalsı performansı dinlerken dev kubbenin içine yansıtılan ve dünya dönüyormuşçasına dönen gökyüzü görseli altında hafiften tatlı tatlı rüyalara daldım. Bu konser tam bir romantik bir ilk buluşma fırsatı diye geçirdim hatta içimden.

dans-les-cieux-rbma-montreal-planetarium

Çağımızın hastalığı FOMO’dan değil, gerçekten benzersiz bir deneyim olacağını bileceğimden çıktım bu gece bu yorgunlukla. Tüm performansları dinleme şansım tabii ki olamadı. Zaten yarın da akademideki ilk günüm. Bu kız yatar.

dans-les-cieux-pauline-oliveros-rbma-planetarium

Red Bull Music Academy Montreal
Centre Phi (407, rue Saint-Pierre)

Nedir Red Bull Music Academy? Her sene başında başlayıp 2 ay süren başvuru sürecinde akademiye katılmaya hak kazanan 60 öğrencinin 1 ay boyunca kaynaşacakları, ilham alıp verecekleri, kayıt yapacakları, performans sergileyecekleri, derslere girecekleri bir defalık  ‘yaratıcılık kuluçkası’ diyebiliriz.

phi-centre-montreal-canada-rbma

Montreal edisyonu, Eski Liman bölgesindeki restore edilmiş bir tarihi bina olan ‘Centre Phi’yi kendine ev edinmiş. Normalde bir galeri / çok amaçlı kültürel alan olan Centre Phi binası bir ay sürecek RBMA için baştan yaratılmış.

rbma-montreal-phi-centre

Baştan yaratma sürecinde, Red Bull’un global vizyonu ve akademinin çok milletli yapısını Montreal’in yerel kültürüyle harmanlamak için iç mimar Zebulon Perron görevlendirilmiş. Kanadalı iç mimar, farklı analog ve dijital ekipman ve enstrümanlarla donatılmış 10 kayıt stüdyosu, jamming odası, radyo yayını odası, giriş ve karşılama alanları ve derslerin / konuşmaların yapıldığı lecture hall’u tasarlarken şehrin endüstriyel dokulu metro istasyonlarına, bar ve cafelerine, Montreal’in 60’lı yıllarda içinden geçtiği Quiet Revolution dönemine göndermeler yapmış. (kusura bakmayın içimdeki mimarı da saldım biraz)

rbma-montreal-phi-centre-studios

Hiçbir oda birbirinin aynı değil. Her bir odada başka bir renk paletiyle çalışılmış. Ortak nokta enerjik, canlı, hisleri harekete geçiren renk kodları. 20’nin üzerinde lokal sanatçı RBMA’ya özel olarak çağdaş mobilyalar ve sanat eserleri yaratmak için görevlendirilmiş. Yani aslında sadece müzisyenler için değil mimar, tasaırmcı ve sanatçılar için de bir cennet burası.

rbma-montreal-dominique-petrin

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

rbma-phi-centre-montreal-rooms

Yukarıdaki fotoğraflarda, analog synthesizer’ların bulunduğu, benim de dibimin düştüğü stüdyolardan birini görüyorsunuz. Duvarlarda natür mort ve günümüzden gündelik objeleri bir araya getiren tabloların içinde kullanılan renk ve desenler, hem koltuklar ve halılarla uyumlu, hem de  küçük küçük stickerler halinde bir duvar kağıdı ilüzyonu oluşturacak şekilde tüm duvarı kaplıyor. Bu muhteşem oda işlerinde kolaj tekniğini sıklıkla kullanan Montreal’li tasarımcı Dominique Petrin‘in eseri.

phi-centre-montreal-cantine

Bir diğer bayıldığım alan ise sabah, öğle, akşam akademi katılımcılarına ve benim gibi akredite olanlara ücretsiz ve gerçekten leziz açık büfe yemek (hatta tüm gün boyuca yine ücretsiz ve leziz espresso bazlı kahve) sunan ferah, aydınlık ve tavandan sarkan bitkilerle dekore edilmiş kafeterya alanı. Lecture hall’da yer kalmaması durumunda kahvenizi alıp buradaki dev ekrandan lecture’ı canlı canlı takip etmeniz mümkün.  Sosyalleşmek için de şahane bir alan.

Binanın girişinde her günün programı, etkinlikler ekranlara yansıtılıyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Örnek bir gün akışı şöyle:

10:30: kahvaltı
12:00: günün ilk lecture’ı
14:00: öğle yemeği
15:00: günün ikinci lecture’ı
16:30: katılımcılar için studio session
19:00: akşam yemeği
20:00: parti, konser!

Gelelim benim deneyimlediğim lecture, sergi ve konserlere

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Lecture: Pauline Oliveros

Akademiye ziyaretçi olarak ilk geldiğim gün hemen bir akademi turu yaptım. Yukarıda verdiğim bilgileri de bu turda edindim. Sonra 60’larda henüz mikserler bile yokken analog ekipmanlarla deneysel elektronik müzik yapan Pauline Oliveros’un ufkumu açan lecture’ına katıldım. Şansıma öyle bir lecture’a denk geldim ki daha ilk günden buranın müzisyenler için ne kıymetli bir ortam olduğunu hemen anladım!

pauline-oliveros-rbma-montreal-lecture

Pauline Oliveros 32 doğumlu, Amerikalı önemli bir müzisyen. Küçüklüğünden beri ses kayıt cihazlarına ilgi duymuş, 60’lı yıllarda o zaman müzik olup olmadığı sorgulansa da bugünkü deneysel elektronik müziğin temellerinin atılmasında büyük rol oynamış. Müzik hakkında kitapları ve teorileri olan; müzik, edebiyat, sanat, meditasyon, teknoloji ve tedavi alanlarına farklı bir yaklaşım olan ‘Deep Listening‘ (derin dinleme) ve ‘Sonic Awareness’ konsept/teorilerini yaratmış, müziği çok farklı ele alan bir ‘bilim insanı’. Müzisyen yönüyle esas akustik enstrümanı ise akordeon (ve yukarıda bahsettiğim dans les cieux etkinliğinde de akordeonuyla sahne aldı) Kendisini ve teorilerini mutlaka araştırmanızı tavsiye ederim.

pauline-oliveros

Soru cevaplarla birlikte 2 saat süren lecture’ında  50’li yılların sonlarında, henüz synth’ler bile yokken transistörler ile elde ettiği sesleri dev tape cihazları ve farklı filtreler kullanarak elektronik müzik alanında yaptığı deneysel çalışmalarını, ‘deep listening’ teorisini, 60’lı yıllarda kadın müzisyen olmanın zorluklarını akademi öğrencileriyle paylaştı. Lecture’ı kısa bir meditasyon, kolektif tuning ve deep listening egzersiziyle bitirdik.

Lecture: tUnE-yArDs

Öğle yemeğinden sonra günün ikinci lecture’ının konuğu ise tUnE-yArDs olarak tanınan Merril Garbus idi. Gabbis canlı performanslarında kendi çaldığı davul’u sample’layarak üzerine ukulele çalıp vokal yapıyor. Hem teknolojik müzik enstrümanlarını kullanış şekliyle, hem dünyayı turlayan profesyonel müzisyen olma yolunda edindiği tecrübelerle, hem sesini kullanış tekniği ve aldığı eğitimlerle ilgili konuşarak akademi öğrencilerine çok değerli bilgiler verdi.

tune-yards-rbma-lecture

Sergi: Björk Digital

RBMAMTL’ye -en azından benim orada bulunduğum dönemde- damgasını vuran isimlerden biri Björk idi. RBMA kapsamında hem ‘Björk Digital’ sergisi, hem 2 gece üst üste DJ seti hem de lecture’ı vardı. Björk Digital sergisi birbirine ve akademiye yakın 2 farklı binada (DHC/ART Fondation pour l’art contemporain) gezilebiliyordu. Serginin ilk bölümüne ev sahipliği yapan ilk binada 4 VR (sanal gerçeklik) videosu izleniyor. İtiraf etmem gerekirse, daha önce internette izlediğim ‘vr tecrübesi’ videoları sebebiyle, benim de ilk VR tecrübem olduğu için ilk video’da hep bir yerden beni korkutacak birşey çıkacak mı acaba tedirginliği yaşadım. İkinci üçüncü videoda korkmamam gerektiğini anladım tabii…

bjork-digital-rbma

İlk 3 videoda sadece gözlemciyken 4. video’da ellerimize aldığımız el şeklinde konsollarla deneyimin bir parçası oluyoruz. Çok spoiler vermek istemiyorum ama eğer bir yerde Björk Digital’e denk gelirseniz kendinizi efsane İzlanda doğasına, Björk’le epey ‘içli dışlı’ olmaya, yer yer asit yer yer ayhuasca kafası görselliğe, kadınlık/doğurganlık temalarına hazırlayabilirsiniz. Serginin ikinci bölümünüyse Björk’ün biophilia app‘ini indirerek bir de büyük ekranda kliplerini son ses döndürerek evde de deneyimleyebilirsiniz.

bjork_virtual-reality-digital-exhibition

DJ Set: Björk: La Selection

RBMAMTL’ye damga vuran isimlerden biri Björk dedim. Neden? Çünkü sergisine gittiğim günün gecesinde Cirque Éloize’de ‘La Selection’ olarak adlandırılan DJ setine katıldım bu sefer de. İlk saatinde Nordik, Arapça, And Dağları’nın bağrından derken oldukça enteresan, etnik diyebileceğimiz, kendine has vokallerle öne çıkan ‘beat’siz parçaları atmosferik geçişler ve loop efektini, süresini yavaş yavaş artırıp şarkıları açarak enteresan bir şekilde harmanladığı setini Sampha, MIA, Kelela, Santigold gibi isimlerin parçalarına yer verdiği, janra olarak hiphop diyebileceğimiz bir modda bitirdi. Özellikle ilk bir saati ayakta izlenecek/dans edilecek değil oturarak dinlenecek bir performanstı bence.

Björk performs at La Selection de Björk during the Red Bull Music Academy in Montreal, September 24 to October 28, 2016

Lecture: Björk

bjork-lecture-rbma-montreal

Boşuna Björk akademiye damga vurdu demedim. DJ setinin ertesi günü lecture’ı vardı bu sefer de. Bütün şarkılarını ezbere bilen dev bir Björk hayranı olmasam da; duruşunu, müziğini hep sevdim, farklı ve özel buldum Björk’ü. Hiçbir konserine gitme şansım olmadı (denk gelsem giderdim tabii), yine de albümlerini, çıkardığı uygulamaları, röportajlarını normal bir mesafeden takip ettiğim bir müzisyen idi. Önce sergisine, sonra dj setine son olarak da lecture’ına denk gelince ister istemez tek taraflı bir samimiyet geliştirmiş oldum kendisiyle.

bjork-iphone7

2.5 saat boyunca ‘yaratma süreci’nden, kendini ifade etme medyumlarından, dj’likten, annelikten, feminizmden, müzikten, teknolojiden, çevrecilikten, kendine bakmaktan, taktığı maskelerden, İzlanda kültüründen ve doğasından, işbirliklerinden, budizmden, sofizmden, sanatçı olmaktan bahsetti; katılımcı öğrencilerin sorularını samimiyetle yanıtladı.

p-20161027-01352_hires-jpeg-24bit-rgb-news-2

Her şeyden öte kendiyle, müziği ve doğayı görme şekliyle ve teknolojiyle kurduğu ilişkiye hayran kalıyorsunuz Björk’ün. Anlattıklarının kendi hayatımdaki yansımaları ve yarattığı titreşimler dışında gariptir onunla aynı odada olmak bile iyi hissettirdi bana. Çok araştırmadan bildiğim bir gerçeği teyid etmiş oldum: Björk sadece müzisyen diyemeyeceğimiz çok özel bir kadın. Pek çok konuda vicdanımın sesini izlandik aksanla çocuksu bir sesle dünyaca ünlü bir kadından duymak çok iyi geldi aslında.

Konser: Le Gonzervatoire : En Concert avec Chilly Gonzales

Chilly Gonzales… Montreal’li çılgın müzik adamı. Enstrümanı piyano ancak piyanoya ve genel olarak müziğe yaklaşımı ile ufuk açan bir müzisyen. Günümüz elektronik müziğini piyano ile ‘akustikleştirme’den tutun sahnede doğaçlama rap yapmaya kadar uzanan bir çılgınlık onunki.  Zaten işbirliği içinde olduğu müzisyenlerden de belli. Kendisiyle çalışmak için başvuran ve seçilen bir kısım RBMA katılımcısı ile hazırladıkları, onlara koçluk ettiği bir haftanın ürünü olan kolaboratif bir konserle seyirci karşısındalardı. Chilly Gonzales’in tabii ki bu geceye özel bir tanımlaması vardı: Lö Gonzervatuar!

chilly-gonzales-rbma-montreal

Öğrenciler önce teker teker hakim oldukları enstrümanla birer şarkı seslendirdiler ve biz anladık, bu insanlar gerçekten seçilmiş kişiler. Sahneye bornozuyla çıkan Gonzales’in “le gonzervatoire”ina kabul edildikleri manasına birer çift ev terliğini hediye olarak kazandılar. Tabii kendilerine koçluk yapan Profesör tarafından adlarına özel yazılmış birer de şiirleri vardı! Ne şanslılar!

le-gonzervatoire-chilly-gonzales-rbma-montreal

Sonra doğaçlamalar başladı. Chilly Gonzales piyano başında, bongosuyla, seyircilerin arasında rap yaptı, sahneye çıkardığı seyircileri orkestrasına dahil etti, öğrencilerin bestelerini yönetti, zenginleştirdi, hiç durmadı, çok güldürdü ve hayran bıraktı.

chilly-gonzales-rbma-montreal-live

Ben bu konserin bir kaydı olur ve tekrar izleyebilirim sanıyordum ancak maalesef bir defalık inanılmaz bir deneyimdi. Yine de Chilly Gonzales’in akademideki lecture’ını buradan izleyebilirsiniz.

Lecture: Barnt

Akademide son katıldığım lecture’ın misafiri, Hunter/Game’in plak şirketi Just This’in lokomotif isimlerinden Barnt idi. Techno ile ilgili bir lecture’a denk geldiğim için çok sevinsem de moderatörün bence yetersiz sohbet hakimiyeti sebebiyle Pauline Oliveros ve Björk kadar ilham verici bir lecture olmadı benim için. Bence adamcağıza çok alakasız şeyler sordu moderatör ve muhabbet ilgi çekiciliğini kaybetti. Ama düşününce yine de öğrencilerin böyle bir isimle bir arada olup sorular sorabilmeleri müthiş bir fırsat!

barnt-lecture-rbma-montreal

Club Night: Tiga (Live), Matias Aguayo (Live), The Martinez Brothers

Akademinin sondan bir önceki gecesindeyse Le Theatre Berry’de sahnede iki önemli prodüktör, Kanadalı Tiga ve Şilili  Matias Aguayo vardı. İkisi de canlı performans sergilediler. Matias Aguayo’nun dj setlerine denk gelmiştim daha önce live dinlememiştim. Çok amazonik, çok eklektik bir performanstı. Tiga yeni live projesinin debut’unu burada yaptı. Tiga’yı live değil dj set dinlemeyi tercih ediyormuşum onu anladım. Gece The Martinez Brothers’ın katlımcıları ve tabii bilet alarak geceye iştirak eden Kanadalı müzikseverleri sabaha kadar dans ettiren setiyle devam etti.

tiga-no-phantasy-required

Son olarak…

Kısacık bir ziyarette pek çok etkinliğe denk geldim gördüğünüz gibi. 1 ay süren akademide 2 dönem oluyor. Bu 2 dönem de hem etkinliklerle hem de önemli isimlerin dersleriyle, session’larıyla dolu dolu geçiyor. Eğer müzikle ilgileniyor ve böyle bir şeyin parçası olmak istiyorsanız Ocak ayında RBMA hesaplarını takipte olun. Başvurular Ocak’tan Mart’a kadar sürüyor. Dünyanın her yerinden başvurular oluyor ancak yazının başında da bahsettiğim gibi geçmişte Türkiye’den isimler de bu eşsiz müzik ilhamı ortamına dahil oldular.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dipnot 1: Yazının başında da bahsettiğim gibi: RBMA projesi çerçevesinde dünyanın dört bir yanında gerçekleşen etkinliklerin İstanbul ayağı olan RBMA Radio İstanbul’un ilham verici radyo programları ve etkinlikleri bizi bekliyor. 11 Kasım Cuma itibariyle Pera64’de radyoyu canlı canlı ziyaret de edebilirsiniz!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dipnot 2: Akademi turu yaptığım gün jamming odasında inanılmaz bir performansa denk gelmiştim. Konserden sonra anladım ki meğer Chilly Gonzales’le sahneye çıkan öğrencilermiş ve orada prova yapıyorlarmış :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dipnot 3: müzik ve müzik yapımı hakkında muhteşem bir içeriğe sahip RBMA’nın instagram sayfasını takip etmenizi de tavsiye ederim. Önemli müzisyenlerle sohbetler, session’lar, evlerinden stüdyolarından samimi görüntüler, plak koleksiyonları derken çok zengin bir içerik müzikseverlerle paylaşılıyor: https://www.instagram.com/redbullmusicacademy/

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir