Şehirdeki ritüelin : Şehrin en güzel sıcak çikolatacısı olan Stockfleth’s Coffee Shop’ ‘dan “varm sjokolade” alarak uzun yürüyüşler yapmak.

En sevdiğin galeri / müze: “Astrup Fearnley Museum” & “The Museum of Contemporary Art”. Aynı zamanda her gittiğimde Oslo Opera House’da bale veya konsere gitmeye çalışıyorum. 

En sevdiğin cafe: Favori 3’lüm… “Åpent Bakeri”, “United Bakery” ve “Kaffebrenneriet”

En sevdiğin mahalle: Grünerløkka. Şehrin en genç ve cosmopolit lokasyonu burada. Oslo’da pek rastlayamayacağınız şekilde günün her anı hareketli oluyor. En iyi ikinci el mağazalarını, cafe ve design store’larını burada bulabilirsiniz. Pazar günleri antika pazarını çok seviyorum. İskandinav tasarımlı mobilya veya aksesuarlarını çok uygun fiyata satın alabiliyorsunuz. 

En sevdiğin bar: Fuglen. Türkçesi “kuş” anlamına gelen Oslo’da 50-60′lı yılların konseptinde coffee shop-bar-tasarım mobilya dükkanı. Satılan tüm mobilya ürünleri ve aksesuarları 50-60′lı yıllara ait retro ürünler. 2010 bar of the year’da birinci seçilmiş – Bu barın ikincisi yakın zamanda Tokyo’da açıldı.

Alışveriş için adreslerin: *Grünerløkka’da sihirli birkaç mağazam var. Markveien caddesine uğramadan geri dönmem. Maritabutikken: Benim gibi antika ve porselene merakınız varsa burası cennet. Çok uygun fiyatlara harika porselen takımlar, gümüş/pirinç parçalar bulabiliyorsunuz. Geçen hafta gittiğimde aylardır aradığım “geyik”  temalı porselen tabağı buldum!
*Fretex: Oslo’da birkaç mağazası bulunan vintage store. Oslo’da ikinci el mağazalarının çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Ürünler renklere göre kategorize edilmiş, düzenli ve harika mağazalar. Nüfusu az bir şehir olduğu için kalabalık olmuyor ve keyfinizce vakit geçirebiliyorsunuz. Mağazada kışlık ürünler çok çeşitli ve oldukça iyi durumda parçalar var. Kalın Nordic kazaklar, deri vintage ceketler veya kürklü şapkalardan çok çeşit bulabilirsiniz.
*Froken Dianas salonger Vintage Store: Harika bir sahibi var. Dönem elbiseleri ve çantalara bu mağazadan bakıyorum.
*İskandinav tasarımlı mobilya ve objeleri “Futura”, “Hay Design”  ve “Granit”‘de bulabiliyorum.
*Acne’nin outlet mağazası Acne Archive’de burada:) Yeni sezon ürünlerini bile %50 indirimli olarak satıyorlar.
*Son gittiğimde Industrigata’da keşfettiğim Pur Norsk Design Store’u çok beğendim. Monocle tarafından Dünyanın 5 dekorasyon mağazasından biri seçilmiş.
*Şehrin birçok noktasında hafta sonu antika pazarları kuruluyor. Bu pazarlara her gittiğimde mutlaka uğruyorum.

Ne yemeli / içmeli: *En iyi somon ve kabuklu deniz mahsüllerini burada yiyebileceğinizi temin ederim. Bakery dedikleri yerlerde bile karidesli sandviçler satılıyor.
*Oslo’ya gittiğimde elma suyu dışında başka bir içecek içmiyorum neredeyse. İnanılmaz bir tat!
*Tine adlı markanın peyniri, sütü ve tüm ürünleri harika. Market alışverişi yapacaklara tavsiye ederim. Özellikle Norveç’e özel kahverengi keçi peynirini mutlaka İstanbul’a getiriyorum. 
*Tatlı olarak Boller çöreğini çok seviyorum. Tamamen Norveç’e özel bir tat. 
*Sütleri çok iyi olduğu için sıcak çikolata, chai tea latte gibi ürünleri çok lezziz oluyor.

Şehrin soundtrack’i / filmi / kitabı: Son gittiğimde Dostoyevski – Budala okuyordum. Benim için şehrin kitabı şuanda Budala. Ane Brun tüm şarkıları bana bu şehri hatırlatıyor. Wes Anderson’ın filmi Moonrise Kingdom bu şehrin filmi olabilir.

Yılın en sevdiğin zamanı: Aralık ve Mayıs. Christmas zamanında Oslo, kar ve yılbaşı süslemeleri ile bir masal şehri oluyor. Şehrin ortasında Afrika’daki çocuklar için dev bir noel ağacı kuruluyor. Norveçliler ağacın altına hediyelerini bırakıyorlar ve yıl sona ermeden hediyeler sahiplerine ulaştırılıyor. Buz pateni pistleri kuruluyor, kral yoluna dev çanlar asılıyor ve şehrin ışıltısı gece-gündüz devam ediyor.

Mayıs ayında ise tüm gün hava aydınlık ve şehir çiçekler içerisinde oluyor. En sevdiğim ağaç olan leylak şehrin her yerinde açıyor. 17 Mayıs Norveç milli bayramında halk yöresel kıyafetlerini giyerek sokağa çıkıyor, kralın sarayına gidiyor ve kraliyet ailesini selamlıyor.

NORVEÇ YAZISINA GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

Oslo

Oslo

  Şehirdeki ritüelin : Şehrin en güzel sıcak çikolatacısı olan Stockfleth’s Coffee Shop’ ‘dan “varm sjokolade” alarak uzun yürüyüşler yapmak. En sevdiğin galeri / müze: “Astrup Fearnley Museum” & “The Museum of Contemporary Art”. Aynı zamanda...

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir