uludag1

Uludağ Premium için takip ettiğim Mercedes Benz Fashion Week’Ten izlenimler

Mercedes Benz Fashion Week’i etkinliğin resmi maden suyu sponsoru Uludağ Premium için takip etmekteyim. Uludağ ismini duyunca birçoğunuzun aklına efsane gazoz geliyor ve moda haftasıyla ne alakası olduğunu sorguluyor olabilirsiniz. Uludağ, Fashion Week’e maden suyu markası Uludağ Premium ile sponsor ve aslında hiç de modaya uzak bir marka değil. Dice-Kayek tasarımı şık kobalt mavi şişesi Türkiye’de bir modacıya tasarlatılan ilk içecek şişesi olma özelliğini taşıyor. Zaten sloganı da “Tarzını Yaşa”.

uludagprem

Bu ilk Fashion Week deneyimim. Daha önce fuarlarda, tasarım haftalarında, bienallerde, mimarlık sergilerinde bulundum ama tamamen modaya odaklı bir tasarım etkinliğinde ilk bulunuşum. Festivale giderken line-up araştırıp kimleri izleyeceğime karar verir gibi önce bir programı açıp tasarımcı isimlerine baktım. Adını bildiğim ünlü tasarımcıları headliner gibi düşündüm. Hiç duymadığım (benim konuyla olan mesafem dolayısıyla) ve ‘genç yetenek’ olduğunu tahmin ettiğim isimlerle ilgili bu konuda çok birikime sahip moda blogu yazan arkadaşlarımdan tavsiyeler aldım. Haftanın geneli, katılımcıların kılık kıyafetleri, front row savaşları konusunda da insider bilgileri sağlayacak arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım. Programımı yaptım. Hazırım! O zaman Fashion Week başlasın.

7.10.2013 Pazartesi

Boğaza Nazır Kuruçeşme Arena’da Fashion Week İstanbul ayağının ilk günü başlıyor. Hava güzel. Ortalık sakin. Ben Uludağ Premium için burdayım, sloganımız ise Tarzını Yaşa. Bu yüzden ben de tam olarak kendi tarzımda giyinip geldim buraya. Acaba düz ayakkabılar, kısa şort ve deri ceketle izleyici kitlesinin genelinden çok ayrışır mıyım diye düşündüm ama ilk izlenim hiç de beklediğim gibi değil. Çoğunluk şık, spor ve herkes kendi tarzının ‘daha özenilmiş’ versiyonuyla burada. Öyle kırmızı halıya gider gibi giyinenler çok az, belki de daha henüz erken.

onurla

Güne Runway’de Ayhan Yetgin defilesiyle start veriyorum. İlk defile deneyimim. Daha podyum fotoğrafı çekmeyi bile beceremiyorum. Hani konserlerde herkesin elinde telefon ünlü sanatçının ilk sahneye çıkış halini videoya almaya çalışır ya insanlar burada da öyle bir durum var. Herkesin elinde telefon ve herkes fotoğraf / video çekiyor. Herkes modellere odaklanmış durumda, ben benden beklenecek şekilde müziğe sarıyorum. Ayhan Yetgin defilesinde seçimler süper. Trust ne harika harika runway müziği yapıyormuş meğer. Siyah beyaz ağırlıklı şehirli iş kadınına yönelik koleksiyon sunumundan sonra deniz kenarında güzel hava almaya çıkıyoruz.

yetgin

Daha sonra yine Runway’de IMA (Istanbul Moda Akademisi)’nın kolektif sunumu gerçekleşiyor. Özellikle Bilgen Karabiber‘in Northern Lights, Ela Karaali‘nin Nostalgia, Arzu Erdem‘in Ice, Duygu Sarıcı‘nın Satisfaction ve Şenay Özok‘un Bee Hive koleksiyonlarını çok beğeniyorum. Eminim tasarımsal olarak bir bütünlük içindedir ve acayip mesajlar içeriyordur ama Hazal Özman‘ın Transformation koleksiyonu estetik olarak -belki de özellikle- o kadar uyumsuz ki gözlerimi acıtıyor. Turuncu baklavalı kazakları, fosforlu yeşil ceketleri falan görünce kendi kendime moda haftasınının amacını ve moda tasarımcısının sanatçı olarak yerini sorgulamaya başlıyorum. Böyle bir haftada amaç piyasaya göre üretim yapıp sergilemek mi yoksa bir manifesto çerçevesinde tekstil aracılığıyla bir ifade vermek mi inanın hiç bilmiyorum.

Müziklerin Yiğit, Deniz, Doruk ve Gazali’den oluşan LUST’a emanet olduğu Ece Gözen‘in Graphene Spring / Summer 2014 koleksiyon sunumu benim favorimdi. Sadece müzikler sebebiyle değil. Kullanılan desenler, renkler, modellerin kesimleri gerçekten tam benim tarzımdı. Güzel müzikle de birleşince gerçekten harika bir şov olduğunu söyleyebilirim.

Ece Gözen defilesinden sonra hep beraber shuttle’a atlayıp House Cafe Ortaköy’e Vogue’un Happy Hour partisine gittik. Biz oradayken gerçekleşen Nian defilesinde manken olmayan eşimiz dostumuz podyuma çıkmış. Duyunca şaşırdık.

8.10.2013 Salı

Fashion Week’in ikinci gününde artık daha deneyimliyim. Örneğin kıyafet konusunda artık rahat olabileceğimi biliyorum. Özellikle gündüz defileleri daha rahat oluyor. Hafta içi mesai saatlerinde oldukları düşünülürse işi gücü moda olan insanların burada bulunduğunu söylemek yanlış olmaz. İkinci gün DB Berdan ile start veriyor. Ben ne yazık ki yetişemiyorum.

Ünlü mankenlerin podyumda yürüdüğü, ünlü konuklar sebebiyle basının da çok ilgi gösterdiği adL + Cengiz Abazoğlu defilesine de ilgi büyüktü. Bu tarz isim yapmış modacıların defilelerinde davetli profili de ortam da gözle görülür şekilde değişiyor.

 cengiz

Merve Bayındır‘ın Studio’da ellerinde bitki tutan mankenler tarafından sergilenen #direnşapka koleksiyonu oldukça ilgi çekici.

merve

Red Beard by Tanju Babacan defilesi için Runway’deyiz. Hem kadın hem erkek için hazırlanan koleksiyonda bolca harf var. Yasak ne ayol, kahrolsun bağzı şeyler gibi net mesajları bağıra bağıra veren elbise ve şortları, doğaya ve kadın haklarına gönderme yapan parçaları oldukça beğeniliyor Tanju Babacın’ın. Defilenin sonunda kırmızı sakalıyla podyumun ortasına kadar gelip elinde tuttuğu beyaz baş örtüsünü başına bağlayıp el sallayarak ve gayet rahat bir şekilde kırıtarak podyuma dönerken de öyle çok şey söylüyor ki dakikalarca alkışlanıyor. Sadece mesajları değil koleksiyonun geneli de çok başarılı.

Daha sonra Gül Ağış isimli tasarımcının adını ters çevirip Hollandalı süsü vererek oluşturduğu Lug Von Siga markasının spring summer 2014 koleksiyon sunumu için Runway’e geliyoruz yine. Bolca işleme, püskül detayı overlok makinası gül hanımın ayağına mı geldi acaba diye düşündürüyor bize.

9.10.2013 Çarşamba

Hafta ortası, Fahsion Week İstanbul ayağının 3. günü Vogue İtalya Eylül sayısında 200 yeni yetenek arasında gösterilen Serdar Uzuntaş defilesini takip etmek için Kuruçeşme Arena’ya geliyorum. Bugün ilk iki günkünden daha kalabalık burası.

uludag

Londra bazlı tasarımcının her parçasına ve özellikle ayakkabı detaylarına bayıldığım tasarımlarının hedef kitlesi şehirli centilmenler ve benim gözümde ilk canlanan imaj Gossip Girl’ün yakışıklısı Chuck oldu. Lakin İngiliz formlarıyla Türk motiflerini birleştiren “A day at the seaside” koleksiyonunun Upper East Side ile alakası yok, ilhamını Brighton sahillerinden ve plaj tatillerinden almış. Bolca şort, ince gömlekler, rahat kumaşlardan pantolon ve t-shirt takımların altına ayakkabılara tek tek yapıştırılan deniz kabuklarıyla bütünlenen koleksiyon gerçekten de tatil havasını iyi yaşattı. Yine defilenin Woodkid gibi sanatçılara yer veren müziklerine ve finalinde modellerin sadece şort mayolarla arz-ı endam etmesine de ayrıca bayıldım.

Günseli Türkay’ın kısa şort ve yüksek belli taytları çok renkli ve desenli bol kesimli parçalarla bir arada kullandığı, spor şapka, kapüşon ve topuklu ayakkabı gibi detaylarla hipster bir hava kattığı koleksiyonunu da çok beğendim. Arkada dönen bol üçgenli videolar da konsepte oldukça uygun. Yine her parçasını alıp seve seve giyeceğim bir defile izliyorum. Elbiseler de spor parçalar da tam benlik. Ece Gözen gibi Günseli Türkay da tarzımı yansıtan modacılar arasına girmiş oluyor böylece.

Fashion Week’in üçüncü gün finalini Tuvanam defilesiyle yapıyorum. Gündüz olan sakin defilelerin aksine kapıda kuyruk ve içeri de de bir türlü bitmek bilmeyen bir karmaşa var. Front row’da oturan bir ünlü, ona yönelmiş kameralar, podyuma hangi ünlü mankenler çıkacak dedikoduları içinde zaten fashion week’in genelindeki minimum yarım saat geç başlama kuralına bir 15 dakika da ekstradan ekleniyor Tuvanam defilesinde.

İlk model Çağla Şikel elektro swing bir fon müziği eşliğinde podyuma çıktığında beklediğimize değecek bir şov başlamış oluyor. Modellerin erkeksi makyaj ve saçlarına tezat, 20’lerin Swing partilerine ait uzun inci kolye ve şapkalarla süslediği, parıltılı ve saten kumaş ağırlıklı tamamı krem rengi kadınsı elbise ve takımlardan oluşan koleksiyonu büyük beğeni topluyor.

uludag2

Tuvanam’dan sonra günün defilesi Hakan Akkaya için inanılmaz bir kalabalık var üstelik runway müziklerini de Orkun Bozdemir yapacak ama yorgunluk ve kalabalığa girmeme isteği ağır basıyor ve ben de artık haberleri instagramdan ve diğer bloglardan görürüm diyerek Kuruçeşme Arena’dan ayrılıyorum. Orada olmasanızda haberleri instagram’dan almak ve niyans’ın profilinden Çağla Şikel’in düşüşünü izlemek mümkün.

10.10.2013 perşembe

Fashion Week İstanbul’un 4. gününe Burçe Bekrek defilesi ile başlıyorum. Yine en ilgimi çeken detay müzikler. Electric Frame eşliğinde keyifli bir defile izliyoruz. Sabah Raisa – Vanessa Sason defilesinde Ajda Pekkan’ın podyuma çıktığı haberini de onlarca fashion blogger’ı takip ettiğim için instagram’dan alıyorum.

burce

Daha sonra nej için tekrar runway’deyiz. Pek çok defilede olduğu gibi burada da Didem Soydan baş manken. Zaten sanırım onun olmadığı bir defile izlemedim. Moda haftasının en çok podyuma çıkan ismi olabilir. Nej’in kesimleri, modelleri, defile boyunca renk ve müzik geçişleri her şey harika. Özellikle finaldeki beyaz koleksiyona bittim.

Nej’den sonra sıra bu defa Özlem Kaya için runway’deyiz. Nej, Günseli Türkay, Özlem Kaya… Tasarımcıların çoğunun isimleri / markalarını yazmak için kullandıkları typeface’ler gerçekten harika. Özlem Kaya da daha koleksiyonundan önce marka kimliğiyle beğenimi kazanıyor. Koleksiyonda beyaz üzerine siyah file detayları ve turuncu ile kremin bir arada kullanılışı hoşuma giden detaylar.

Runway’de bir sonraki defile Niyazi Erdoğan’a ait fakat ben vedam olduğundan dolayı kalamıyorum. 

11.10.2013 CUMA

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’un son gününde daha seyrek bir ajanda söz konusu. Günün defileleri Argande ve Janucha by Jale Hürdoğan. Cuma günkü defilelerden detayları aşağıda görebilirsiniz. Jale Hürdoğan’ın final defilesiyle birlikte sona eren Fashion Week İstanbul akıllarda podyuma çıkan isimlerle, düşenlerle, partileriyle ve dedikodularıyla kalıyor. Bir sonraki sezon görüşmek üzere!

mutluluğu paylaşmak: HAPPIER!

mutluluğu paylaşmak: HAPPIER!

Uludağ Premium için takip ettiğim Mercedes Benz Fashion Week’Ten izlenimler Mercedes Benz Fashion Week’i etkinliğin resmi maden suyu sponsoru Uludağ Premium için takip etmekteyim. Uludağ ismini duyunca birçoğunuzun aklına efsane...

Screen-Shot-2013-09-10-at-4.05.48-PM

Böcek

Böcek

Uludağ Premium için takip ettiğim Mercedes Benz Fashion Week’Ten izlenimler Mercedes Benz Fashion Week’i etkinliğin resmi maden suyu sponsoru Uludağ Premium için takip etmekteyim. Uludağ ismini duyunca birçoğunuzun aklına efsane...

yatay

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir