OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ne yalan söyleyeyim öyle hayalini kurduğum, ölmeden görmem lazım dediğim bir destinasyon değildi benim için Maldivler. Ancak Pronto Tur‘dan basın gezisi daveti geldiğinde; seyahat etmek için yaşayan, en büyük tutkusu yeni yerler görmek olan biri olarak daveti tabii ki de kabul ettim. Hep aynı tarz yerlere gitmektense böyle bir seyahat de ufkumu açabilir diye düşündüm. İyi ki de böyle düşünmüşüm. Gördüklerim ve tecrübe ettiklerimin etkisinden hala çıkabilmiş değilim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mahsun Kırmızıgül kliplerinden ve balayına giden çiçeği burnunda evli arkadaşlarımdan bildiğim ve dolayısıyla seyahat planlarımda şimdiye kadar hiç yer etmemiş, aklıma gelmemiş olan Maldivler, güzelliği tarifi mümkün olmayan bir cennet ve yan gelip yatmaktan çok daha fazlasını sunan bir destinasyonmuş. Dünya bizim evimizse, Maldivler de o evin her zaman misafir için saklanan kıymetli eşyaların olduğu salonmuş…

maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (64)

Türk Hava Yolları, İstanbul’dan Maldivler’in başkenti Male’ye direkt uçuyor. Uçuş 8 saat sürüyor. İstanbul’dan gece yarısı binip sabah saatlerinde orada olunduğundan; eğer gece uçakta uyuyabilirseniz sabah hiç yorulmadan güne devam edebilirsiniz, ki bu gerçekten çok önemli bir şey.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Maldivler ya da Maldiv Cumhuriyeti, Hindistan’ın güneyinde binlerce irili ufaklı ada üzerine kurulmuş, mercan resifleri ve zengin su altı dünyasına sahip, nüfusunun büyük çoğunluğu müslüman olan bir ülke ve Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Direkt uçuş imkanından sonra bir güzellik de vizesiz seyahat.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Male’ye varır varmaz 30 derece üstünde bir sıcakla karşılaşıyoruz. Ama korkmayın çok sürmüyor. Kendi memleketimizde nasıl havaalanından çıkar çıkmaz taksiye atlıyorsak burada da havaalanından çıkar çıkmaz bizi otelimize götürecek sürat teknesine atlıyoruz, gerçekten 2 adım sonra. Bavullarımız tekneye yüklenirken limonotu ya da mentollü, mis kokulu buz gibi havlular ve serinletici tropik içeceklerle karşılanıyoruz. Bu ikramın farklı aromalı versiyonlarıyla daha sonra gittiğimiz heryerde sıkça karşılaşacağız. Hatta acaba Maldivli birinin evine gitsek de böyle mi karşılanacağız diye düşünmeden edemiyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ekibimiz müthiş keyifli. Bizde televizyon olmadığı için İz TV’de yayınlanan Yolda programlarını bilmediğim, ama aslında tam benim kafamda bir seyahat programı hazırlayıp sunan Yiğit ve Eren’le burada tanışıyorum. Ne zaman periscope yapsam birileri selam yolluyor bizim Yolda ekibine:)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Instagram’ın audiosoup‘u ve civilking‘i, fotoğrafçı Ömer Serkan Bakır, Pronto’dan SarpEda ve bendeniz fotoğraf çekerken onlar da programlarını çekiyorlar. Yolda’nın özellikle Çin bölümünü önerdiler. İnternetten bulup izleyeceğim!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

40-45 dakikalık “süratli” bir tekne yolculuğundan sonra (köpüklü falan, anlayamazsınız:P) ilk konaklayacağımız otel olan Anantara Dhigu‘ya varıyoruz. Burası yerel kültürü öne çıkarmayı kendine misyon edinmiş bir işletme :) Neredeyse tüm otel çalışanları teknenin yanaşacağı iskelede,  bu merasim de tabii ki olmazsa olmaz soğuk havlular gibi tüm karşılama ve vedalaşmalarda var. İnsana kendini özel hissettiriyor. Anantara’da ek olarak Maldivlere özgü yerel bir davul şov ile karşılanıyoruz :) Soğuk havlu olayınaysa alışmaya başladık iyice.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Anantara Dhigu

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Anantara Dhigu 3 ada üzerine kurulmuş bir otel kompleksi. Öyle kocaman bir bina yok ama korkmayın. Bu 3 adada farklı tercihlere göre farklı konaklama seçenekleri sunuyorlar. Su üstünde ya da hemen kumsalda odalar (ki her biri benim evden büyük).

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Önce odalarımıza geçiyoruz. Anantada’da ‘Over Water Suite‘ denen, okyanusun üzerinde yükselen, kendi özel iskelesinden suya girilebilen tip odalarda kalacağız.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ülkenin en önemli gelir kaynağı turizm olduğundan servis konusunda inanılmaz iyiler. Hem çalışanlar inanılmaz güler yüzlü ve mutlu hem de sürekli sizi gülümsetecek sürprizlerle karşılaşıyorsunuz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Binlerce ada üzerinde, yani binlerce yani denizle kaplı Maldivler’de nasıl bir konaklama tercih ederseniz edin, sabah uyandığınızda okyanus ayaklarınızın ucunda. Gözlerinizi sonsuz bir maviliğe açıyorsunuz yani uyandığınızda. Hem de tonlarına bazen inanamadığınız güzellikte bir mavi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bazı odalar gün batımını, tam karşısındakiler ise gün doğumunu izlemek için en doğru lokasyonda yer alıyor (Sunrise ve Sunset olarak adlandırılıyorlar zaten). Su üstünde yer alan odaların önünde denize girmek için kendi iskeleniz var. Kumsal odalarından ise direkt olarak kumlar üzerinden okyanusa girmek mümkün.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Benim odamda banyoda pencerenin önünde süper keyifli bir küvet var. Denizin üstünde olduğumuzdan klozetin önünde küçük bir bölüm camdan yapılmış. Aşağıdan balıkların geçişini izlemek mümkün.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Odalara yerleştikten sonra öğle yemeği için tekneyle 2 dakika mesafede, çok yakında minik bir adaya gidiyoruz. Burası da Anantara’ya ait. Yemekte bolca deniz ürünü var :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mavi gökyüzü, yemyeşil deniz ve bembeyaz kumlar her şeyin arka fonunu oluşturuyor burada. Denizin ortasındaki salıncağa bayılıyoruz. Tabii ki hemen oraya yürüyüp salıncağa biniyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Her şey keyif için düşünülmüş. Tesisler tüm adaya yayıldığı için çok büyük. Tüm odalar dolu olsa bile siz kendinize ada kapatmış gibi hissediyorsunuz. Buraya en çok balayı çiftleri geldiği için mahremiyete büyük önem verilmiş. Odalardan ortak alanlara gitmek için herkesin kullanımına açık bisikletler var. Ya da golf arabalarıyla odanızdan nereye gitmek isterseniz alınıyorsunuz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Öğle yemeğinden sonra otelden kiralanabilen şnorkellerimizle odamızın önünden denize giriyoruz. (Kendi şnorkeliniz paletiniz varsa Maldivlere gelirken yanınıza almanızı tavsiye ederim) Akşamüstü ise geleneksel Maldivler günbatımı balığına çıkıyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Önce yüzümüz batıya dönük, bir müddet tekneyle yol aldıktan sonra bulutları pembeye boyayan gün batımının keyfini çıkarıyoruz. İşte hayat tam şuan çok güzel. Güneşin kızararak okyanusun arkasında bir yerlere saklanmasından sonra misinalar, yemler çıkıyor ve balık tutma aktivitesi başlıyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tabakta önüme gelince balık yesem bile balık tutmak, direkt olarak bir canlıyı öldürmek çok içime sinmiyor benim. Belki de ikiyüzlülük bu bilmiyorum. İzlemeyi tercih ediyorum. Hava iyice kararana kadar pek çok balık tutuyor ekibimizdekiler. Çilerle Eda teknenin arkasında tatlı tatlı kestiriyor. E yoldan geldik ve hala aktivite peşindeyiz, normal.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hava iyice kararınca balıkları da alıp otele dönüyoruz. Hızlıca hazırlanıp otelin içinde yer alan italyan / akdeniz mutfağı ağırlıklı Terrazzo’da akşam yemeğine gidiyoruz. Servis sektörünün iyiliği akşam yemeğinde de hissettiriyor kendini. Yol yorgunu, her biri suyun üzerinde birer villa olup bir iskeleyle birbirine sağlı odalarımıza dönerken gökyüzündeki yıldızlar aydınlatıyor yolumuzu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ne çok şey yaşadık ne kadar fazla güzelliğe şahit olduk bir günde. Tek başına olunca gece okyanusun üzerinde uykuya dalmak biraz ürpertici, yanımda sevdiceğim olsa korkmadan uyurdum…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ama olsun, sabah gözlerimi açtığım uçsuz bucaksız mavilik, ayaklarımın ucundaki dingin okyanus görüntüsü paha biçilemez. Gün burada nasıl kötü başlayabilir ki. Yalnızca odaya ait hafif hafif esen iskelede biraz yoga? Neden olmasın? Odalarda mat bile var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Kahvaltı için buluşuyoruz gözlerimizi Maldivlerde açtığımız ilk sabahta. Açık büfe alanda yok yok ama benim tercihim her yerde bu kadar lezzetlisini bulamayacağım tropik meyvelerden yana. Şimdiden özledim desem yeridir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Kahvaltıdan sonra farklı odalara göz atıyoruz. Bizim konakladıklarımız ‘Over Water Villa’ demiştim. Okyanusun üzerinde yükseliyor, kendi önündeki iskelesinden denize giriliyor. Bir de Beach Villa’lar var, okyanusun üstünde değil kıyısında yer alıyorlar. Önlerinde iskele değil kendi havuzları ve plajları var. Oda nasıl olursa olsun en önemli şey mahremiyet.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Anantara 3 ada üzerinde yer alıyor demiştim: Dhigu, Naladu ve Veli. Bir diğer adada (Anantara Naladu) biraz daha lüks  konaklama seçenekleri var. Buradaki evler daha büyük ve her evin bir kahyası var. Tabii ki odaların fiyatları da hizmete paralel olarak değişiyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Serin havlular ve ferahlatıcı içecekler gibi her yerde bir de bu içi çiçek dolu leğenler var. Ayakları temizlemek için. Kumdan diyeceğim ama bu görmüş olduğunuz beyazlık da kum değil, üzerine basıla basıla un ufak olmuş mercanlarmış.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Otel turundan ve her biri keyifle tasarlanmış farklı odaları gördükten sonra kendi adamıza, Dhigu’ya dönüyoruz ve başka bir eşsiz tecrübe için şefin bahçesinde buluştuyoruz. Burada Anantara’da otelin şefinin onlarca farklı baharat yetiştirdiği, dalından koparıp yemeklere kattığı bir bahçesi var. Bahçede farklı farklı baharat kokularından sarhoş olmuş şekilde bu sefer de bir ‘coconut guru’nun bizim için hızla bir hindistan cevizi ağacına tırmanıp oradan aşağıya hindistan cevizlerini atmasını izliyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Biz şov kısmı ağaca tırmanma merasimi sanıyoruz ama yanılmışız. Guru inanılmaz güç ve tecrübe isteyen tırmanışından sonra taze hindistan cevizlerini özenle soyuyor, tepelerini şık bir hareketle açıp çiçeklerle süsleyerek bize %100 doğal, %100 organik ve özellikle bu tarz iklimlerde dehidrasyona çok iyi gelen taze hindistan cevizi sularımızı takdim ediyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hindistan cevizi suyunu bitirince içinde kalan yumuşak katmanı cevizin kabuğundan yaptığımız kaşık yardımıyla sıyırıyoruz. Leziz ve çok sağlıklı. Son olaraksa filmlerden bildiğimiz o dışı kurumuş hindistan cevizlerinden kırıyor Guru bize. İçini dilimler halinde kesiyor, kemire kemire yiyoruz. Böyle bir aroma böyle bir lezzet olamaz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu hindistan cevizi dolu ferahlatıcı, lezzetli, sağlıklı anlardan sonra Anantara’nın bize tatlı bir sürprizi var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Otelin bünyesinde yer alan Spice Spoons yemek okulunda 2 çeşit başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan geleneksel bir Maldiv menüsünü şefler yardımıyla beraber pişirip yiyeceğiz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Baharatlar, kokular, taze malzemeler arasında biz yaramaz – sabırsız öğrencilere karşı şeflerin sabrı takdire şayan. Kendi hazırladıklarımızı yiyeceğimiz bilinciyle kolları sıvıyoruz ve gerçekten 4 çeşit yemek hazırlıyoruz. (isteyen bana mail atsın yemeklerin tarifini veririm, özellikle tatlı inanılmaz iyi)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Biz kendi yaptığımız yemeklerin tadını upuzun, bol sohbetli masamızda çıkarırken sertifikalarımız ve hazırladığımız yemeklerin tariflerinin yer aldığı kitapçıklarımız geliyor. Benim ismimi Bif diye yazmışlar sertifikada. Hep soyadımı yanlış yazarlar (tanverdi’yi tanrıverdi yapıyor Türkler) bu defa soyadım doğru adım yanlış :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yemeklerin hepsi güzel de ben gerçekten tatlıya vuruldum. İçi muzlu krep ama krep hamurunda şeker kamışı şurubu var. Baya leziz bir şey. Neyse, yemekler yeniyor kahveler içiliyor ve sonra iple çektiğimiz aktivitelerden birine geliyor sıra. Bilin bakalım ne?

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Maldivlerde dalmak, kite, paragliding gibi pek çok aktivite yapmak mümkün. Ama biz çok gezip akşamüstleri çok yorulan bir ekibiz. O yüzden iple çektiğimiz aktivite masaj! Haha! Her şey müşterileri rahat ettirmek, özel hissettirmek adına tasarlanmış Anantara’da masaj da kusursuz tabii ki.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Anantara Veli’de yer alan Sundari SPA’da dochamıza göre hazırlanmış mis kokular içinde, ayrıntılı biçimde ‘buramı buramı mıncır, burama burama da dokunma’ diye yazılı ve şekilli talimat verdiğimiz masözler tarafından 90 dakika boyunca resmen şımartılıyoruz. Ayurvedik masajdan sonra buhar banyosu ve havuz keyfi de yapıyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bugün gün batımı için bir yere gitmeyeceğiz. Oteldeyiz. Masajdan sonra yumuş yumuş olmuş halde biraz akşamüstü sefası yapıyoruz denizde. Biz sıcaklığı muhteşem suda, pamuk gibi  bulutların altında mutlu mutlu yüzerken, kumsalda çok güzel bir masa ve ışıklar hazırlanıyor. Çok özeniyoruz Çilerle, kesin düğün var akşama diyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Aslında odalarımız birer sunset villa yani kendi odamızın önünde iskelede oturarak da batırabiliriz güneşi. Ama dün akşam yemek yediğimiz restoranın ön tarafında Maldivlerde çok popüler olan infinity pool’lardan var ve gün batımı manzarası burada çok güzel olduğu bilgisini alıyoruz. Havuzun mavisi denizin turkuazına karışıyor ve o ufuk çizgisinin ardından da güneş hızla batıyor. Her gün olan bir doğa olayını yine her gün aynı heyecanla izlemek, aslında mutluluğun sırrı bu bence.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hava iyice kararınca odalarımıza dönüyoruz. Odamızda bizi bekleyen minik sürprizler hiç eksik olmuyor. Bahşişi fazlasıyla hakediyor çalışanlar. Sarp bize 5-10 Dolar bahşişin uygun olduğu bildisini veriyor. Yarın başka bir tesise geçeceğiz buradan. Hem bavul hazırlıyor, hem de akşam yemeğine hazırlanıyoruz. Yemek kumsalda. Akşamüstü görüp çok beğendiğimiz ışıklı masa bizim için hazırlanmış meğer. Dünyanın en çok yıldızlı restoranında yemek yiyoruz. Internet çekmiyor, çok mutluyum, çünkü genellikle sosyal medya yüzünden ister istemez bölünen sohbetimiz o kadar tatlı ki…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sabah çok erken kalkıp bavullarımızla beraber yola çıkıyoruz. Hoşçakal Anantara Dhigu! İlk hedef havaalanı. Buradan da konaklayacağımız ikinci tesise gitmek üzere deniz uçağına bineceğiz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Deniz Uçağı

Deniz uçağına ilk binişim. Uçak ufacık. Pilot yanıbaşımızda. Hostes ayakta zor duruyor. Hızlıca bir iki güvenlik önlemi sayıp kulaklık dağıtıyor. Kulaklığı takmazsan sağır edecek yükseklikte motor gücüyle uçak önce su üstünde hızlanıp sonra havalanıyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Pek çok kişi korksa da bana normal uçaktan daha güvenli geldi bu Seaplane. Biraz gürültülü falan ama sonuçta hem uçak hem de bot gibi bişeyiz. En kötü suya iner yüzeriz, ne bileyim. Sevdim ben deniz uçağını…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bizden nerdeyse herkes uyudu 40 dakikalık yolculuk boyunca. Ben adaları izlemekten alıkoyamadım kendimi. Yüzlerce irili ufaklı ada bulutların altında bir beliriyor bir kayboluyor. Renkler şaka gibi. Filtre neymiş unuttum Maldivlerde.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Per Aquum Niyama

Nihayet 40-45 dakika kadar sonra 2 gece konaklayacağımız ikinci tesise, Per Aquum Niyama’ya varıyoruz. Tüm otel tam kadro, soğuk havlular ve meyve suları ile karşılandığımızı belirtmeme gerek yok sanırım artık. Bu bir Maldiv geleneği!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yine sımsıcak, hatta otel sanki 10 yıldır bu ıssız adada bekleniyormuşçasına bir coşkuyla karşılanıp odalarımıza bırakılıyoruz golf arabalarıyla. Anantara’da Over Water Villa’da kalmıştık. Per Aquum Niyama’da da Beach Studio with Pool konaklama seçeneğini tecrübe edeceğiz. Odamızın önünde kendi havuzumuz, şezlonglarımız onun da hemen önünde kumsal ve okyanus var. Ahşap verandaların üzerinde ufak ufak kabuklu deniz canlıları yürüyor. Biraz durup dinlerseniz sesleri bile duyuluyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tam yuh artık bu güzellik artık saçmalık falan derken odanın içinde banyo olmadığını farkediyorum. Bir takım kapılar var ama dolap hepsi. Allah allah! Sonra kilitli kocaman iki kanatlı bir kapı çarpıyor gözüme, banyo olmasına ihtimal vermiyorum ama başka seçenek de kalmadı. Kapıyı açtığımda gözlerime inanamıyorum. Sanırım hayatımda gördüğüm en güzel banyo burası. Açık havada, minik bir havuzdan doğal taşlarla ulaşılan açık hava duşu, küvet, lavabolar, klozet ve iç açan bir yeşillik. Ben bu banyoda yaşarım.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Maldivlere gelip sadece kendi odasında takılarak bile mutlu olur huzura erer insan. Gerçekten her türlü konfor ve hoşluk düşünülmüş. Niyama’daki odalarda içi kahvaltılıkla dolu kocaman bir buzdolabı (minibar değil) ve kahvaltı hazırlamak için tezgah da var. Hiç odadan çıkmadan havuz deniz zaten önünde. Baya yaşanır burada.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Öğle yemeği için  odamızdan golf arabasıyla alınıyoruz ve öğlen hizmet veren BLU restorana geliyoruz. Burada da infinity pool var. Windows arka planı olacak güzellikte her fotoğraf karesi, baktığımız her yer.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAOLYMPUS DIGITAL CAMERA

Anlaşılan bünyesinde her biri farklı konseptte toplam 11 restoran bulunan Per Aquum Niyama’da gastronomi çok önemli. Sunumlar da lezzet de yıkılıyor. Gerçi Maldivler’de denizden babası çıksa yiyecek iddiada biri bile ‘yine mi balık’ diyecek hale gelebilir. Deniz ürününden başka seçenekler de var tabii ki ama balıklar, yengeçler ve ıstakozlar ve daha bilumum deniz canlısı burada o kadar lezzetli ki, gelmişken bol bol yemek lazım

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yemeğin üzerine tesisi keşfetme zamanı. Per Aquum Niyama, ilk konakladığımız Anantara’dan daha büyük sanki. Öğle sıcağında yürümemek için golf arabalarıyla geziyoruz. Bu bile keyifli :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Maldivler genellikle balayı destinasyonu olarak bilinir ama aslında burada hem maceraseverler ve doğa meraklıları için aktiviteler var hem de çocuklu aileler için bolca seçenek, özellikle de Per Aquum Niyama’da.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Otelin bünyesinde, bizim bile dibimizin düştüğü bir çocuk merkezi yapmışlar. Sular, kaydıraklar, ağaçlar, trambolinler; çocuk yogasından masala, sinemadan yarışmalara çeşit çeşit aktiviteler… Çok küçük bebeklere ücret karşılığı bakılıyor. Daha büyük çocuklar ise gün boyu ücretsiz eğlenebiliyorlar bu merkezde. Çocuk olarak da çok eğlenceli yani Maldivler.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tesis turumuzda yine hem sahilde hem su üzerinde villaları hem de spa ve rahatlama alanlarını geziyoruz. Tabii ki her gördüğümüz odaya dibimiz düşüyor. Peyzaj mimarlığı konusunda ders kitabına girecek kadar güzel her şey.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşam üstü ise geleneksel ahşap bir Maldiv teknesiyle gün batımı turuna çıkıyoruz. Şampanya ve minik atıştırmalıklar eşliğinde yıllardır okuyucularımdan en çok duyduğum, her duyduğumda bir kumbaraya para atsaydım şimdiye zengin olmuştum dediğim o söz çınlıyor kulaklarımda: “hayat sana güzel”.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hayat şu an çok güzel gerçekten de. Maldivler’de hayatın kötü olma ihtimali yok gibi. En kötü duyguları bile alıp mavi okyanusa, beyaz kuma, pembe buluta çevirebilecek bir masal ülkesi sanırım burası. Evet hayat şuan bize güzel!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tekne gezintisinden sonra odalarımıza çekiliyoruz akşam yemeğine kadar dinlenmek için. Tam duşa girecekken aceleci, heyecanlı ve hızlı bir tropik yağmur bastırıyor. Duş zaten açık havada, yağmur suları da karışınca anlatılmaz yaşanır bir tecrübe oluyor tenimin üzerinde. Doğal duştan sonra odamdaki salıncakta beni alıp akşam yemeğine götürecek golf arabasını bekliyorum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşam yemeği için tesise ait küçücük bir adada yer alan Edge adlı restorana gidiyoruz. Hem deneysel, hem füzyon hem de moleküler gastronomik bir akşam yemeğinden sonra (bildiğim bütün terimleri tek cümlede kullandığım için çok mutluyum), yalnızca öğle yemeği servisinde açık olan, suyun altındaki Subsix Restaurant’a iniyoruz, sadece bakmak için. Her tarafı camla kaplı bu restoranda öğle yemeği yemek gerçekten de epey enteresan bir tecrübe olabilir. Düşünsenize siz yemek yerken balıklar yüzüyor camın önünde. Yapay ışıkta bile etkileyici, hipnotize edici bir duygu, gündüz çok özel olmalı. Şimdi balıklara veda ediyoruz ama yarın dalıp benzer bir dünya göreceğiz biz de sular altında.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sabah tropik meyveler, krepler, sushi, omletler, smoothie’ler, taze meyve suları ve kahveler eşliğinde şampiyonlara yaraşır bir kahvaltı ediyorum. Bu saydığım Epicure‘un sunduğu menü açık büfede olanın 10’da biri desem abartmış olmam. Resmen sınırsız seçenek var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Kahvaltının üstüne şnorkelle dalmaya gidene kadar biraz boş vaktimiz var nihayet. Hiçbir şey yapmadan havuzun ve denizin keyfini çıkarıyoruz. Bu palmiyeleri kim koydu buraya, bu nasıl güzel bir kompozisyon, bulutları kim boyadı ya da? Denizin pantone renk kodu nedir? Gökyüzüyle nasıl da bu kadar uyumlu?

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Infinity pool, ahşap deck, bir iki masa sandalye ve sarı şemsiyeler dışında tamamen doğal bu güzellik karşısında insan yaşadığına şükrediyor, sadece şükrediyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Şnorkelle dalmak üzere tekneyle bir yarım saat kadar yol alıyoruz. Yolda hepimize önemli güvenlik tedbirleri tek tek anlatılıyor. Kendi şnorkel gözlük ve paletiniz yoksa otelden temin edebiliyorsunuz. Denizin ortasında uzun süre yüzeceğimiz için waterproof güneş kremi ya da belki de bir divingsuit giymek faydalı olabilir. Su altında çekim yapan bir kameranız da varsa ‘let the games begin’

OLYMPUS DIGITAL CAMERA maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (74) maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (71) maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (65) maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (36)

maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (10) maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (60) maldives-islands-prontotourNIYAMA_CoralGarden_2015  (67)

Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğrafları ben çekmedim. Bizimle birlikte dalan bir dalış hocasının kamerasından hepsi. Bize bir usb stick içinde verdiklerinden yola çıkarak blog’da kullanabileceğim kanısındayım. Fotoğraflar için Per Aquum Niyama’ya teşekkür ediyorum. Otele dönüşte hepimize bir enerji gelmiş, çocuklar gibi şeniz. Teknenin önünden göz acıtan güzellikteki maviliğe atlarken geçmiş ve gelecek çok uzak birer kavram. Anda ve buradayız!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dalış üzerine epey acıkmışız. Kumsalda hafif ve lezzetli bir öğle yemeği, bol bol tropik meyve suyu takviyesinden sonra akşamüstü Yoga var programda! (Bana böyle şeylerle gelin)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Kumsalda biraz self-practice’den sonra bir hoca eşliğinde okyanus kenarında Hatha Yoga yapıyoruz. Saati boşverin, toplantı mı var, vakit gün batımı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

3 gündür denizden, karadan her türlü şekilde izledik gün batımını, bugün de görmeyivereyim diye bir düşünce geçiyor aklımdan itiraf edeyim. Yoga’dan sonra doğrudan odama gitmeye yeltenirken gökyüzü 10-15 dakika içinde renkten renge bürünüyor. İnsan huşu içinde kalıyor böyle bir güzellik karşısında. Kameralar kifayetsiz! Dur Elif ne odası şimdi Allah aşkına!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşam yemeği için Afrika, Güney Amerika ve Uzak Doğu füzyonu, dekorasyonu ise Afrika konseptli çok güzel bir restorana geliyoruz: Tribal. Çalışanlar acayip tatlı. Yemekler gerçekten çok orijinal. Özellikle Tanzanya‘nın Swahili’den çevirisi ilaç anlamına gelen, ballı, şekerli, votkalı içkisine hasta oldum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Per Aquum Niyama’da da 2 gece konakladıktan sonra sabah yine sea plane’le havaalanına dönüyoruz. Maldivler’de son günümüz!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Per Aquum Huvafen Fushi

Havaalanından wifi’li ve acayip şık teknelerle yarım saat gibi bir sürede vardığımız Huvafen Fushi Maldivler’deki son durağımız. Buraya günübirlik geldik. Gece konaklamayacağımız için tek tek odalar yerine kocaman bir odaya yerleştiriliyoruz. 3 Bedroom CUbe with Pool. Bu oda dada direkt kumsalda olanlardan. 3 yatak odası, bolca banyosu, jakuzisi, küveti, kocaman bir salonu, pinpon ve bilardo masası, efsane bir ses sistemi, barı, havuzu, kendi sahili ve iskelesi var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Huvafen fushi Dhivehi dilinde (Maldivlerin yerel dili) rüya adası anlamına geliyormuş. İsminin hakkını fazlasıyla veren bir yer. Tebrikler. Huvafen Fushi geldiğimiz tesisler içinde en lüks olanı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAOLYMPUS DIGITAL CAMERA

Per Aquum Huvafen Fushi’nin özelliği, pek çok diğer ada/tesis gibi  bir tarafı mavi okyanus bir tarafı daha sığ yeşil lagoon değil her tarafı yeşil lagoon. Bu da adada her yerden dalma ve inanılmaz bir su hayatı tecrübe etme imkanı sunuyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Odalar inanılmaz iyi. İhtiyaç değil hayal gücüyle tasarlandığı çok belli, zevkli, özel alanlar yaratılmış. İçinde havuz olan ve cam bir bölmeyle dışarıdaki havuza uzanan; taban döşemesinin bir kısmı cam olup denizin dibini gösteren Ocean Bungalow with Pool tipi odalarda yaratıcılığın sınırları zorlanmış.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Two Bedroom Ocean BUngalows with pool denen oda tipindeyse odanın içinde yarısı da dışında olmak üzere kalkıp inen bir camla ayrılan efsane bir havuz var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Huvafen Fushi’de resmi olmasa da saatleri bir saat ilerde. Cep telefonu öyle otomatik değiştirmeyecek yani saati, manuel yapmanız lazım. Neden böyle bir uygulama var derseniz, cevap basit: Her şey seçkin misafirler için. Onlar bir saat daha fazla uyusun, güneş daha geç batsın gün daha uzun olsun diye. Neden olmasın!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hızlı ada turumuzda farklı tipte odaları gezip görüyoruz. Huvafen Fushi’de sadece 40 oda var. Sabah kahvaltısı gibi zamanlar dışında pek insan görmediğiniz için kendine özel ada kapatmış gibi hissedebilir insan burada.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Aslında oldukça yüksek profilli, lüks bir yer Huvafen Fushi, ama insanların salaş, terlikle şortla takılabilecekleri, rahat edebilecekleri bir ortam yaratılmak istenmiş.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Öğle yemeği için plajda yer alan Fogliani’s’de buluşuyoruz. Fogliani’s’in italya spesyaliteleri yanında, otelde yer alan başka bir dining konsepti olan raw‘un menüsünden de tadımlıklar geliyor masaya. Tamamen çiğ malzemelerle hazırlanan menü hem göze hem de damağa hitap ediyor. Hafif bir yemeğin üzerine bu defa çok farklı bir SPA tecrübesi bekliyor bizi:

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yine bir masaj tecrübesi. Ancak bu sefer su altında!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Basamaklarla birkaç kat aşağı inip yine her tarafı camlarla çevrili küçük bir odayla karşılaşıyoruz. Masaj yataklarımız hazırlanmış. Sırt üstü yatıp kafamızı o deliğin üzerine koyunca anlıyoruz buranın esprisini. Masaj yaptırırken bir yandan tam gözümüzün altına, doğru açıyla yerleştirilmiş aynalardan spa’nın etrafında yüzen balıkları ve eşsiz güzellikteki deniz altı dünyasını izliyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sanki suyun içindeyiz. Masal gibi!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu çok özel SPA deneyiminden sonra artık Maldivler masalının sonuna yaklaşıyoruz. Tabii ki her zamanki gibi bir sürü kartpostal alıp bana adresini yollamış olan okuyucularıma kart atıyorum. Bu baya gelenekselleşti artık. Şimdiye kadar Budapeşte, Prag, Roma, Berlin, Hamburg, Londra, Kopenhag, Reykjavik, Akureyri, Goa ve Izmir’den 100’den fazla kart attım :) Maldivleri atlamak olmaz. Seviyorum el yazısı sıcaklığını.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Gerçi burda her yer kartpostal gibi zaten :) Su altı dünyası oldukça zengin olan Huvafen Fushi’de dalmaktan korkanların da bu dünyayı tecrübe edebilmesi için masaj yaptırdığımız su altı spa’sına gece turları düzenleniyormuş. UV lambalarla fosforlu balıkları hatta planktonları görmek büyüleyici bir tecrübeymiş. Bir gece de burada kalacak vaktimiz olsa kesinlikle su altı spa’sına gece gitmek isterdim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bir de Huvafen Fushi’de mercan koruma programına katılıp bir mercan evlat edinip gelişimi ve sağlık durumuyla ilgili raporlar almanız mümkünmüş :)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Huvafen Fushi’deki bir diğer ‘marine’ güzellik ise her akşam saat 6 gibi stingray’lerin sahile beslenmeye gelmeleri. Turistler otel görevlilerinin getirdiği balıklarla hem besliyor hem seviyor bu canayakın balıkları. Aslında yemek bahane, kendi avlandıkları miktara göre çok ufak bir miktarda besleniyorlar. Asıl amaçları kendilerini sevdirmek. Baya kedi gibiler, ayaklara sürtünüp sevgiyle tatlı tatlı şımarıyorlar. Gördüğüm en dost canlısı hayvanlardan biri.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu müthiş tecrübeden sonra güneş batıyor yine, günün o en huzurlu saatleri gökyüzündeki pastel tonlarla belli ediyor kendini.  Bavulları kapatıp uçak için hazırlanıyoruz artık. Bize ayrılan masalın sonuna yaklaştık.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşam yemeğinde salata eşliğinde kocaman, tepeleme bir deniz ürünleri tabağı geliyor masaya ve bir takım “ameliyat aletleri”. Kabukları kıra kıra yemeye başlıyoruz. Biz yemek yerken önce köpek balıkları geliyor oturduğumuz iskelenin altına. Tıpkı stingray gibi köpekbalıklarının da da her akşam geldikleri belirli bir saat varmış. Birkaç metre boyunda kocaman hayvanlar gerçekten de. Korkmaya gerek yokmuş ama, insanlara saldırmıyorlarmış bu vejeteryan köpek balıkları. Yavaş yavaş başlayan yağmur şiddetini arttırınca içeri geçiyoruz sonra. Haydi son deniz ürünleri, kapatıyoruz. Botla havaalanına oradan da uçağa geçerken tatlı bir yorgunluk var üzerimde, uçak kalkışa geçince rüya biraz daha sürsün diye gözlerimi kapatıp uykuya dalıyorum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu masal gibi basın gezisi için Prontotour’a çok teşekkürler. Balayınızı ya da tatilinizi böyle bir cennette geçirmek isterseniz bölgeye yıllardır tur yapan Prontotour’un uçak dahil Maldivler tur seçeneklerine göz atmayı unutmayın.

YORUMLAR

  • fatoş diyor ki:

    Ağlamak istedim yazıyı okurken :D Niyet edeyim şu güzel akşam saatinde, ennn kısa zamanda bu tecrübeyi ailece yaşamak için

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir