istanbul-kuzguncuk-cizenbayan

Şubat ayında The Story of Seven‘da yayımlanmış Kuzguncuk’ta En İyi 7 adlı yazım (bunun gibi daha pek çok konuda ilham verici ve özgün yazı için The Story of Seven‘ı ziyaret etmeyi unutmayın)

İstanbul gibi kaostan beslenen bir metropolitanda, yalnızca her adım başı yenisi yapılan gökdelenlerden, renksizleşen ve cansızlaşan sokaklardan değil, betonlaşmış insanlarından da kaçmak için bir çıkış yolu arıyoruz bazen. İhtiyacımız olan huzuru bulma arayışı içinde yıllardır kendini olduğu gibi korumayı başarmış bir mahalleden bahseceğim size: Deniz kenarından tutun da apartman köşelerine, çay evlerinin önündeki taburelerden parklara, mahalle sakinlerine ve hatta sokakların asıl sahipleri olan kedi ve köpeklerine kadar kendine özgü ve özgün Kuzguncuk!

Anadolu Yakası’nın Üsküdar ilçesinde bulunan bu şirin semt, İstanbul’da belki de, mahalle anlayışının hala devam ettiği ve her bakışta bir İstanbul hikayesi anlatan son yerlerden. Tarihi boyunca değişmiş ama özünden kaybetmemiş. Her şey değişir bazı şeyler değişmez deriz ya bazen, buna çoğu zaman ruhunu korumak adı da veriririz. İşte Kuzguncuk öyle bir yer.

Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Müslümanlar gibi farklı kökenlere ev sahipliği yapmış Kuzguncuk’ta insanlar beraber yaşamayı, bütünsel olmayı öğrenmiş. Sahilden köprüye giden yolun kenarında değişik dinlere ait yapıların  yan yana inşa edilmesi ve günümüze kadar gelmiş olması da bu sevgi ve barış ortamının hala sürdüğünün bir kanıtı.

Yolunuz düşerse eğer, mutlaka uğramanız gereken 7 Kuzguncuk mekanını sizler için seçtik, biraz huzur ve hoşgörüye özlem duyuyorsanız atlamayın:

Kuzguncuk Çınaraltı Cafe

Kuzguncuk ışıklarda, sahil kısmında kalan bu cafe, pazar kahvaltıları için birebir. Samimi çalışanlarıyla, leziz karışık tostuyla, taptaze limonatasıyla aslında evinizde kahvaltı ediyormuşsunuzcasına bir kalp sıcaklığı hissi uyandırıyor. Hayır ya, bize böyle deniz havası lazım derseniz eğer; ışıkların karşısındaki Dilim pastanesinden poğaçanızı alıp, cafenin hemen yan tarafında kalan banklı açıkalana kurulup çayınızı yudumlarken boğaza karşı müthiş bir keyifle saatlerinizi harcayabilirsiniz.(Cafenin içinde çok tatlı bir Can Yücel köşesi var, incelemeyi unutmayın!)

Kuzguncuk Bostanı

Uzun yıllardır betonlaştırılmaya çalışılan fakat Kuzguncuk halkının sahip çıktığı Bostan, geçen sene alınan kararla parklaştırılmış ve halkın kullanımına açılmış. Mahalle sakinleri, dönemlik kurayla Bostan’da kendi küçük bahçelerine sahip olabiliyor. Kahvaltı ettikten sonra sindirmek için veya Kuzguncuk’un altını üstüne getirdikten sonra dinlenmek için burada vakit geçirebilirsiniz.

Klas Köfte

Kadir Abi’nin gizli tarifli, leziz İnegöl köftelerini tadan biri, sırf bu köfteler için haftada beş kere, iş mesaisi gibi gelir buraya. Siz siz olun, Kuzguncuk’a uğrayıp da yarım ekmek yemeden evinize dönmeyin.

Ekmek Teknesi

ekmek-teknesi

Bir dönemi ekran başına bağlayan efsanevi dizi Ekmek Teknesi’ni hatırlayanlar dikkat, buram buram nostalji kokan bir sokakta (Perihan Abla), tam da Ekmek Teknesi’nde cağ kebabı yeme fırsatı sizi bekliyor. Dipsiz bir kuyu misali, Kuzguncuk, keşfedilmek için sizi bekliyor.

Kuzguncuk Balıkçısı

Yine Perihan Abla sokağında, Ekmek Teknesi’nin karşı çaprazında kalan Kuzguncuk Balıkçısı önce dış duvarını ve kaldırımı kapsayan koca sarı üçgenle ve bu üçgene uygun masasıyla ilginizi çekecek. Kendinizi meraktan alıkoyamayıp hop içeri dalacaksınız, içerisinin sevimliliği sizi iyice buraya bağlayacak, aklınızdan balık yemek geçmediyse bile mecbur artık balık yiyeceksiniz. Yemeğin sonunda mecburiyetten duyulan pişmanlıkla değil, afiyetten duyulan karın tokluğuyla evinize mutlu biri olarak döneceksiniz.

Betty Blue

Adını, aynı adlı filmden alan güzide mekan. Kahvaltısından, öğle ve akşam yemeklerine kadar her şeyi sahibi Sibel abla yapıyor. Bir yandan yemekleri yaparken bir yandan da tatlı sohbetiyle ve bütün sevecenliğiyle müşterilerine eşlik eden Sibel abla, sizi aslında bir cafe’de değilde kendi evinde ağırlıyormuş gibi.

Dilim Pastanesi

Kuzguncuk’un simgesel mekanlarından birisi ise; Dilim Pastanesi. Sabahları işe yetişmek zorunda olanların karınlarını doyuran, teyzelerin 5 çayı tuzlu ihtiyaçlarını karşılayan, yazın dondurmasıyla serinleten, kışın poğaçalarıyla ısıtan, eklerinden tutun pastasına kadar her şeyinde lezzet taşıyan, çalışanlarının ve sahiplerinin sıcak kanlı insanlardan oluştuğu kadrosuyla bu pastane, kesinlikle uğramanız gereken yerlerden biri haline geliyor.

 

Ekmek: Dost mu düşman mı?

Ekmek: Dost mu düşman mı?

Şubat ayında The Story of Seven‘da yayımlanmış Kuzguncuk’ta En İyi 7 adlı yazım (bunun gibi daha pek çok konuda ilham verici ve özgün yazı için The Story of Seven‘ı ziyaret etmeyi unutmayın) İstanbul gibi kaostan...

cizenbayan-uno-cok-tahilli-ekmek

aya selam:)  #cizenbayanlayoga

aya selam:)  #cizenbayanlayoga

Şubat ayında The Story of Seven‘da yayımlanmış Kuzguncuk’ta En İyi 7 adlı yazım (bunun gibi daha pek çok konuda ilham verici ve özgün yazı için The Story of Seven‘ı ziyaret etmeyi unutmayın) İstanbul gibi kaostan...

aya-selam-cizenbayan-video-yoga

YORUMLAR

  • bensenbensen diyor ki:

    Eğer benim gibi İstanbul’ a disaridan gelip gezdiyseniz Kuzguncuk’ ta(sanirim tam Kuzguncuk icinde degildi ama mesafesi kisaydi) kalacaginiz yer: Hamamhane
    Hatta fotograflarina baktim simdi bizim kaldigimiz zaman daha eskiydi, yenilemisler.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir