ygtfp

Solardipper Yiğit Gürcihan’la her hafta Pazartesi Radio Adidas Originals‘ta 22:00-23:00 saatleri arasında dinleyebileceğimiz FAKEPAKT projesi hakkında konuştuk.

Nedir FAKEPAKT?

FAKE – İngilizcedeki anlamıyla bildiğimiz ‘Fake’ yani sahte, taklit, fason
PAKT – ‘Agreement’ anlamındaki ‘Pakt’ yani anlaşma

FAKEPAKT bir radyo programıdır. Yayın hayatına başladığı günden bu yana Pazartesi geceleri saat 22:00 – 23:00 arasında Radio Adidas Originals’da yayınlanır. Aynı zamanda Pazartesi haftanın ilk günü olduğu için Radio Adidas Originals tarihinde ilk yayınlanan program olma gibi bir özelliği de vardır:) Uygun mekanın ve kitlenin oluşması durumunda, canlı performans olarak hayata geçirilmeye müsait bir konsepttir FAKEPAKT.

Radyo programında sadece müzik var, konuşma yok. Sadece zaman zaman filmlerden replikler eklediğim oluyor. Saat 22:00 olunca bir spot giriyor ama programın adı veya benim ismim geçmiyor. Ama zaten ilk parçayla beraber farkedilebilecek bir format söz konusu. Yani 22.00 itibariyle programımın başladığı rahatlıkla anlaşılabilir. Zaten sitedeki player’da çalan parça kısmında da yayında olan neyse görüyorsunuz.

Nedir konseptin?

İnsanları dans ettirmeyi amaçlamıyorum. Dansı tetikleyen şeyler de çalıyorum elbet ama daha çok bir mod peşindeyim. Fakepakt için insanların kafasında oluşmasını istediğim en önemli algı bu. Şehrin olumlu olumsuz yönlerinden beslenen, şehirde doğan ve şehire dair bir mod bu.

Ritm seviyorum. Her insan gibi. Beki bir çok insana göre birazcık daha fazla. Ritmden, neredeyse her müzikte olan bir şeyden bahsediyoruz. Ayrıca müziğin bir deneyim olduğunu düşünüyorum. İnsanlara bir şey hissettiren bur deneyimde ve sahip olduğu çeşitlilikte ritmin önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Hip Hop beatleri hep ilgimi çekti. Bende hareket geçirdiği hisler çok hoşuma gidiyor. Danstan bahsetmiyorum. Dediğim gibi, birincil olarak bir mod kovalıyorum. İkinci olaraksa janrlar devreye giriyor. Başı çeken janr Hip Hop. Ama öyle ‘yo yo!’ tarzı MTV’ den fırlama bir Hip Hop değil. Bunun altında bu türden beslenen alt janrlar da var.  Aslında Beatscene’den besleniyor FAKEPAKT. Alt kümelerini sonuna kadar soluyorum, hissediyorum. Programa hayat veren bazı akımları saymak gerekirse Enstrumental Hip Hop, Glitch Hop, Neo Soul, R&B,Breaks gibi bir çok sub janr sayılabilir. FAKEPAKT’e dair en sevdiğim ve üzerinde emek harcadığım şeyse o bir saatin baştan sona dinlendiğinde verdiği haleti ruhiye.

Bu bir kolaj mı?

Tam olarak öyle denemez. Yani Gipsy Kings ardından Nirvana çalan bir kolajdan bahsetmiyorum. Birbirini destekleyen, ucundan birbirine dokunan ve bir şekilde baştan sona dinlenildiğinde ‘heh ben şimdi bir set dinledim’ hissiyatı oluşturan bir bütün bu daha çok.

Nasıl ortaya çıktı? Nasıl başladı?

Hep müzikle iç içe bir adam oldum. Çok şanslıyım ki müzik araştıran, iyisini bulup dinleyen bir anne babayla büyüdüm. Kötü müziklere maruz kalmadım hiç. Ve evet. Kesinlikle kötü müzik diye bir şey olduğuna inanıyorum. Lisede davul çalmaya başlayarak müzik icra etmeye dair de ilk adımımı atmış oldum. Bir grupla müzik yapma sinerjisi peşindeydim ve küçük yaşlardan beri gözüm hep davulda olduğunda bu enstrumana yöneldim. Cover çaldığımız bir grubumuz vardı ama üniversiteye girerken ara vermek zorunda kaldık. Üniversiteye girince başka bir grupla davula geri döndüm ve şimdi Solardip’te beraber olduğum sevgili dost Emir’le de ilk kez orada birlikte çalmış olduk.

Bu grup Solardip’in ilk adımları mıydı?

Ladytron, The Killers, Skunk Anansie falan çalıyorduk. Bar veya cover grubu olmaya da asla ilgi duymuyorduk. Müzik yapmak hoşumuza gidiyordu. Kendimiz bir şey üretelim dedik, beraber müzik yapmaya başladık. Gitar çalan bir arkadaşımız da bize katıldı ama sonradan kayıtlarda gördük ki yapmak istediğimiz müzikte gitara yer yok. Yola iki kişi devam ettik, kafamızdaki sound’u biraz daha oturttuktan sonra da vokal arayışı içine girdik. Duygu bize katıldı ve ozaman Solardip olduk.

Solardip harika bir proje, Babylon Newcomers Festivali’nde daha sonra yurt dışında Exit Music Festivali’nde çaldınız. O konuya bir başka röportajımızda geleceğiz. Şimdi konu FAKEPAKT. Solardip’in yaptığı müzikle FAKEPAKT’in modu çok farklı. İkisi de sen misin?

FAKEPAKT benim evde bir hafta boyunca severek dinlediğim şarkıların arasından belli bir kategoride olanları bir araya getirip Pazartesi akşamları paylaşmam gibi biraz. Hiçbir zaman hali hazırda dinlediğim müzik tarzına sıkı sıkıya bağlı bir adam olmadım ben. Müziğe karşı önyargısızım. Her zaman yüksek kredim vardır. Anlamak değil, dinlemek ve ondan keyif almak için bakıyorum biraz. Bu ne ya demekten ziyade dinleyip güzelse beğenirim, beğenmezsem de o benim için kötü müzik değildir, beğenmemişimdir sadece. Her zaman farklı şeyler dinlerim. Sahnede bambaşka gümbür gümbür şeylerin parçasıyken evde, odamda John Coltrane, Chick Corea, Erik Truffaz, Herbie Hancock gibi isimler yankılanıyor olabilir.

En başından alacak olursam, FAKEPAKT 2008-2010 arasında hayata geçirdiğim bir blog projesiydi ilk olarak. Her hafta 11 şarkı seçip (set halinde değil, mp3 olarak) tanıdığım, tanımadığım insanlardan da albüm kapağı alıyordum. “Merhaba benim bir projem var. 11 tane şarkı seçtim, senden hangi şarkıları seçtiğimi bilmeden bana bir albüm kapağı yapmanı istiyorum” diyordum. Bilmeden hazırlanan bu kapaklarla benim seçtiğim şarkılar bir araya geliyordu. Amaç da buydu zaten. Bu proje baya tuttu. Endonezya’dan kapak falan gelmişti. 30-40 tane bu şekilde hazırlanan ‘albüm’den sonra proje vakitsizlikten bitti. Ama ben bu birikimi, bu çok dinlenmeyen keyifli müziği FAKEPAKT ismiyle radyo ortamına taşımak istedim.

fakepaktnksa

Radyoya taşıma süreci nasıl oldu?

Radyoya hep ilgi duydum. Filmler vardır mesela gecenin bir yarısı Amerika’nın bir kasabasında yerel radyoda adam yayın yapar ve onu sadece kamyoncular falan dinler ama dinlenir. Birilerine bir şey dinletmekten ziyade bir yerde yayın yapmak, görünmeden şarkı dinletmek, görmediğin duymadığın birilerinin senin paylaştığın müziği dinliyor olmaları falan. Bunlar hep hoşuma gitmiştir.

Üniversite’de çok sevdiğim bir arkadaşımla bir radyo programı formatı oluşturduk. Bahçeşehir Üniversitesi radyosunda Salı akşamları “Check-in” isminde 2 saatlik bir programımız vardı. O zaman radyo bizim için keyifti ama sorumluluktu aynı zamanda. Oturup hafta sonu myspace’den, bloglardan yoğun bir şekilde araştırma yapar, insanların pek de denk gelmediğini düşündüğümüz şarkıları çekip çıkarırdık. Bazen şarkılarla ilgili ufak ufak notlarımızı paylaşırdık. Bizce bu şarkı yakında patlar falan diye tanıttığımız şarkıları ve sahiplerinin öngördüğümüz gibi 1-2 sene sonra bir yerlere geldiğini görmek büyük keyifti.

O dönem müzik araştırmak, mecraları tanımak, janrlar üzerine ne kadar kaynak var, buna dair elimdeki malzemeyi artırdığım bir dönem oldu. Yani onlarca müzik blogu, yayını derken güzel bir arşivin yolu açılmış oldu. Mümkün olduğuna ana akımların dışına çıktım ve dinlenmeyen arada kalmış şeyleri bulup çıkarmak bir amaç oldu benim için. Bu program 2 sene boyunca devam etti. Bu sırada sosyal medyada hep büyük sevgi gördü. Blogumuz vardı, setleri oraya yüklüyorduk vs. her şey yolundaydı. Ne yazık ki daha sonra mezuniyet projeleri falan derken zamansızlıktan bu proje de rafa kalktı. Ama bizim içimizdeki müzik paylaşma tutkusu rafa kalkmadı.

Radio Adidas Originals‘da yaşatıyorsun artık bu tutkuyu?

Evet, blog değil bir radyo formatı olsun istiyordum ve mümkünse akşam olmasını istiyordum. 2010 sonunda askere gittim 2011 Mayıs ayı askerden döndüğümde Radio Adidas Originals yayına başlıyordu. Haziran’da da beta yayın bitti ve programlar belli oldu. Schedule’a göre Pazartesi günü Radio Adidas Originals tarihinde yayımlanan ilk program benimki olmuş oldu böylece:)

Programım Pazartesi akşamları 10’da başlayıp 11’de bitiyor. Kafamda hali hazırdaki müzikler vardı. Solardip’le yaptığımdan çok farklı bir konsepti var. Evde zaten Solardip’le yaptığımız tarzda şeyler dinliyorum. Ama benim sürekli beslediğim farklı bir arşivim de var. FAKEPAKT’te bu arşivi paylaşıyorum.

Dansın eğlenceyle eşit olduğunu düşünmüyorum. Mod önemli benim için. Müzik dinlemek bir deneyimdir demiştim az önce. İnsanların uyarılıdğı bir an diye de devam ediyim. O noktada her şey olabilir. Akşamları dinlediğin bir şarkıyla harekete geçip olmadık bir şey yapabilirsin, sabah dinlediğin bir şarkıyla bütün günün şekillenebilir. Müziğin böyle bir gücü var ve ben o gücü kullanarak kafamdaki bir modu yakalamak istiyorum. Bu mod şehir modu. Olumlu olumsiz şehrin her şeyinden besleniyor. Bencil bir program FAKEPAKT. Kimseye, hiç bir zevke katkım olsun diye uğraşmayan, kendi bildiğini okuyan bir profili var. Kimse de dinlemiyordur belki.

Mod hep aynı mı?

İki hafta üst üste dinleyince bazı farklılıklar hissedilebilir. Setler birbirinden çok farklı oluyor. Birinde enstrümantal hip hop, diğerinde R&B, soul gibi şeyler öne çıkıyorken, bi diğerinde daha elektronik sound’lar ağırlıkta olabiliyor. Ama hepsini bir değerlendirdiğimizde ortak zeminleri hep sabit kalıyor.

Bu moddan veya formattan sıkılırsan ne olacak?

Sıkılırsam FAKEPAKT biter. Yeni bir şey yapacaksam da bu isimle değil yepyeni bir isimle başlarım.

FAKEPAKT’in bir adım ötesi nedir? Bir sahne şovu mu? Bir dergi mi?

Başka planlarım var elbet. FAKEPAKT’i radyo programı dışına çıkarıp setler yayınlamaktan da öteye geçirip içerik paylaşan bir web site haline getirmek istiyorum. Ayrıca hali hazırda bir albüm üzerinde çalışıyorum. Tamamen kendi prodüksiyonlarım ve bazı konuk vokaller olacak. Sahneye de taşınacak bir proje. Nasıl bir şeyler çıkacağına dair soruların cevabı da FAKEPAKT’ de.

Zaten bir blogun var şu an ve her hafta programdan sonra setlerini paylaşıyorsun bildiğim kadarıyla?

Evet ama bundan ibaret. (http://fakepakt.tumblr.com) FAKEPAKT için düşündüğüm bunun bir adım ilersi. Birilerini bulup tanıtmak örneğin, sıradan var olan bir format ama kendi içinde tutarlı. İnsanlar FAKEPAKT neler paylaşmış diye girip baksın, ne tarzla karşılaşacağını bilerek.

Bazen canlı performanslar sergiliyorsun. Bu da FAKEPAKT’in bir uzantısı mı?

Yeni başladım sayılır. Taleple ve hevesimle yürüyebilecek bir şey. Yine aynı formatta ama radyodakine göre daha uzun ve birazcık daha hızlı setler sunuyorum.

Neden çalıyorsun peki?

Bu müziğin kaliteli ses sistemlerinde güzel bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Ben çalarken eğleniyorum. Bunun dışında aldığım davetler de beni mutlu ediyor tabi. Ne olduğunu bilerek, bilinçli bir şekilde bu müziği konuk etmek isteyen birilerine pek hayır demiyorum.

En son nerelerde çaldın?

En son Fashion’s Night Out kapsamında Adidas’ın İstinye Park’taki mağazasında çaldım.

Son olarak radyo programınla ilgili olarak neler söylemek istersin?

Şehir ışıkları benim için ‘yeryüzündeki yıldızlar’ gibi. FAKEPAKT bir akşam programı, akşam dinlenmek için hazırlanan, fırına da akşam verilen bir program. Mümkünse yayınlandığı saatte canlı dinleyin.

FAKEPAKT’i merak edenler her Pazartesi Radio Adidas Originals’dan online olarak dinleyebilirler. Bir de cizenbayan.com için kısa bir FAKEPAKT set’i hazırlasan, ağzımıza bir parmak bal çalsan?

Tabii ki. Seve seve.

emir yargın

emir yargın

Solardipper Yiğit Gürcihan’la her hafta Pazartesi Radio Adidas Originals‘ta 22:00-23:00 saatleri arasında dinleyebileceğimiz FAKEPAKT projesi hakkında konuştuk. Nedir FAKEPAKT? FAKE – İngilizcedeki anlamıyla bildiğimiz ‘Fake’ yani sahte, taklit, fason PAKT...

8c8b37f8392b45349e09ab52315cbdb1

takila & cukula

takila & cukula

Solardipper Yiğit Gürcihan’la her hafta Pazartesi Radio Adidas Originals‘ta 22:00-23:00 saatleri arasında dinleyebileceğimiz FAKEPAKT projesi hakkında konuştuk. Nedir FAKEPAKT? FAKE – İngilizcedeki anlamıyla bildiğimiz ‘Fake’ yani sahte, taklit, fason PAKT...

artworks-000029342319-y2srjj-crop

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir