cizenbayan-tulum

Okula git. Ailenin sözünden çıkma. Ödevlerini yap. Sınavlara çalış. Üniversiteyi kazan. Aileni mutlu et. Mezun ol. İyi bir işe gir. Ev al. Araba al. Paranı sevmediğin insanları etkilemek için satın aldığın şeylere harca. Biriyle tanış. Evlen. Çocuk yap. Her gün işe git. Çocukların büyüsün. Onları da aynı döngünün içine sok. Yaşlan ve öl.

Kapitalizmin, devletlerin hatta belki de bazen bizi çok seven ailelerimizin bizim iyiliğimizi istedikleri halde bizim neyle mutlu olacağımızdan haberleri dahi olmadığı için bize dayattıkları hayat tarzı bu olsa da; bazılarımız bu oyunu oynamayı reddedip kendi hikayelerimizi yazma cesaretini gösterebiliyoruz. İşe bir sene ara vermekten, kazandığı yüksek puanlı bölümü okumayıp daha ‘basit’ işler yapmaktan kim ölmüş? Ben demiyorum ki şehirde yapılan 9-5 bütün işler kötü! Kariyer yapmak tü kaka! Asla! Sadece buna mecburmuşuz gibi gösterilmesi sıkıntı. Ve bazılarımız kesinlikle bunun için yaratılmamışız!

gezenbayan-cizenbayan-meksika

Malumunuz, üniversitede -ailemin zoruyla değil, kendim isteyerek- mimarlık okudum. Çok da severim mesleğimi. Ama taa o zamanlar başlamıştım kalıpları, kuralları sorgulamaya. Bana ‘şu saatte işe gel, şu kadar saat bilgilsayar başında otur, sonra eve git’ denmesi bünyemde ters etki yarattığından, neredeyse 5 senedir kendi işimi kendi belirlediğim saatlerde kendi istediğim şekilde yaptığım düzenimi kurdum. Ne şanslıyım ki hem cesaret ettim, hem ailem kararlarımı hep destekledi ve hayatta kendi yolunu çizmeyi başarmış insanlardan biri oldum.

Ben ne aileden zenginim ne başkasının parasını yiyorum. Öyle dünya güzeli bir kadın da değilim. Çalışıp didinip inat edip olmaz denilen şeyi olduruyorum. Dışardan ‘tuzu kuru hayat ona güzel’ gibi görünsem de kurum ve kuruluşlardan bağımsız, güvencesiz hayat herkesin bir anda ha deyince yapabileceği bir şey değil. Hatta tahmin ettiğiniz üzere kendileri bu cesareti gösteremeyip sıkıştıkları hayatlarında mutsuz olup başarabilenlere gereksiz bir nefret duyanlar da bol!

İlla düzenli işi gücü bırakmak da şart değil. Sadece bunun imkansız olmadığını, dünyayı görmenin çok zenginlerin tekelinde olmadığını, yapılabildiğini görmek ve göstermek gerek! Ben istiyorum ki gelin kalıpları yıkıp tek başına yola çıkan, tuzu kuru olmadığı halde hayallerini gerçekleştirmenin öyle ya da böyle yolunu bulan, senin benim gibi insanlardan ilham alalım!

cansu-elter-victoria-falls-africa

(Not: Bu arada bana da çok soruluyor, gezmeye blog yazmaya nasıl başladın diye, çoook röportaj cevapladım bu konuyla ilgili çok yerde çıkıp anlattım ama bütün hikayeyi anlattığım bir yazı yazacağım söz, siz de lütfen sorularınızı yöneltin bana ki daha detaylı cevaplandırabileyim)

Şimdi birazdan sizlere tanıtacağım ilham perilerim gibi gidiş o gidiş dünya turuna çıkmadım ben. Ama ben de yakın zamanda evimi kapatıp, eşyalarımı da bir depoya atıp, zaten ayın yarısından çoğunda boş bıraktığım bir yere kira ödemektense, iş seyahatlerim dışında kendim de uçak biletleri alıp, daha çok yolda olma kararı aldım! Ben gezip, fotoğraf çekip, yazıp, paylaşıp beni okuyanlara, takip edenlere ilham vermekten mutlu olurken, bana ilham veren gezgin arkadaşlarımı da sizlere tanıtmak istedim.

Cansu, Kerimcan ve Barkın. Üçü de yollarda. Ve bana şu sıralar öyle ilham veriyorlar ki, onları takip etmeyen bilmeyen kalmasın istedim! Yoldalar, yoldayken bilgisayar açmak, çalışmak ne zordur bazen en iyi ben bilirim. Öyle de tatlılar ki beni kırmadılar ve sorularımı hızla yanıtladılar. Keyifle okumanız, ilham almanız dileğiyle!

Ladies first! Cansu’dan başlayalım!

the-riverdeck-afrika-cansu-elter

Cansu ile Boyner için yaptığımız bir çekimde tanışmıştık. O da benim gibi bir dijital içerik üreticisi aslında. Sonra işini bıraktı, eşyalarını topladı ve bir uçağa atlayıp kendini Afrika kıtasında buldu. Şimdi onu bir gün sörf tahtasının üstünde, bir gün fokların içinde, bir gün tehlikeli bilinen şehirlerin arka mahallelerinde görüyoruz. Gelin hikayesini ondan dinleyelim!

Selam Cansu! Şu an nerdesin?

Selam! Şu an hayatımda kendimi en çok ait hissettiğim ikinci şehirde, Cape Town’dayım. Cape Town Güney Afrika’nın en büyük, dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Buraya Aralık sonunda geldim, aslında planım Nisan sonunda gerçekleşen Africa Burn festivaline kadar kalmaktı ama planlarım galiba -yine- değişiyor :) Ama bir ay süresince gönüllü olarak çalıştığım surf hostelindeyim daha. Seyahatin en ballı dönemi, hem surf, hem yoga, hem meditasyon hem de kahve yapmayı öğreniyorum şu an.

Neden Afrika’dan başladın?

Afrika’yı gezmek en büyük hayalimdi. Planladığım dünya turu için de rotamın en mantıklı başlangıç noktasıydı. Mevsim de yaz olunca çok düşünmeme gerek kalmadı. Şu ana kadar 5 ülke gezdim Afrika’da. Sanırım bir ülke daha ekleyip Asya’ya geçeceğim.

Ne zamandır yoldasın?

Tam 3 buçuk ay oldu yola çıkalı. Bu zamanın tamamını Afrika kıtasında çeşitli ülkelerde geçirdim. Hayatımın en güzel 3 buçuk ayı :)

Kararını kimler destekledi, kimler saçmalama dedi? Ailenin tutumu nasıl oldu?

Kararımı ilk açıkladığımda malesef çok inandırıcı olamadım :) Büyük bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışıyordum, az çok iyi bir kariyere sahiptim ve fena para kazanmıyordum. Bu yüzden çevrem genelde o hep yapılan ama asla gerçekleşmeyen planlardan biri sandı. İşi gücü bırakıp eşyaları satmaya başlayınca bir anda işin ciddiyetini kavradılar. En çok iş yerindeki arkadaşlarım destek oldu. Binlerce kalp onlara!

Ama sen de biliyorsun, çevremizde bazen hater’lar oluyor :) Haters gonna hate diyerek yoluma devam ettim ben, yorumlara hiç bakmadan.

Aileme kararımı tam 1 sene önce açıkladım. Kabullenmek için yeterli vakitleri oldu :) Benden bu kadar uzun süre ayrı kalacakları için üzüldüler ama genel anlamda benimle gurur duyuyorlar. Ben de kararlarıma hep destek olan bir ailem olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Nasıl karar verdin? Canına tak eden birşeyler mi oldu? Yoksa her zaman yapmak istediğin birşeydi de ‘şimdi yapmayacağım da ne zaman yapacağım’ mı dedin?

Kısaca boşluk hissi diyelim. Bu hayatın insanı hissetmiyorum kendimi. Sürekli çalışıp kendine zaman ayıramamak, şehirde debelenip durmak, bir şeyler yapabilmek için hafta sonunu beklemek, gülümsemeyi unutmak. E neden yaşıyorum öyleyse sorusunu fazlaca sorunca vücudum bana tepki gösterir hale geldi. Ama dünyaya bir kere geliyoruz. Kalbimi, vücudumu dinlemeyeceğim de ne yapacağım? 30 yaşımda bunu kendime hediye etmeliyim dedim sonra. Hayatımda verdiğim en doğru karar.

wilderness-national-park-cansu-elter-africa

 

İlham kaynağın kim ya da ne?

Cevabım “Into the Wild” değil :) Bilmiyorum bu biraz seksist mi olacak ama benim kahramanlarım genelde kadınlar :) ve toplum standartlarından kendini sıyırarak daha farklı yaşamaya cesaret edebilmiş tüm ünsüz kahramanlar.

Herkesin izlemesini tavsiye ettiğim bir iki film var;

1- WILD

Hayattan umudunu yitirmiş Cheryl, iyice boka sarmış hayatından onu tamamen sıyıracak bir karar veriyor ve tek başına Pacific Crest Trail’de sırt çantasıyla 1000 km’den fazla yol alıyor.

2- TRACK

Yaşadığı kötü anılarla dolu çocukluğunun ardından yaşamını sorgulayan karakterimiz 1700 mil uzunluğundaki Avustralya çölünü 4 deve ve köpeğiyle geçmeye karar veriyor.

3- HOURS

Virginia Woolf karakteri. Film çok popüler zaten anlatmama gerek yok. Sorgulamaktan kendini alamayan yazar Virginia Woolf karakterine hayranlığım büyük.

im-juli-fatih-akin

3- IN JULY

Sevdiği adam uğruna gözü kapalı birçok tehlikeli maceraya atılan Juli. Fatih Akın’ın ilk ve en sevdiğim filmlerinden biri.

4- MASUMİYET & KADER

Güçlü bir karaktere sahip hayat kadını Uğur. Sevdiği adamın peşinden sırf tutkusu yüzünden durmadan yer değiştiriyor. İnanılmaz etkileyici bir dram. Zaman zaman niyeyse aklıma geliyor ve hüzünleniyorum.

Gabriel Garcia Marquez’in 100 yıllık yalnızlık kitabındaki güçlü kadın Ursula.

Dostoyevski’nin Budala kitabı karakteri Prens Mışkin. Herkesin budalalığı ile dalga geçtiği karakter saflığı ve sorguladığı konularla insanları şaşırtıyor ve kendine hayran bırakıyor.

Oğuz Atay’ın düşünüp sorguladığı için tutunamayan karakteri Selim Işık.

Bu dünyadaki bence en değerli yazarlardan biri Adalet Ağaoğlu.

okavango-deltasi-cansu-elter

Yolda tek başına bir kadın olmak nasıl bir duygu?

İnsanlar genelde şaşırıyor ve takdir ediyor. Yanlış anlaşılmasın, yolda binlerce kadın var. Ama uzun süreli seyahate çıkmış, yalnız ve orta doğulu bir kadın çok görülen bir şey değil. Bunu duyduğumda gururum okşanıyor :)

Arada korkuyorum ama çoğunlukla kendime güvenli ve mutluyum. Bazen istemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz ama inanın İstanbul’da yaşamaktan asla daha zor değil.

Yolda kendinle ilgili neler öğrendin?

Türk yemeklerini yapmayı bilmediğimi öğrendim. Hep biliyorum zannederdim :) Spor yapabildiğimi öğrendim. Korkularımın sınırlarını öğrendim. Kendimi sakinleştirmeyi öğrendim. Ailemin hayatımda zaten büyük önemi vardı, ama sandığımdan daha büyük bir boşluğu doldurduğunu öğrendim. Göbek atmayı bilmediğimi öğrendim, düğünlerde kendimi göbek atıyor zannederdim (herkes Türk olduğumu öğrenince ilk bunu soruyor:) ) Meditasyona çok eğilimli olduğumu öğrendim. Sınırlarımı biraz zorlayınca yapamayacağım hiçbir şey olmadığını öğrendim. Hala öğrenmeye devam ediyorum, kendimle baş başayım. Hayatımda kendime hiç bu kadar zaman ayırmamıştım.

Yolda tek başına bir türk kızı olarak insanlardan nasıl tepkiler alıyorsun?

Tahmin edemiyorlar, genelde İsrail, İspanya, İtalya ya da Güney Amerika’dan olduğumu zannediyorlar. Öğrendiklerinde çok şaşırıyorlar. Sebebi Afrika’ya Türklerin çok seyahat etmemesi. Hani tek başına bir Türk kızı olmayı da geçtim :) Konakladığım çoğu hosteldeki ilk misafir olmuş Türk genelde ben oluyorum.

cansuelter-sorf

Senin gibi gezginlerle tanışıyor musun?

Konaklamak için genelde backpacker hostelleri seçiyorum ki buralarda benim gibi insanlardan bol bir şey bulamazsınız :) Solo seyahat eden 19 yaşında gencecik biri de oluyor, 60 yaşında bir adam da.

Rotanı nasıl belirliyorsun?

Spontane desem :) Gideceğim kıtalar belli, nereye gideceğime oradayken karar veriyorum. Çok planlı olmaktan hoşlanmıyorum çünkü hayatın karşınıza ne çıkaracağı belli olmuyor. İnsanlara soruyorum, fırsatları değerlendiriyorum, sıkıldığımda kaçıp başka yere gidiyorum.

Seyahatlerini nasıl finanse ediyorsun?

En çok sorulan soru :) Bununla ilgili uzun bir yazı yazacağım blogda, ama kısaca yaklaşık 2 sene para biriktirdim.

Şimdi sırada neresi var?

Bilmem hahaha =)

Madagaskar’a gitmek istiyorum aslında ama çok pahalıya mal olacak sanırım. Bu yüzden onun yerine Namibia ya da Mozambik’ten birini seçeceğim.

cansu-elter-prison-island-tortoise

Ne kadar daha bu şekilde yaşamayı düşünüyorsun? Bu geçici bir süreç mi yoksa artık hayat stilin mi?

Bir senelik bir sehayat bu, daha uzun da sürebilir, daha kısa da. Bundan sonraki seyahatlerim sanırım bu kadar uzun olmayacak. Ülkeye döndüğümde kendime bir hostel açmak istiyorum aslında (deli mi ne bu krizde :) ) Beni mutlu eden yerde, beni mutlu edecek işi yapacağım.

Hikayeni instagram’dan paylaşıyorsun? Amacın ilham vermek mi?

Biraz ilham, biraz kendim ve ailem için, biraz da gelecekteki çocuklarıma hava atmak için :) İnsan her gün dünya turuna çıkmıyor.

Başına gelen en ilginç olay neydi?

Hangisinin daha ilginç olduğunu düşünüyorum. Botswana’da hippo saldırdı bir kere mesela. Cape Town’da tren biletim olmadığı için tutuklandım :) Namaqua Ulusal Parkı’nda bir elmas kaçakçısıyla tanıştım. Düşündükçe bir şeyler çıkıyor.

Yolda olmanın en güzel yanı ne?

Özgürlük hissi.

devils-pool-victoria-falls-cansu-elter-afrika

Sence seyahat eden insanların ortak özelliği ne?

Yaşadıkları hayatın farkında olmaları, mutlu olmayı öğreniyor olmaları ve neredeyse hepsini seyahate iten farklı sebeplerinin olması.

Seyahat etmek insana ne katar?

Kendini, insanları, doğayı ve dünyayı tanıma şansı. Dünyanın aslında çok küçük olduğunun ama sonsuz hayatın ve seçeneğin olduğunun farkına varması. Bu küçük kabuğumuzda tıkılıp kalmak zorunda olmadığımız anlamına geliyor. Seyahat insana özgür ve mutlu bir insan olmayı öğrenme yeteneği katıyor.

Yola çıkmak isteyen ama bir türlü cesaret edemeyenler tek bir şey söyleyecek olsaydın?

3 şey söyleyebilir miyim? :)

Tabii ki :)

Yoldan korkmayın. Tek başımayım, kadınım ve hala yaşıyorum.

Plan yapın. Bir günde olmuyor hiçbir şey.

Kimseye aldırmayın. Bu sizin hayat deneyiminiz, sizden başka kimse söz sahibi değil.

Cape Town’dan Sevgiler

capetown-wanderlust-cansu-elter

Helal olsun sana Cansu! Çok mutlu ol! Hostelini aç! İlham vermeye devam et. Cansu’yu ve maceralarını instagram sayfasından takip edebilirsiniz. 

Sırada Kerimcan var!

Kerimcan Akduman! Kaçak Duman :) ahhahah Cansu gibi Kerimcan da dijital içerik konusunda tecrübeli, ajans geçmişli. Wanderlust zehri kanına bir kez karışmış, 9-5 işi varken de icantravel.co blogunu hali hazırda yazıyordu. Daha sonra yetmedi ve işini bırakıp tam zamanlı olarak dünyayı gezmeye başladı.

Processed with VSCO with kk1 preset

Şu an nerdesin?

Şu an Şili Patagonyasındaki Puerto Natales isimli bir kasabadayım. 1-2 gün daha kalıp, dünyanın sonundaki Ushuaia şehrine gideceğim.

Şimdiye kadar kaç ülke gezdin? Hedefin var mı?

Bilmem :) Saymayı bırakalı çok oldu. 40’ı geçmiştir herhalde. Ben kaç ülkeye gittiğimden ziyade kaç anım var veya o ülkede kaç insanla tanıştım ona bakıyorum açıkçası. Gol krallığı hedefim yok.

Dünyayı gezme kararını nasıl aldın?

Uzun bir süreç sonunda aldım. Özel hayatımda büyük bir travma yaşamıştım, iş hayatımda istemediğim bi adama evriliyordum, kısa bir seyahat için Kanada’ya giderken havayolu dergisinin arkasındaki dünya haritasını gördüm ve ne kadar param varsa hepsini harcayıp dünyayı gezme kararını aldım. Birkaç ay sonra ise istifa, hazırlık, veda ve yola çıkış.

Senin ilham kaynağın kim ya da ne?

Zor soru. Ama en başta annem var. Ben memur çocuğuyum. Kendisi çocukluğumdan beri bana kıt bütçeyle gezebilmeyi aşıladı. Öncelikleri öğretti ki bunlar kesinlikle ev, yazlık, araba değil. Sonraysa Barış Manço’dan Coşkun Aral’a, Jules Verne’den Evliya Çelebi’ye geniş bir külliyat sayabilirim.

Processed with VSCO with a9 preset

Kararını kimler destekledi, kimler saçmalama dedi? Ailenin tutumu nasıl oldu?

Ben şanslı bi adamım. 30 yaşında işi bırakıyorum, dünyayı gezeceğim dediğim zaman çevremde kimse “neden” sorusunu sormadı. Arkamdaki en büyük desteklerden biri de bu. Ailem, kız arkadaşım ve dostlarım.

Ne kadar zamandır yoldasın?

15 ay oldu.

Yolda kendinle ilgili neler öğrendin?

Limitlerimi, sabrımı, adaptasyon elastikiyetimi ve kısmen gerçek beni.

Malum hem çalışmıyorsun hem de sürekli yoldasın? Seyahatlerinin finansmanını nasıl sağlıyorsun? Bana en çok sorulan sorulardan biri de eminim herkes merak ediyordur.

3 sene kadar para biriktirdim. Sonra yola çıktım. Birikimlerimi yiyorum :) yolda arada çeşitli yerlere yazılar yazdım. Bunlar da seyahatin anca %20 uzamasına fayda sağladı.

Processed with VSCO with f2 preset

Ajans geçmişinin bu konuda bir faydasını gördün mü?

Ben proje yöneticisiydim. Açıkçası bazen bunu kendi kendime yönettiğim bi proje gibi değerlendirip sorun çözdüğüm oldu. Öte yandan içerik üretirken de faydalarını gördüm elbet. Ancak %15i geçmez bu fayda.

Sektörden gelen biri olarak: Markaların bir gezgine sponsor olması için ne gereklidir?

Bunun sihirli bi formülü yok. Masanın 2 tarafından da geçmiş biri olarak Türkiye’de bu işler oldukça vizyonsuz yapılıyor. Vasatın değer bulduğu bir coğrafyada iş kalitenizden ve bunun nasıl kullanabileceğinden ziyade takipçi rakamları değerlendiriliyor. Açıkçası çok takipçi, toplumun damarlarına basan bir popülist tavır fayda sağlıyor günümüzde :)

Senin gibi seyahat etmek isteyenlere önerilerin neler?

Yol en güvenli liman. Korkmayıp yola çıksınlar. Para bi şekilde kazanılıyor yolda.

DCIM112GOPRO Processed with VSCOcam with kk1 preset

Daha ne kadar yolda olmayı planlıyorsun?

Artık yoruldum, param da bitiyor. Bu nedenle yavaştan 360’ın sonuna geliyorum.

En etkilendiğin yer neresi?

Zor soru. Çok var ama ilk 5 listesi yapacak olursam:

1-Amazonlar

2-Patagonya

3-Japonya

4-Güney Afrika

5- Peru

Processed with VSCO with acg preset

Tek başına değil de biriyle gezmek ister miydin?

Tek başına gezmek ibadet gibi bir şey. İnsanın kendiyle olan yolculuğu bambaşka. O yüzden bu turu böyle yaptığım için mutluyum.

Bir sonraki destinasyonunu nasıl belirliyorsun?

Bilmem, o kendini belirliyor biraz.

Evi özlüyor musun?

Elbette. Ama benim ev kavramım binadan ibaret değil. Sevdiklerim yanımda olsun ev orası zaten.

Sence seyahat eden insanların ortak özelliği ne?

Bir kırılma noktası var hayatta. Onu yaşamış olmaları. Derdi olmayan adam yola çıkmaz çünkü. Bi çizik, kırık, yarık, yara veya delik var hepimizde. Onu onarmak için yoldayız.

Processed with VSCO with acg preset

Seyahat etmek insana ne katar?

Özgüven, mutluluk, vizyon, cesaret ve daha bir sürü şey.

Yola çıkmak isteyen ama bir türlü cesaret edemeyenler tek bir şey söyleyecek olsaydın?

Keşke yapsaydım diye geçmişe pişmanlıkla bakacağınıza iyi ki yapmışım deyin.

Kerimcan’ı takip etmek, okumak her zaman ilham! İyi ki varsın Kerocan :)

Sırada Barkıncık var

Barkın benim küçük kardeşim sayılır. Onu tanıdığımda 2o yaşında 2o ülke hedefi vardı! Hedefini gerçekleştirdi! Benim küçük sosyal kelebeğim, ben nereye gitsem orada tanıdığı instagrammer’lara mesaj atar, ablam geldi onu gezdirin der! Geçtiğimiz sene yaptığı işi online yapabileceği için okuluna ara vererek bavulunu aldı NY’a yerleşi, çalışıp okulda öğrenebileceğinden çok daha fazlasını öğrendi. Şimdiyse Güney Amerika’da o şehir senin bu şehir benim geziyor. Maceralarını instagram hesabından takip edebilirsiniz: instagram.com/barkinozdemir

barkin-ozdemir-kolombiya

Ne okuyorsun / okuyordun?

Özyeğin Üniversitesi’nde tam burslu işletme öğrencisiyim faka. 2. sınıfı bitirdikten sonra radikal bi kararla özellikle Kanada ve Avustralyalı üniversiteli gençlerin yaptığı “gap year”ı ben de yapmaya karar verdim. Aslında tam olarak okulu da dondurmadım. Halen öğrenci gözüküyorum ve online olarak 2 ders alıyorum. 

Okulu dondurup New York’a gitme kararını nasıl aldın?

Okula başladığımdan beri aynı zamanda çalışıyordum ve kazandığım parayı sadece seyahatlerime harcıyordum. Küçük bütçelerle pek çok yere seyahat etme şansım oldu fakat son zamanlarımda dilini bildiğim bi ülkede bi süre yaşamak bucket listemde en üst sıraya oturmuştu. Son bir senedir de çok uluslu bir firmanın digital marketing stratejilerini yönetiyorum ve online çalışma imkanım oldu. Zaten gezerken çalışabiliyordum; neden evimi, ofisimi istediğim yere taşıma şansımı kullanmayayım dedim ve hikaye de burda başladı.

İstanbul’da büyük bi arkadaş çevrem var, şehri avucumun içi gibi bilirim. Her cafede, barda veya restoranda bir arkadaşıma rastlarım… Fakat ilgimi daha çok çeken bir şey vardı: yeni bir ülkeye taşınıp, her şeye sıfırdan başlamak istedim. O arkadaşlıklara yeniden başlamak, yeniden bir düzen kurmak, sıfırdan yeni ortamlara girmek, kısacası comfort zone’nunun dışında yepyeni bir Barkın’ı keşfetmek istedim ve New York’a taşındım!

Hayatımda aldığım en iyi kararlardan biriydi. İyi tarafları da oldu kötü tarafları da. Aç kaldığım zamanlardan tut, paramın bittiği zamanlara kadar pek çok şey sayabilirim ama annemler bu röportajı okuyacağı için çok detay vermiyim hehe=) Ama sanırım yaptığım en iyi şey, bozuk paraları tek tek biriktirmem olmuştu, ayın sonunda beni kurtaran onlardı hehe=)

Kararını kimler destekledi, kimler saçmalama dedi? Ailenin tutumu nasıl oldu? 

Evin tek çocuğum. Bu kararı aldığımda anneme söylemeye cesaretim olmadı ilk başta. Babamaysa nasıl söyleceğim konusunda uzun süre düşündüm. Fikrimi ilk paylaşma deneyimimdeyse tahmin ettiğim üzere ‘saçmalama!’ diye konu sert bir şekilde kapandı.

Ama babamın bilmediği bir şey vardı: ben değişmiştim. Son 2,5 senedir yoldayım. Yüzlerce insanla tanıştım, hiç tanımadığım insanların evinde kaldım, kaç kere kaybolduğumu sayamam. Bankta kaldığım zamanlar bile oldu. Kısaca artık eski Barkın yoktu karşısında. Taşınma fikrini kaç kere tekrardan açtım ve  konuyu kaç kere kapattırmaya çalıştığını hatırlamıyorum. Ama en son konuşmamızda, asker bir babaya, ‘KORKAK OLMA , ilerde bu kararımda beni desteklemediğin için her gün senin yüzünden pişmanlık duyucağım’ diye sesimi yükselttiğimi hatırlıyorum. ‘En kötü başıma kötü bişey gelse, İstanbul’a bi uçak bileti alıp geri dönerim, Barkın yapamadı, geri döndü etiketini yiyeceğim o kadar’ demiştim.

‘Seyahatimde, cüzdanımı kaybettiğim oldu. Uçak kaçırdım, parasız kaldım, evsiz kaldım. Baba zaten başıma kötü şeyler gelmiş, iyiki de gelmiş ki bak artık bunlarla nasıl başa çıkabilliğimi biliyorum’ demiştim. Sanırım o gün ikna oldu. Şimdi Kolombiya’dayım ve bana her gün iyi misin diye mesaj atıyorlar. Evet, halen endişeleniyorlar. Dün Kolombiya’nın tehlikeli mahallerinden birinden selfie çekip attım. 

kolombiya-barkin-ozdemir

Ne zamandır yollardasın?

Özellikle Eylül 2014’den bu yana her ay en az bir kere yurtdışına çıkmışımdır. Eylül 2016’dan bu yana da Amerika’ya yerleşmemden beri göçebe hayatıma başladım diyebilirim. Yani yaklaşık 7 aydır aralıksız yollardayım.

Şu an nerdesin? (ne zaman geldin, daha ne kadar kalacaksın?)

Kolombiya’nın Medellin şehrindeyim bugün. Dünya salsa başkenti Cali’de de iki gün kalıp doğru Ekvador’a!

Kaç ülke gezdin?

Şimdi saydım, 35 olmuş! Valla ben bile şaşırdım! Zamanında 20 yaşında 20 ülke hedefim vardı, şimdi 21’im 35 ülke gezmişim vay be.

Seyahat etmeye ne zaman başladın?

İlk kez babamın görevi nedeniyle Kıbrıs’a taşındığımızda diyebilirim. 4 yıllık harika bi serüvendi. Bir çocuğun büyüyebileceği dünyadaki en güzel topraklardan biri.

İlk kez nereye gittin tek başına? 

Lise 3. sınıfın yarı tatilde Frankfurt’a gitmiştim 10 günlüğüne. Dürüst olmak gerekirse sıkıcı bir destinasyon da olsa, benim için yeri her zaman ayrıdır. Çünkü bir kere bu duyguyu tattıktan sonra geri dönüş yok :) 

barkin-ozdemir-arizona

Seyahatlerini nasıl finanse ediyorsun?

Devletin üniversite okuyan her öğrenciye verdiği bir kredi var. Aylık 400 lira veriyorlar. Üniversitenin ilk senesinde o paraya 9 ay hiç dokunmayıp bir birikim elde ettim ve 9 ayın sonunda ilk Avrupa turumu bu sayede gerçekleştirdim. Daha sonra da hem kredileri biriktirmeye devam ettim hem de okulda çalıştım.

Yolda olmanın kutsal olduğuna inanıyorum. Zor görünse de eğer tüm kalbinle inanıyorsan bir şekilde hallediyorsun. Çok sıkıştığım zamanlarda hep bir yerlerden bir şekilde bir yardım geldi. Seyahat ederken tanıştığım arkadaşlarımın anneleri  sağolsun, beni baya doyurdular. Yeri geldi Meksika seyahatim için anneannemden borç aldım. Kalacak ve yemek harcamalarımı da minumuma indiriyorum. Ya arkadaşlarımda kalmaya çalışıyorum ya da uygun hostellerde kalıyorum. Bazen hostellerin mutfağında yemek yaptığım bile oluyor. Bazı şeylerden fedakarlık edeceksin ki, bazı şeylere ulaşasın.

Yolda kendinle ilgili neler öğrendin?

Sosyal bir tipim. Arkadaş çevrem geniştir. Hep arkadaşlarımlayımdır ama seyahat sayesinde yalnız kalmayı, kendimle vakit geçirmeyi ne kadar sevdiğimi farkettim.

Hayatımla ilgili aldığım önemli kararları hep seyahatlerim sırasında aldığımı farkettim. Doğaya karşı ilgimi farkettim. Daha muzur, kirli bi bi çocuk olduğumu, ellerimin, kollarımın kirlenmesinden rahatsızlık duymamayı öğrendim. Doğada yürüyüş yaparken, kafamdaki sorulara cevap bulabildiğimi farkettim. Duyguları yoğun yaşayan biriymişim meğer ve tahmin ettiğimden daha cesurmuşum. Halen bazı yerlere hangi cesaretle gittiğime inanamıyorum. Babam genelde bana ödlek derdi, seyahatlerimden sonra artık ben ona ödlek diyorum. Ve son olarak ki benim için en önemli olanı, seyahat bana hayallerimi nasıl gerçekleştirebilebileceğimi öğretti! Neyi, nasıl daha iyi yapacağımı.

Seni en çok etkileyen yer neresi? 

1- Cape Town, Güney Afrika

2- Antilop Kanyonu, Arizona

3- Great Ocean Road, Avusturalya

barkin-ozdemir-dubai

Ne için seyahat ediyorsun? 

Kendim için, kendimi keşfetmek ve farklı şeyleri tecrübe etmek için. İlginç bir dünyada yaşıyoruz. Fikirlerimiz, yaşantımız, hobilerimiz aslında bazı dayatlamar sonucu şekillenmiş. Bizi biz yapan şeyler aslında biz değiliz. Ansiklopelerden internetten okuduklarımı gerçek hayatta denemeye çalışıyor, ne neymiş öğrenmeye çalışıyorum. İnsanın her zaman hayallerini süsleyen o yerleri gerçekte görmek, hissetmek tuhaf bir duygu… İlk gördüğümde derin bir nefes alıyorum, yüzümde küçük bir gülümseme ve içimden “evet, işte Barkın burdasın…” Kelimelerle ifade edemeyeceğim bir an daha. Umarım herkes böyle anlara pek çok kere tanık olur.

Şimdi önündeki rota nedir? 

Şimdi 6 aylık bi Güney Amerika turuna çıktım. İlk durağım Kolombiya’nın Karayiplere bakan şehri Cartagena oldu. Yavaştan da Kolombiya’nın güneyine doğru ilerliyorum. Oradan da, çocukluk hayalimi gerçekleştirmek için Machu Pichu’nun olduğu kasabaya; Cusco’ya bi liderlik projesi için taşınıyorum. Ordan Bolivya’ya gidip ve sonrasında da Şili’nin en renkli şehri Valparaiso’da 1,5 aylığına staj yapıcağım. Stajım bittikten sonra Arjantin’in uç kıyılarını geçip Antartika’ya geçme “hayalim var”. Eğer bu hayalimi gerçekleştirirsem de bütün kıtalara ayak basmış en genç Türk ünvanını alacağım. Bakalım yapabilecek miyim.

Sence seyahat eden insanların ortak özelliği ne? 

Empati, saygı ve paylaşma duygusu. Gezmeyenler, farklı ülkeleri, farklı kültürleri malesef ki hep kulaktan dolma hikayelerle öğreniyorlar. Dünyanın onca farklı yerinden daha önce hiç tanımadığım insanla, yemeği, odamı, gülümsememi paylaştım. Gezmeden, tecrübe etmeden “bilemezsin”

Yola çıkmak isteyen ama bir türlü cesaret edemeyenlere tek bir şey söyleyecek olsaydın?

Biliyorum anne ve babamlarımız bizden çok farklı kafadalar. Daha az risk almaya, daha temkinli davranmaya çalışıyor, o güvenli merkezilerinden asla çıkmamaya çalışıyorlar. Ne yap ne et, kafana koy ve yola çık! Bunun için okula ara versen bile ne değişecek ki? Bi sene geç mezun olsan ne olacak? 

Okuldan sonra yaparsın, gezersin lafına asla inanma, en büyük yalan o. Öğrenciyken hazır gerçek işin başlamamışken bu deneyimleri sonuna kadar tecrübe etmeye çalış. Ön yargılarını bi kenara bırak. Bir süre kimliksiz dolaş, kirlen, hisset ve en önemlisi tecrübe ederek öğren! Bir bira daha az iç, o pahalı restorana gitme, biraz daha dişini sık, listene bi ülke daha ekle.

barkin-ozdemir-digital-nomad

Canım Barkın’ım:) İşte bu benim minik kardeşim. Tıpkı Barkın gibi ben de KYK’den aldığım bursu biriktirerek, ispanyolca almaca çevirilerden kazandığım paralarla, Erasmus’ta tanıştığım arkadaşlarımın kanepelerinde kalarak seyahat etmeye başladım. Ben de 3 sene önce o sımsıcak Güney Amerika topraklarında gezdim 5 ay. Bazen korktum, bazen yalnız kaldım, çok güldüm, çok eğlendim, ama hem kendimi hem hayatı hem insanları tanıdım. Kendimi gerçekleştirdiğimi en hissettiğim anlar hep seyahatlerim sırasında oldu. Ne de iyi yaptım! 2 giysi az al ama dünyayı gör! Ne güzel motto! Şimdi var mı bahaneniz gezmemek için?

‘Dünya bir kitap, ve seyahat etmeyenler bu kitabın yalnızca bir sayfasını okuyor’

İlhamlarınız bol olsun!

Not: Ben de kendimle ilgili nasıl seyahat etmeye başladığımla, seyahatlerimi nasıl finanse ettiğimle ilgili ayrıca bir yazı yazacağım. Lütfen merak ettiğiniz soruları gönderin bana!

machu-picchu-cizenbayan

2016 biterken

2016 biterken

Okula git. Ailenin sözünden çıkma. Ödevlerini yap. Sınavlara çalış. Üniversiteyi kazan. Aileni mutlu et. Mezun ol. İyi bir işe gir. Ev al. Araba al. Paranı sevmediğin insanları etkilemek için satın...

elif2

YORUMLAR

  • Gezgin Kadraj diyor ki:

    İlham verici bu güzel paylaşım için teşekkürler

  • merakli diyor ki:

    Selam,
    Ben de sizi uzuuuun zamandır takip ediyorum ve klasik soruları ben de merak ediyorum; rotalarınızı nasıl çiziyorsunuz hangi sitelere/hesaplara güveniyorsunuz (hangi kaynaklardan yararlanıyorsunuz genel olarak ) , hasta olmamak için ne yapıyorsunuz :) , içerik üretiyorsunuz evet ama cidden bu sizi finanse edebiliyor mu nasıl başarıyorsunuz… ve daha bir çoğu :)
    Teşekkürler

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir