elif-burning-man-2018-camp-bang-bang-the-gardens-of-babylon

İlk kez bu kadar detaylı bir BM yazısı yazıyorum. Daha önce video çekmiştim Burning Man ile ilgili ilk senemden sonra. Oradaki bazı komik anılarımı anlatmıştım ama Burning Man nedir tam olarak anlatmamıştım. Aslında ben de her sene daha çok anlıyorum. Bu sene 4. kez gideceğim ve belki 10. gidişimden sonra bu yazıyı da beğenmeyeceğim, kim bilir…

Şimdilik BM çok yaklaştı ve hazırlanmak isteyenler olabilir diye bu yazıyı görselsiz yayınlayacağım. Belki eksik kalan noktalar vardır onları da daha sona update edeceğim. Cevaplamadığım sorularınız varsa onları da cevaplar yazının sonuna iliştiririm. Şimdilik elimde olanla sizi başbaşa bırakayım…

 

Baştan söyleyeyim, gitmeden ve orada olanları görmeden tam olarak anlaşılabilecek bir şey değil aslında Burning Man. Hatta giderek anlamamanız da mümkün. Örnekleri var. Playa’da (Burning Man’deki şehrimizi kurduğumuz alanın Burner’lar tarafından yaygınca kullanılan ismi) kural diye yere çöp atmayıp BM’den ayrılırken kullanılmamış ürünleri, plastikleri, pilleri falan yaldır yaldır çöpe atanlar da gördü bu göz… BM’e turist olarak gelmekle Black Rock City resident’ı olmak farklı farklı şeyler bence…

Özellikle de sosyal medyada gördükleriniz Burning Man’in ne olduğu hakkında fikir yürütmek açısından epey yanıltıcı olabilir. Burning Man bitmiş falan diyenleri de anlıyorum ama bitmedi aslında. Burning Man yine Burning Man. Siz BM prensiplerine pek de uyum sağlamayan bazı insanların paylaşımlarını görüp yanlış fikirlere kapılabilirsiniz ama orada yine büyülü şeyler olmaya devam ediyor.

Ben anlatmaya çalışacağım, o gördüklerinizden ibaret sanmayın bu muhteşem kültürü diye, hem de gitmeyi düşünenlere ışık olur belki yazım..

Burning Man

Burning Man 10 günlüğüne çölün ortasına kurulan geçici bir şehir, bir kültür, belki bir sosyal deney, belki ütopya simülasyonu bilmiyorum ama kesinlikle sosyal medyaya yansıyanın aksine ‘zenginlerin bir hafta çölde kostümler giyerek ve uyuşturucu kullanarak partiledikleri festival’ değil.

Bundan 4 sene önce benim Burning Man’e gidişim müzik ve ‘açık hava sanat galerisi’ gezme motivasyonuyla olmuştu. Benim ilk kez yoga yapışım da kilo vermek içindi. Gerçekte ne olduğunu anladığımda ise hayatım değişti. Dolayısıyla şimdiye kadarki paylaşımlarımla BM’in ne olduğunu tam olarak tek bir karede anlatamamış olsam bile bu kültürle ilgili 2-3 kişide bile merak uyandırdıysam ne mutlu bana. Çünkü ben de gördüğüm videolardan duyduğum setlerden gaza gelerek gitmiştim ilk. Sonradansa yaşayış şeklimi bile derinden etkileyen, işimi, hayatımı sorgulamama sebep olan farklı bir yer edindi kendine bende.

Kimseyi tanımadan, herhangi bir kampım olmadan, festivaller konusunda kendilerinden epey tecrübeli olduğum yani Burning Man konusunda benden bile tecrübesiz 3 Türk arkadaşımla beraber fotoğraflardan görüp dibimizin düştüğü, soundcloud’da en sevdiğimiz sanatçıların en iyi en ünlü setlerini çaldıkları Nevada’daki ünlü çöle gittik. Sene 2016.

Bütçe?

Şimdi Burning Man bir şehir. Zengini de var fakiri de. O yüzde bütçe olayı size kalmış. 1000 dolara da gidebilirsiniz 50.000 dolara da. Yazıyı okudukça daha iyi anlayacaksınız. Ama 1000 doların altına biraz zor diyebilirim.

İlk gittiğim sene en az parayı harcamıştım. O zamanlar Dolar bu kadar yüksek değildi ve biz BM bileti uçak bileti ve vize hariç kişi başı 1000 doların altına gitmeyi başarmıştık. Biraz aç kaldık ama biraz daha yiyecek alsak orda taş çatlasın adam başı 100 dolar oynardı harcamamızda. Neyse kamp olunca, karavan kiralayınca, bisiklet al ya da kirala, playa’ya getir götür, kostümlere falan da para verince bu ücret daha da artıyor tabii. Şu an o zaman harcadığımız paraya uçak bileti bile alamıyoruz ama bu TL’nin anormal değer kaybetmesinden ötürü.

Mesela benim bu seneki kampım en baştan kayıt yaparsan 380 Dolar alıyor; sonradan karar verirsen de ücreti 500 Dolar. Bu ortalama bir kamp ücreti diyebilirim. Orada ne yiyip içeceğiniz kostümlere para verecek misiniz falan gibi değişkenler çok etkiliyor bütçeyi. Bir şey söylemek zor.

Haftalık fiyatı 100 Dolar olan kamp da var 2000 Dolar olan da 50.000 olan da. Genellikle ödediğiniz miktarla doğru orantılı olarak size sağladığı imkanlar değişiyor kampların. Standart bir kamp size aracınızı parkedeceğiniz, çadırınızı kurabileceğiniz bir alan, duş (genellikle açık havada ve soğuk suyla) bir hafta boyunca yiyeceklerinizi saklamanız ve pişirmeniz için buzdolabı ve ocak ya da sabah öğle akşam yemekler sunabiliyor. Bu hizmetler her kampta farklı. Bazılarında aracınız / karavanınız olması bazılarında olmaması falan gerekiyor. Hepsi farklı ve 100’lerce kamp var. Temaları var kampların ve genelde aynı kafada insanları bir araya topluyor.

Kamplara girebilmek için aslında o çevrelerde tanıdıkların olması, önceden başvurmuş olmak, bazılarında mülakat falan gerekiyor.

Bir kampa dahil olmamak da seçenek bu arada. Bu durumda çadırda ya da karavanda kalabilirsiniz. Eğer karavanınız varsa buz dolabı ve duş olayını halletmiş oluyorsunuz (ancak çoğu insan aşırı tozdan tıkandığı için karavanının içindeki duşu kullanmıyordu, yani duş almak istiyorsanız duş sağlayan bir kampa dahil olmakta fayda var, karavanınızın arkasında kafanızdan aşağı su dökmek pek olmuyor çünkü GREY WATER diye bir olay var ve çölün faunasını bozduğu için buna izin verilmiyor)

Burada hemen Burning Man’in LEAVE NO TRACE yani IZ BIRAKMA prensibine değineyim. Biz gelmeden önce playa bomboştu insandan eser yoktu. Biz giderken de öyle olmalı. Mantık bu! Biz kamplarımızı söküp her şeyimizi alıp gittiğimizde bizden hiç eser kalmamalı. SIFIR.

Yere çöp atmıyoruz evet, izmarit bile. Kamplar söküldükten sonra BM organizasyonu kamplara ayrılmış alanları inceleyip insanın getirdiği herhangi bir şey bulursa o kamplar bir sonraki sene ya kötü bir yere atılıyor ya da playa’ya davet edilmiyor.

KAMP

Farklı farklı bütçelere göre farklı vibe’larda büyüklü küçüklü 100lerce kamp var. Kamp nedir? Çölün ortasında alt yapısız bir şehirde 10 gün boyunca beraber ‘hayatta kalacağınız’ kişilerle birlikte kaldığınız yer aslında kamp. Ve her kamp playa’ya bir hizmet sunuyor kendince. Çünkü Burning Man, organizasyonun değil insanların yarattığı bir şehir.

Tanıdıklarınız  arkadaşlarınızın arkadaşları falan olunca bir kampa dahil olabiliyorsunuz. Sanırım kimseyi tanımadan online falan başvurarak katılabileceğiniz kamplar da vardır.

BM’in 10 prensipinden biri olan ‘Gifting’ yani ‘Hediye etme’yi hem de ‘communal effort‘ yani ‘komün olarak beraber çalışarak bir şey yaratma‘ ilkesini organize bir şekilde yapabilmenin en kolay yolu da bir kampa dahil olmak.

Kampınız bisikleti bozulanların bisikletini tamir edebilir, günlük yoga seansları sunabilir, sabahları kahve ve donut çıkarabilir, partiler organize edebilir, saykedelik tecrübeleriyle başa çıkamayanlara rehberlik hizmeti verebilir, bondage workshoplarına ev sahipliği yapabilir, kostüm yarışması düzenleyebilir, iklim değişikliğiyle ilgili bir konferans verebilir ve daha nicesi…

Burning Man’e bir kampla giderseniz vereceğiniz kamp ücreti doğrultusunda hem kampın sunduğu hizmete finansman sağlamış olursunuz hem de organizasyonun (tuvaletler dışında) sağlamadığı bir kısım alt yapılara erişiminiz olur. Mesela bazı kampların duşları mutfakları olabiliyor. Bazı kamplarda yemek çıkıyor, bazı kamplar size içi döşeli klimalı konaklama opsiyonları sunuyor gibi gibi…

Burning Man’e kampsız gitmek de mümkün. Çadırınızı free camping için belirlenmiş alana kurabilir ya da RV’nizi yine ilgili belirlenmiş alana park edebilirsiniz. Biraz daha bağımsız ama yine benzer tecrübeler yaşayabilirsiniz. Tabii bu sefer playa’ya nasıl bir hizmet vereceğiniz size kalmış.

Tabii ki sizi kontrol eden biri yok hmm bu ne veriyor playa’ya diye. Bu verme olayı isteyerek kendiliğinden oluyor. Pek çoklarının sandığının aksine ‘takas’ değil karşılıksız verme. Ve zaten para verdiğiniz kampınız playa’ya sunduğu hizmet için gönüllü çalışsanız bile (bar shift’i olabilir, yemek yapmak olabilir, moop* patrol olabilir) yine tanıştığınız kişilere vermek üzere bireysel hediyeleriniz de olabilir.

Bu verme kafasına oraya gidip de orada insanların size hiçbir karşılık beklemeden yaptığı güzellikleri yaşadıkça giriyorsunuz. Ben verme konusunda biraz sıkıntılı bir insandım (ego ve korku sebebiyle bence) ve Burning Man’e gitmeye başladığımdan beri bir karşılık almadan kendimden vermek beni mutlu etmeye başladı…

*moop = matter out of place (çölün doğasına ait olmayan insan tarafından oraya getirilmiş çer çöp ve ötesi)

Nasıl bir şey? 10 tane kural mı var?

2016’da tam olarak nedir bilmeden kendimizce kulaktan dolma bilgilerle hazırlığımızı yaptık ve gittik Burning Man’e.

O sene de mükemmeldi. Biraz aç kaldık, biraz yorulduk, ne yapacağımızı bilemedik ama yine de Burning Man’i ufak ufak anladık ve o ünlü 10 prensipini yaşayarak öğrendik ve tabii ki büyülendik.

O 3 arkadaşım bana katılmadı ama ben daha sonraki senelerde de Burning Man’e gitmeye devam ettim. Bu sene 4. kez playa’ya  ayak basacağım.

Ikinci senemde dolar uçmuşken BM’e gidip gitmemek kararını çok zor verdim. Oraya vardığımda ise ‘ben buraya gelmemeyi nasıl düşünürüm, bundan sonra maddi durumum ve sağlığım el verdikçe kendime bu hediyeyi vereceğim, hacca gider gibi buraya geleceğim’ diye söz verdim.

Nitekim bu sene 4. kere gitmeye hazırlanıyorum…

İlk sene kimseyi tanımıyordum ama sonraki senelerde çok insanla tanıştım, işimden dolayı yaptığım çevrenin büyük bir bölümü Burnerlardan (Burning Man’e giden kişilere Burner deniyor) oluşuyor zaten. Bu da tecrübenizi farklılaştıran bir şey tabii, gittiğiniz yerde arkadaşlarınız olması…

Burning Man inanılmaz bir kültür ve özellikle 10 prensibini de uygulamaya içselleştirmeye çalıştığınızda sizi çok daha iyi bir insan yaptığına inanıyorum. Bu yazımda bu 10 prensipe özellikle de iyice içselleştirdiklerime değinmeye çalışacağım.

İlk sene epey aç kalarak aslında orayı anlamaya çalıştım. İkinci sene çok şahane bir kampın parçası olarak ve playa’nın farklı köşelerinde pek çok arkadaşımın varlığıyla efsane bir sene geçirdim. Üstelik bir iki kampta ve art carda müzik bile çaldım.

Üçüncü senemde bir arkadaşıma uyup başka bir kampa gittim ama o kamptan hiç memnun kalmadım ve aslında doğru kampın Burning Man tecrübesinde ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu gördüm.

Bu sene ise ilk kampıma geri dönüyorum.

Kampların bir de playa’daki adresleri de önemli aslında biraz. Alan çok büyük ve çoğunlukla nerelerde takılmayı planlıyorsanız oralara yakın olmak önemli. Yoksa bisikletle o sıcak ya da soğukta oradan oraya gitmek öyle pek de kolay değil.

Ilk senem dünyaya yeni gelmiş bebek gibi playa’yı keşifle;
İkinci senem oh be bu sene herkesi tanıyorum kampım var tecrübeliyim rahatlığıyla geçti.
Üçüncü senemse (geçen sene) psikolojik olarak biraz zordu benim için.

Neden derseniz geçen sene erkek arkadaşımdan ayrılmış, onla kampları ayırmış ama onun oradaki varlığı, onla olmak isteme ama olamama gibi hislerle playa’da onunla değişik karşılaşmalar yaşamıştım. Geçen sene benim için psikolojik olarak zor bir seneydi. Kalbim kırıktı ve canım yanıyordu. İç dünyamda bunlar olurken pek çok güzel kampta çalmıştım ve giglerimin hepsi çok efsane geçmişti.

Playa da biraz saykedelikler gibi bence sizin içinizde kalbinizde zihinizde ne varsa onu kat kar artırarak size yaşatıyor. Ve bence BM öyle büyülü bir yer ki bir niyetiniz varsa özellikle tecrübe etmeniz gereken her şeyi karşınıza çıkarıyor.

Oraya gittiğinizde tesadüf diye bir şey yok sanki. Ağlamanız gerekiyorsa ağlıyorsunuz, gülmeniz gerekirse gülüyorsunuz. Vermek konusunda korkuları olan biriyseniz vermeyi, almak konusunda sıkıntısı olan biriyseniz almayı öğreniyorsunuz. Her türü kişisel gelişim kitabından deneyiminden çok daha kuvvetli bir şekilde Burning Man beni her sene daha iyi bir insan olmaya teşvik ediyor gibi hissediyorum.

Adam yanıyor mu?

Bu arada gerçekten yanan bir adam söz konusu evet. Her sene C şeklindeki bir alana dizilmiş kampların orta noktasında deep playa’da bir ADAM oluyor. Her sene farklı bir tasarım. Bütün playa’dan görülebilen bir monument. Etrafında o senenin konseptine göre sanat eserleri oluyor. Burn boyunca burayı gidip ziyaret etmek mühim. Çünkü Cumartesi gecesi törenler eşliğinde yakılıyor bu adam. Yanışını izliyorsunuz.

(Bu arada playa’daki bazı irili ufaklı ahşap eserler de perşembe ve cuma akşamı ufak ufak yakılmaya başlanıyor)

Burning Man’le ilgili kitap yazılır tez yazılır. Benim için bi festivalden çok spiritüel bir deneyim. Niyetler koyuyorum her sene. Kalbimi açıyorum. Bir şeyler öğrenmeye kendi duygusal zihinsel ve fiziksel sınırlarımı zorlamaya özen gösteriyorum. Büyümek için bir oyun alanı gibi. Bilmiyorum. 2 senedir o DJ’in bu DJ’in peşinden line up kovalamayı da bıraktım. ‘Go with the flow’ mantığıyla akıyorum. İşim gereği zaten bütün ömrüm DJ dinleyerek partilerde falan geçiyor. Burning Man bir kostüm partisinden çok çok çok fazlası.  İnsanlarla tanışmak, derin bağlar kurmak, interaktif sanat eserlerinde ufkumu açmak, vermek, almak, paylaşmak da en az dans etmek iyi müzik kadar önemli deneyimler benim için bu özel yerde…

TEMPLE / TAPINAK

Hele bir TEMPLE (Tapınak) var ki…  Her sene prestijli mimarlar ve design stüdyoları tarafından bir defaya mahsus tasarlanıyor, Pazar günü sessiz sedasız yakılmak üzere ve tabii her sene temaya uygun bir konsepti oluyor…

Etki alanına girdiğiniz an çok yoğun hisler yaşatan bir yer Temple. Katılımcılar, kaybettikleri sevdikleri, hiç gerçekleşmemiş hayalleri, karşılıksız aşkları ile ilgili fotoğrafları, notları, ölen yakınlarının eşyalarını falan buraya getirip koyuyorlar. Girdiğiniz an o acıyı hissediyorsunuz. Bazen gidip hüngür hüngür ağlıyorum orda. İnsanların anılarının içinde başımı çantama koyup dinleniyorum. Geçen sene ayrıldığım sevgilime bir mektup yazıp temple’a bırakmıştım. Pazar günü de sessiz sedasız bir şekilde Temple’ın yanışını izliyorsunuz. Hayal kırıklıklarınız acılarınız ateşle kavrulup küllere karışıyor sanki…

Nasıl gidilir?

Black Rock Desert Nevada’da ama ben her sene Kaliforniya’ya uçuyorum.

Benim tercihim San Francisco. Los Angeles’tan gelenler de var.

Burning Man’e en yakın havaalanı olan şehir Reno ama Türkiye’den Reno’ya direkt uçuş yok. Ben öncesinde BM alışverişlerimi de kolay halledebildiğim ve arkadaşlarım olduğu için San Francisco tercih ediyorum. Buradan 6 saat falan sürüyor trafiksiz galiba. Yolda durup yemek yemek Target gibi yerlerden son alışverişleri yapmak playa’ya girmeden benzin almak falan gibi şeyleri de yapınca minimum 10 saat. Bir de kapıda sıra olabiliyor gireceğiniz güne göre. Ona hazırlıklı olmak lazım.

RV’de kalacaksanız RV’nizle gidebilirsiniz (Bunun için bir de Vehicle Pass’iniz olması lazım). Dediğim gibi gittiğiniz gün ve saate göre inanılmaz sıralar olabilir.

RV olmayan araç kiralayabilirsiniz. Biz ilk sene öyle yapmıştık.

Bu arada arkası boş taşınma minibüsleri var mesela. İçine 2 kişilik yatak atabilir ya da gardrop gibi de kullanabilirsiniz.

Tek gidiyorsanız ya da aracınız yoksa Burner Express var (biraz pahalı bence, tek yön 150 Dolar) ama hiç sıra beklemeden içeri girmek gibi bir avantaj var Burner Express’te. O işkenceyi çekmek istemiyorsanız…

RV’si aracı olup playa’ya giden arkadaşlarınızla benzin ücreti paylaşarak onların araçlarına dahil olabilirsiniz.

Son olarak da Playa’ya inen uçaklar var. Kesenize bereket

Çöl şartları

Biraz da oradaki fiziksel koşullardan bahsedelim.

Nevada’da bulunan Black Rock Desert, hayvan ya da bitki barındırmayan gündüz aşırı sıcak gece aşırı soğuk bir çöl.
Dümdüz bir kanvas ve biz oraya ne koyarsak o oluyor. Renkler özellikle gün doğum ve batımlarında çılgın atıyor.
Pek çok sanatçı enstelasyonlar yapıyor, bunlar büyük BM haritasında işaretli,  hepsini görmek baya adanmışlık ve mesai istiyor.

Art Car ya da Mutant Vehicle denilen insanların veya kampların fundraising modeli paralar toplayarak tasarlayıp hayata geçirdikleri muhteşem çılgın araçlar… Gece kapkaranlıkta bu araçların ve diğer Burnerların üzerlerine giydikleri ışıklar aydınlatıyor Playa’yı. Özellikle kamp alanlarının dışında kalan hiçbir yapının olmadığı sadece enstelasyonların yer aldığı ve art carların cirit attığı ‘Deep Playa’ya çıkacaksanız üzerinizde ışık olması önemli yoksa ezilebilirsiniz…

Yaşam şartları gerçekten zor. Ve Burning Man’in prensiplerinden biri de ‘Radical Self Reliance’ yani bu çok da dost canlısı olmayan şartlarda hayatta kalmak ya da ‘radikal bir şekilde psikolojik ve fiziksel olarak kendinizden sorumlu olmanız‘.

Suyunuz hep yanınızda olmalı. Bir toz fırtınası çıkması durumunda ağzınızı gözünüzü kapayacağınız maskeniz hep yanınızda olmalı. Gündüz sıcaklara gece soğuklara hazırlıklı olmalısınız. Bir bisiklet bence olmazsa olmaz. Bisikletinizi kitlemezseniz alırlar, gibi gibi gibi…

Biraz da sorularınızı cevaplayarak anlatmaya devam edeyim…

Geçtiğimiz aylarda bu yazıyı yazacağımı söylediğimde sorularınızı sormanızı istemiştim. Derlediklerim ve yukarda cevap vermediklerimi cevaplıyorum…

Telefon çekiyor mu?

Kısıtlı da olsa telefon çekiyor ama Burning Man benim için bütün sosyal medyadan e-maillerden uzak kaldığım çok kıymetli bir 10 gün hayatımda. Düşünsenize iş için ne kadar iç içeyim telefonla sosyal medyayla. Gerçekten tatil yapabildiğim 10 gün Burning Man benim için. Çok zorlarsanız arada telefon da internet de çeker. İlk senemde post bile atmıştım ama sonraki senelerde telefonumu uçak moduna aldım ve sadece kamerasını kullandım. Tabii kamerasını kullanırken de orada insanların tecrübelerini bozmayacak insanları rahatsız etmeyecek şekilde kullanmak lazım. Flaş açıp insanları videoya almak falan gibi şeyler yapmamak lazım.

PRO TIP

Burning Man baya bir macera. O macerada telefonunuzu kaybedebilirsiniz. Ben telefonumun kilitli ekranına ‘Merhaba eğer beni bulursanız şu adrese getirin’ diye kampımın adresini yazdığım ve e-mailimi yazdığım bir görsel koyuyorum. 2 Sene önce telefonumu kaybettim ve 2 gün sonra kampıma getirdiler. Aynı şekilde geçen sene de bir arkadaşım telefonunu kaybetmiş ve ona verdiğim bu tüyo sayesinde onun da telefonu geri geldi (içinde çok komik fotoğraflarla, bulanlar baya eğlenmiş ahahah)

Tek başına gidilir mi

diye sormuşsunuz. Gidilir tabii ki. Ben aslında ilk sene dışındaki senelerde hep ‘tek başıma’ gittim, gidiyorum. Tabii ki çok tanıdığım var. Ama tanıdığım olmasa da giderdim. Zaten burada amaç tek başına hayatta kalabilmek biraz da. Eğer sosyal yetenekleriniz biraz gelişmişse asla tek başınıza kalmazsınız zaten. Yüzlerce kamp, workshop, parti, konuşma, bir sürü insanla tanışmak için bahane. Hatta bence tek giderseniz çok daha fazla insanla tanışabilirsiniz.

Bilet nasıl alınıyor

En çok sorulan sorulardan biri. Bu her sene değişebilecek bir cevap. Bilet almak biraz sıkıntılı. Özellikle bu sene ‘botlar’ aldı biletleri ve yüksek fiyattan kar ederek satmaya çalışıyor bazı aracı kurumlar bunları. Çok çok yazık.

Normalde biletler Mart Nisan civarı çıkıyor. Bu da değişiyor her sene. Bu sene daha geç çıktı mesela.

Öncesinde burningman.org’da bir Burner Profile oluşturmanız gerekiyor. Biletlerin satışa çıktığı gün ve saatte bilgisayar başında hazır olmanız lazım. Ben bu sene bir yere uçuyordum güvenlikten falan elimde açık bilgisayarla geçtim saatlerce açık durdu bilgisayar ve alamadım. Sonradan buldum biletimi. Alması biraz zor, klasik 45 dakikada siz daha satın alma sayfasını göremeden sold out olan biletlerden.

Ama olsun, ilk satışta bilet alamazsanız üzülmeyin. Sonra bilet alıp da gidemeyecek olanlar biletlerini satıyorlar.

Ne yazık ki son yıllarda biletlerden kar etmeye çalışan insanlar ve şirketler türedi. Daha çok para verene satanlar, aldığının 2 katına satanlar. Bunlar Burning Man ruhuna çok aykırı. Gitmek için can atsanız da bu biletleri satın alıp bu tarz davranışları teşvik etmemek lazım. Ama ne yazık ki Burning Man şu an hype olduğundan bilete 10bin dolar bile verebilenler var.

Bir de FOMO biletleri var organizasyonun 1000 dolardan sattığı. Hani bu sene gitmezsem ölürüm diyenler için ok ama ben şahsen 1000 dolar vermezdim bilete.

Bu arada Türkiye’ye bilet yollatmayın. Hem kaybolabilir hem de bu sene arkdaşımın bileti ‘gümrük’te kalmış. Şaka değil. Gümrük. 200 Dolar vergi istiyorlar kağıt parçasına. Riske atmaya gerek yok. Will Call diye bir seçenek var gidince playa’da kimlik ve bazen kredi kartı göstererek alıyorsunuz biletinizi. En temizi

Karavan nasıl kiralanıyor?

diye sormuşsunuz. Çok bilgi veremeyeceğim çünkü ben karavan kiralamıyorum. Bence çok masraflı ve bana gereksiz geliyor. Playa’da konforumdan biraz ödün vermek de benim için Burning Man tecrübesine dahil. Ama bendeniz 3 senedir evsiz yaşayan biriyim. Yine de benim gibi RV’siz giden çok insan var. Yapılmayacak şey değil. İnanın orda biraz normalde alışık olmadığınız tecrübelere maruz kalmak insanın farklı yönlerini geliştiren insanı büyüten bir şey.

Normalde bir haftalık birkaç bin dolara kiralayabileceğiniz 2-4 kişilik en basit karavanların kirası Burning Man haftası gerek yoğuluktan gerekse karavan aşırı aşırı tozlandığından  6000 dolardan falan başlıyor son aylara bırakırsanız.

Yanımıza ne alalım?

Hemen kendi olmazsa olmaz listemi paylaşayım

Bisiklet
Bisiklet kilidi (kitlemediğiniz bisikletinizi alırlar)
Hem bisikletiniz hem kendiniz için ışıklar (o ikeada satılan ışıklar yetmiyor maalesef ledler neonlar gerekiyor)
Dayanıklı bir sırt çantası
Sırt çantanıza kemerinize bir şeyler asabilmek için bolca karabiner
Sırt çantanızdan direkt su içmek için camelback çanta
Playa’da kalmayı planladığınız her gün için minimum 3 litre su (orada normalden daha çok su içeceksiniz)
Suyun içine atmak için elektrolitler (başınıza güneş geçmesi durumunda hayat kurtarıyor)
Su matarası
Yemek yemek için sürekli yanınızda taşıyabileceğiniz tabak, çatal, bıçak
Bazı kamplarda ikram edilen içkilerden içmek istiyorsanız yanınızda taşıyacağınız bir bardak ve 21 yaşından büyük olduğunuzu gösteren kimlik fotokopisi (bunu bardağınıza da yapıştırabilirsiniz)
Çöp torbası
Dudak kremi
Güneş kremi
Gürültüde uyumak isterseniz kulak tıpacı
Nemlendirici (Evet normalde kullanmıyorsanız bile burada kullanmak isteyeceksiniz)
Bolca ıslak mendil (bazen duş alamadığınızda ‘wet wipe shower’ dediğimiz bütün vücudunuzdaki tozu ıslak mendillerle silerek ‘duş alma’ sizi ve cildinizi epey rahatlatacak)
El feneri ve piller
Çakı
Güneşten korunmak için
Kum fırtınası çıkması durumuna karşı ağzınızı burnunuzu kapatacak bir maske
Yine kum fırtınasında gözlerinizi korumak için snowboard kayak goggle’ı gibi yanları kapalı gözlükler
Gündüz başınıza güneş geçmemesi için şapka veya başınıza örtecek bir aksesuar
Sağlam ve rahat ayakkabılar
Serinlemek için yelpaze, minik el vantilatörü, su püskürtmeye yarayan küçük el aletleri
Göz damlası
Burun spreyi (burnunuzun içi leş gibi toz olacak)
Tozlanmasını istemediğiniz her şeyi içine koymak için boy boy kilitli plastik poşetler
Size güç ve kuvvet verecek bağışıklığınızı iyi seviyede tutacak vitaminleriniz
Ne olur ne olmaz syehatlerde yanınıza aldığınız ilaçlarınız
Diş macunu, diş fırçası, havlu, kuru şampuan
Tuvalet kağıdı
Tozu temizlemek için sirke
Bant, marker kalem, ip gibi gerekli olabilecek malzemeler
Konaklama ve yemek yapma durumunuza göre kamp malzemeleri
Yanınıza atıştırmalıklar alabilmek için plastik kaplar
Konserve açacağı
Sakız

Yeme içme listesi

Ben şahsen playa’da yemek yapmayı çok tercih etmiyorum
Yanıma avokado limon tuz yeşil salata alıyorum
Bolca ton balığı alıyorum (konserve açacağınız olsun)
Cips ve sos alıyorum (sıcakta bozulmuyor)
Bolca energy ve granola bar yanımda da gezdırmek için
Cikolata (sekersız beslenmeme ragmen playada hayat kurtarabiliyor)
Muzlar çabuk gidiyor ama olgunlaşmamışlarından alırsanız hayat kurtarır
Elma
Kuru meyve
Fındık fıstık
Yani kısacası kolay bozulmayacak yanınızda rahatça taşınabilecek ve enerji verecek yiyecekler

Kampınızda yemek varsa ne ala
Kampınızda mutfak varsa ne ala (yanınızda yemek yapmak için malzemeler goturup kampın buzdolabına veya buzluğuna koyabilirsiniz)

Konaklama için liste

Konaklama için kamp mı RV mi yurt mu çadır mı ne olduğuna göre malzemeler çok değişebilir
Burada anahtar kelimeler

Aşırı soğuk
Aşırı sıcak
Toz
Gölge

Gerisi size kalmış

Para?

Bu arada Burning Man’de para geçmiyor bildiğiniz üzere. Tek satın alabileceğiniz şey buz (epey sıra oluyor) ve Central Camp’ta kahve. Ama kahveyi kendiniz de yapabilirsiniz ya da çoğu kamp kahve veriyor sizin kampınız olmasa bile yanınızda bardağınız varsa gidip kahve alabilirsiniz veren kamplardan

Pek çok kamp partiler düzenleyip yemekler de veriyor o yüzden tabağınız çatalınız hep yanınızda olsun

Burning man biraz da nerde ne bulursan ye mantığında geçebiliyor

Biri alan içinde VIP alan var mı diye sormuş

Bu soruya saçmalama diye cevap vermek çok isterdim. Ve aslında bir festival alanı olmadığı için VIP alan falan da tabii ki yok ama bazı kamplar biraz VIP alan hissi yaratıyor ne yalan söyleyeyim. Prensipte bütün kamplara girebilir o kamplarda insanlarla tanışabilir size ikram edilenleri yiyip içebilirsiniz. Ama geçtiğimiz senelerde bazı kamplar bu şekilde olmadığı ruha tamamen aykırı şekilde zenginlere özel vip exclusive yerler olduğu için Burning Man organizasyonundan uyarı aldılar ve playa’ya tekrar davet edilmediler.

Yani VIP yok ama bazı garip kamplar var. Bu kamplar ücretleri çok yüksek, sizin yapmanız gereken işi kamp ücretiyle biletlerini alıp maaşlarını ödediğiniz insanların yaptığı ‘plug and play’ denen kamplar… BM ruhuna aykırı olduğu için ve Burning Man’in 10 ilkesinden biri olan Participation yani Katılım ilkesine de aykırı olduğu için artık BM organizasyonu biraz savaş açtı bu kamplara diyebilirim.

BM siz kim olursanız olun ne kadar zengin olursanız olun bu şehrin yapımında ve sürdürülebilmesinde aktif rol almanızı hem çalışmanızı hem eğlenmenizi bekler.

Burning Man’de nasıl çalıyorsun?

Burning Man line up’ı olan bir müzik festivali değil. Sound Kamplar var playa’ya hediye ettiği şey müzik olan. Bazıları sabit kamplar bazılarının art car’ları var ve bu Sound Camp’lar DJ’leri ve müzisyenleri kendi kamplarında sahne almak üzere davet ediyorlar. Sanatçılar yine kendi Burning Man biletlerini satın alıyorlar. Konaklamalarını ayarlıyorlar. Hatta kendi kamplarında gönüllü shiftlere de yazılıyorlar müzik çalmak dışında. Yani Burning Man’e booklanmak gibi bir durum söz konusu değil. Biraz çevre ile oluyor. Burning Man’e gideceğinizi duyurduğunuzda network’ünüzdeki kamplar gel bizde çal gibi gibi size davette bulunuyor. Herhangi bir ödeme almadan çalıyorsunuz.

Bu sene de bazı kamp ve art car’larda çalacağım. Çok tartışılmasına rağmen ben set yeri ve saatlerimi açıklayacağım. Burnign Man kültürüne aykırı bir şekilde kendi promosyonumu yapmak için değil ama gerçekten gelip dinlemek isteyenler görmek isteyenler için telefonun vs olmadığı aşırı kalabalık ve büyük bir alanda kolaylık olması açısından. Instagram’da elifmusique hesabımı takip ederseniz son hafta çalacağım yerleri açıklıyor olurum. Aşağıda geçen senelerde çaldığım setlerden bazılarının kayıtlarını da paylaşıyorum

 

Kostüm

Şimdi Burning Man’de kostüm giymeniz gerek diye bir şey yok. Burning Man’in şu bahsedip durduğum 10 Prensibinden biri ‘Radical Self Expression‘ yani radikal olarak kendini ifade etme (normal toplumlarda çok da yapamadığımız şeyler) ve pek çok insan bu ifadeyi giydiği kostümlerle yapmayı tercih ediyor. Bana kalırsa biraz kendini ifade’den çıkıp festival modasına dönmüş bir hali de var. Kostümünüzü kendiniz tasarlayıp yapmanız mümkün ama tabii son senelerde çıkmış markalar var mesela sırf Burning Man’e özel kıyafetler üreten. Burning Man’de böyle giyinilir diye bir şey yok ama kendi modası oluşmuş durumda. Yüksek botlar, kürkler, parıltılı giysiler. Aslında orada özgürsünüz ve ne isterseniz giyebilirsiniz. Ben Burning Man’i sokakta giyemeyeceğim ama içinde kendimi mutlu hissettiğim abartılı giysilerimi giymek için bir alan olarak görüyorum.

Bu arada Salı günleri TUTU TUESDAY’dir ve kadın erkek pek çok insan Tütü giyer. BM’e giderken bir tütünüz olsun bence mutlaka

Çalmak ve Kostüm deyince aslında Burning Man’in çok önemli bir prensipine daha değinmek lazım.

Decommodification

Doğrudan Türkçe karşılığı olmayan bir kavram. Sesli sözlük ‘meta olmaktan çıkarma’ diye çevirmiş. Benim ilk okuduktan ve neden BM’in 10 prensibinden biri olduğunu öğrendikten sonra senelerdir yaptığım ‘bloggerlık influencerlık’ müessesesine çok farklı bir gözle bakmama da sebep olmuş bir kavram.

Burning Man’de sponsor olmaz. Burning Man’de aldığınız bir hizmetin reklamını yapmanız etik değildir. Siz bir DJ olarak Burning Man’i kariyerinizi promote etmek için kullanmamalısınız. Siz bir kostüm tasarımcısı olarak Burning Man’i moda çekimlerinizin arka planı olarak da kullanmamalısınız. Siz bir moda blogger’ı olarak ücretsiz giysiler alarak bunları Burning Man’i ve markayı tagleyerek paylaşmamalısınız gibi gibi gibi bir ilke.

Ama korumanın en zor olduğu ilkelerden biri haline geldi. Benim bile zamanında arkadaş ricası üzerine BM’de giydiğim şeyi taglediğim oldu. Ve daha sonra bunu neden yapmamam gerektiğini anladım. Şimdi de sana şunu versek BM’de giyer misin diyenlere bunu neden yapmamam gerektiğini anlatıyorum. Eğer ilginizi çekiyorsa bu ilkeyi araştırın derim. Mesela Lifestyle kavramı ilk nasıl çıkmış Amerika’da ve toplumda ne gibi bir takım şeylere yol açıyor. Bu da üstüne tez yazılabilecek bir konu.

Eğilmediğim prensipler neler kaldı onları da kısaca açıklamaya çalışayım…

Radical Inclusion (Radikal dahil olma) Burning Man’e her isteyenin katılabileceği ve ‘welcome’ edileceği ile ilgili. Tabii ki katılımcıların ortak çabalarıyla kurulan bu şehre dahil olmak için maddi bir götürü var ama BM bildiğim kadarıyla ‘low income’ yani düşük gelir biletleri de sunuyor.

Civic Responsibility var özellikle etkinlik organize edenlerin (örneğin sound camplar) tüm katılımcıların iyiliğinden ve sağlığından sorumlu olması ve federal kanunlara uyma zorunluluğu gibi açıklanabilir.

Yazıda değinmediğim son ilke de  Immediacy. Nasıl açıklayabilirim bilmiyorum. Samimiyet, açıklık, günümüz toplumlarının bizi birbirimize yabancı olarak göstermesinin aksine burada bu bariyerleri kaldırıp daha insani gerçek beklentisiz ilişkiler kurmak olarak yorumlanabilir.

Yani 10 ilkeyi tekrar saymak gerekirse

Radical Inclusion
Gifting
Decommodification
Radical Self-reliance
Radical Self-expression
Communal Effort
Civic Responsibility
Leaving No Trace
Participation
Immediacy

Umarım bu yazımda hepsine yeterince değinerek açıklayabilmişimdir. Sorularınız varsa instagram’dan sorun mail atın çekinmeyin.

Bunlara da göz atın

Geçtiğimiz senelerde Burning Man ile ilgili cevapladığım bir röportaj 
Nilay Örnek çok güzel sorular sormuştu onların cevaplarını bu linkte bulabilirsiniz
Ancak bu BM’e ilk gittikten sonra cevapladığım bir röportajdı

Burning Man hakkında yine ilk sene gittikten sonra Yoga Journal’a yazdığım yazı

 

Mix: Bespoke Musik Radio

Mix: Bespoke Musik Radio

İlk kez bu kadar detaylı bir BM yazısı yazıyorum. Daha önce video çekmiştim Burning Man ile ilgili ilk senemden sonra. Oradaki bazı komik anılarımı anlatmıştım ama Burning Man nedir tam...

51533572_148368199430405_7016323669269938176_n

YORUMLAR

Şu an hiç yorum yok.

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir